Haber Detayı

Cinsiyet değiştirmek günah mı? Diyanet'e göre cinsiyet değiştirmek caiz mi?
Gündem haberturk.com
26/01/2026 09:39 (6 saat önce)

Cinsiyet değiştirmek günah mı? Diyanet'e göre cinsiyet değiştirmek caiz mi?

Bireysel özgürlüklerin ve kimlik arayışlarının sınırlarının yeniden çizildiği modern dünyada, tıp etiğini, toplumsal kabulleri ve dini değerleri en çok zorlayan konulardan biri cinsiyet değişikliğidir. Doğuştan gelen biyolojik cinsiyetin cerrahi ve hormonal müdahalelerle değiştirilmesi talebi, İslam inancında sadece bedensel bir operasyon olarak değil, Allah’ın takdir ettiği yaratılış planına (fıtrat) doğrudan ve köklü bir müdahale olarak değerlendirilir. Bu nedenle, cinsiyet değiştirmek günah mı sorusu, fıkhi açıdan çok net ve kesin çizgilerle yanıtlanmış, ancak tıbbi zorunluluk halleri (çift cinsiyetlilik) için istisnai bir kapı bırakılmış...

İslam inancına göre insan, kendi bedeninin mutlak sahibi değil, emanetçisidir.

Cinsiyet, kişinin seçimine bırakılmış bir tercih değil, Allah ın takdiriyle belirlenen ve imtihan dünyasındaki rolünü şekillendiren bir kaderdir.

Kuran-ı Kerim de Nisa Suresi nde şeytanın insanları saptırmak için Onlara emredeceğim de Allah ın yarattığını değiştirecekler dediği aktarılır.

İslam alimleri, cinsiyet değiştirme operasyonlarını (keyfi nedenlerle yapıldığında) işte bu Allah ın yarattığını değiştirme (tağyir-i halk) yasağı kapsamında ele alırlar.

Fıtrata yapılan bu müdahale, sadece bedeni değil, nesli, aile yapısını ve toplumsal düzeni de ifsad ettiği (bozduğu) gerekçesiyle İslam hukukunda en ağır haramlardan biri olarak kabul edilir.

CİNSİYET DEĞİŞTİRMEK CAİZ Mİ?

İŞTE YASAK SINIRLARI Halk arasında ve medyada sıkça tartışılan cinsiyet değiştirmek caiz mi sorusunun cevabı, kişinin biyolojik durumu ve talebinin gerekçesine göre iki ayrı düzlemde ele alınır.

İlk ve en yaygın senaryo; biyolojik olarak tamamen sağlıklı, üreme organları ve hormon yapısı net bir erkeğin veya kadının, sadece psikolojik olarak kendini karşı cinse ait hissettiği (cinsiyet disforisi) gerekçesiyle ameliyat olmak istemesidir.

İslam fıkhına göre, ruhsal tatminsizlik veya psikolojik yönelimler, bedensel bir gerçeği (fıtratı) değiştirmek için meşru bir sebep sayılamaz.

Bu nedenle, biyolojik bir zorunluluk yokken yapılan keyfi cinsiyet değiştirme operasyonları kesinlikle haramdır, büyük günahtır ve lanetlenmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lanet etmiştir.

Cinsiyet değiştirmek ise bu benzeme çabasının en uç noktasıdır.

İslam inancında beden ruha uydurulmaz, ruhun bedene ve yaratılışa uyum sağlaması için manevi ve psikolojik tedavi yolları aranır.

Dinimiz, kişinin hislerini değil, Allah ın yarattığı somut biyolojik gerçekliği esas alır.

Dolayısıyla, bir erkeğin ameliyatla kadına dönüşmesi veya bir kadının erkeğe dönüşmesi, ilahi iradeye isyan ve fıtrata savaş açmak olarak nitelendirilir.

Bu ameliyatı yapan doktorun, buna aracılık edenlerin ve yaptıran kişinin büyük bir vebal altında olduğu belirtilir.

HÜNSA (ÇİFT CİNSİYETLİ) DURUMU VE TIBBİ ZORUNLULUK Konunun fıkhi açıdan istisna tutulan ve caiz görülen tek boyutu, tıbbi literatürde hermafrodit veya interseks , İslam hukukunda ise Hünsa olarak adlandırılan çift cinsiyetlilik durumudur.

Bazı bireyler, doğuştan hem erkek hem de kadın üreme organlarına sahip olabilir veya hormonal ve anatomik yapısı belirsiz olabilir.

Bu, kişinin elinde olmayan biyolojik bir anomalidir (hastalıktır).

İşte Diyanet İşleri Başkanlığı nın fetvalarına göre; böyle bir durumda yapılan müdahale cinsiyet değiştirmek değil, cinsiyet belirlemek veya hakim olan cinsiyeti ortaya çıkarmak tır.

Eğer uzman doktorlar, tıbbi tetkikler sonucunda bu kişinin hormonal ve fiziksel olarak hangi cinsiyete daha yakın olduğunu (baskın olan tarafı) tespit ederlerse, cerrahi müdahale ile diğer organın alınması ve kişinin baskın olan cinsiyete kavuşturulması caizdir, hatta tedavi olması açısından gereklidir. Çünkü burada fıtratı bozmak değil, malum olan bir rahatsızlığı tedavi ederek kişinin toplum içindeki statüsünü ve dini yükümlülüklerini (namaz, evlilik, miras vb.) netleştirmek amacı vardır.

Bu işlem, keyfi bir değişim değil, var olanı ıslah etme çabasıdır ve İslamiyet buna izin verir.

TOPLUMSAL VE MANEVİ SONUÇLAR Cinsiyet değiştirme konusunun dini boyutu sadece ameliyat anıyla sınırlı değildir.

İslam hukukuna göre, keyfi olarak (hünsa durumu hariç) cinsiyet değiştiren birinin sonradan edindiği cinsiyet statüsü dinen geçersizdir.

Yani ameliyatla kadın olan bir erkek, dinen hala erkek hükmündedir; ameliyatla erkek olan bir kadın da dinen kadın sayılır.

Bu durum, miras paylaşımından cenaze işlemlerine, evlilik akdinden mahremiyet kurallarına kadar pek çok konuda fıkhi sorunlar doğurur. Örneğin, sonradan kadın olan bir erkekle, doğuştan erkek olan birinin evlenmesi dinen geçersizdir ve bu ilişki zina hükmünde sayılır.

Diyanet, bu tür operasyonların yaygınlaşmasının, aile kurumunu çökerteceği ve neslin devamını tehlikeye atacağı uyarısında bulunur.

Müminlerin görevi, geçici dünya heveslerine veya psikolojik dalgalanmalara kapılarak geri dönüşü olmayan yollara girmek değil, Allah ın kendilerine emanet ettiği bedeni ve cinsiyeti korumak, bu kimlik üzerinden kulluk vazifelerini yerine getirmektir.

Cinsiyet, insanın imtihanının bir parçasıdır ve bu imtihanı sabırla, teslimiyetle ve fıtrata sadakatle vermek, ahiret saadeti için elzemdir.

Sonuç olarak; tıbbi zorunluluk (hünsa) dışında cinsiyet değiştirmek İslam da kesinlikle yasaktır ve büyük günahtır.

İlgili Sitenin Haberleri