Haber Detayı
Yöneticiden muhasebeye muhasebeden şirket avukatına... Herkes için hesap vakti
Yusuf İleri yazdı...
Sonsuza uzanan zamanı, hukuk düzeni sürelere ayırmıştır: günler, aylar ve yıllar.
Bu süreler, hesap görmek, karşılaştırma yapmak ve mali sonuçlar üretmek için vardır.
Bu nedenle yıl sonları, özellikle işletmeler açısından sıradan bir tarih değişimi değil, bir hesaplaşma noktasıdır.İşletmeler yıl sonunda yalnızca defterlerini kapatmaz.
Ortaklarına karşı finansal durumlarını, devlete karşı ise vergisel yükümlülüklerini ortaya koyarlar.
Bu noktada hazırlanan mali tablolar; kârın, zararın, varlıkların ve borçların fotoğrafını verir.Geleneksel olarak bu işlemler mali müşavirlerin alanı olarak görülür.
Oysa günümüzde bu yaklaşım yetersizdir.
Şirket yöneticileri, ortaklar, şirket avukatları, finans yöneticileri, bankalar ve analistler de artık bu süreçleri bilmek ve en azından birer mali tablo okuyucusu olmak zorundadır.
Çünkü yıl sonu işlemleri yalnızca muhasebe tekniği değil; karar alma süreçlerinin temelidir.STOK VE EMTİA İŞLEMLERİMevcut emtia fiilen sayılmalı, kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.
Noksanlık veya fazlalık varsa nedeni araştırılmalı ve gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.
Satılan malın maliyeti; alış bedeliyle sınırlı olmayıp, finansman giderleri (faiz, kur farkı), depolama ve sigorta giderleriyle birlikte tespit edilmelidir.
Değer düşüklüğüne uğramış stoklar için takdir komisyonuna başvuru yapılmalıdır.PEŞİN GİDERLER, AKTİFLEŞTİRİLMİŞ HARCAMALARPeşin ödenmiş giderlerden cari döneme isabet eden tutarlar hasılata aktarılmalıdır.
Kuruluş ve örgütlenme giderleri, özel maliyetler gibi aktifleştirilmiş kalemler için yıllık itfa payları hesaplanarak gider yazılmalıdır.ALACAK VE BORÇLARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİMüşterilerle cari hesap mutabakatları yapılmalıdır.
Alacak ve borç senetleri reeskonta tabi tutulacaksa, her ikisi birlikte reeskonta alınmalıdır.KASA, BANKA VE DÖVİZ İŞLEMLERİKasa sayımı yapılarak fiili durum ile kayıtlar karşılaştırılmalıdır.
Döviz kasası ve bankalardaki döviz hesapları, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen kurlar üzerinden değerlenmelidir.ŞÜPHELİ VE DEĞERSİZ ALACAKLARDava ve icra safhasındaki alacaklar için karşılık ayrılmalıdır (teminata bağlı olanlar hariç).
Protestoya rağmen ödenmeyen ve belirli tutarın altında kalan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılmalıdır.
Tahsil imkânı kalmayan alacaklar, kanaat verici belgeye dayanarak kayıtlardan silinmelidir.ORTAKLAR CARİ HESABI VE ADATOrtaklar cari hesabı bakiyeleri adat hesaplaması yönünden değerlendirilmelidir.Faiz hesaplanması gerekiyorsa, kullanılan kredi varsa kredi faiz oranı; yoksa reeskont oranı esas alınmalı, fatura ve KDV unutulmamalıdır.İKTİSADİ KIYMETLERDE AMORTİSMAN UYGULAMALARIİktisadi kıymetlere ilişkin amortisman hesaplamalarında, iktisap tarihine göre farklı usul ve esaslar dikkate alınmalıdır.
Bu bağlamda, 01 Ocak 2004 tarihinden önce aktifleştirilen iktisadi kıymetler için cari yıla ait amortismanlar, eski usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanmalıdır.01 Ocak 2004 tarihinden sonra aktifleştirilen iktisadi kıymetler için ise amortisman hesaplamalarında, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilan edilen oranlar esas alınmalıdır.Binek otomobillere ilişkin amortisman uygulamalarında ise 2025 yılı için belirlenen sınırlamalara özellikle dikkat edilmelidir:ÖTV ve KDV hariç bedelle iktisap edilen binek otomobillerde 1 milyon 100 bin TL amortisman matrahı üst sınırı dikkate alınmalıdır.ÖTV ve KDV’nin maliyete dahil edildiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği durumlarda ise 2 milyon 100 bin TL sınırı uygulanmalıdır. 2025 yılında iktisap edilen binek otomobiller için kıst amortisman uygulanması zorunludur.Belirtilen tutarları aşan kısımlar üzerinden hesaplanan amortismanların kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdırFİNANSMAN GİDER KISITLAMASIKısa ve uzun vadeli borçlar içinde yer alıp fiilen faiz, kur farkı vb. ödenmeyen kalemlerin de yabancı kaynak sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmelidir.
Özkaynak–yabancı kaynak mukayesesi bu çerçevede yapılmalıdır.TRANSFER FİYATLANDIRMASI (ARTIK HERKESİN KONUSU)5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2006 yılında yürürlüğe giren hükümleriyle birlikte, Türkiye’de yerleşik neredeyse tüm şirketler transfer fiyatlandırması kapsamına girmiştir.
Günümüzde bu konu, vergi incelemelerinde ele alınmaktadır.
Grup içi hizmetler, alım ve satımların, gerçekliği ile bedelleri emsallere uygunluğu açısından sorgulanmaktadır.Grup içi borç ilişkilerinde uygulanan faiz oranları, emsallere uygunluk açısından denetime tabi tutulmakta; şirket bünyesinde karşılaştırılabilir bir iç emsal bulunmaması hâlinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen ticari krediler için ağırlıklı ortalama faiz oranlarının (halen yüzde 51,99) esas alınması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.Buna karşılık, grup şirketleri arasında faizsiz borç verilmesi veya faizsiz borç kullanılması, transfer fiyatlandırması kapsamında örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu edilebilmektedir.
Benzer şekilde, grup şirketleri lehine sağlanan teminat ve kefaletler bakımından, bu işlemler karşılığında emsallere uygun bir bedel alınıp alınmadığı hususu da inceleme konusu yapılmaktadır.Ayrıca grup içi mal ve hizmet işlemlerinde, yalnızca işlem bazlı fiyatlar değil; dönem sonu itibarıyla oluşan kârlılığın da transfer fiyatlandırması bakış açısıyla bütüncül olarak analiz edilmesi gerekmektedir.Odatv.com