Haber Detayı
Eğitim mi, bağımlılık mı? Google'ı sarsacak "kancaya takma" davası başlıyor
Sızan şirket içi belgeler, Google’ın okulları sadece bir eğitim alanı değil, uzun vadeli bir kullanıcı ekosistemi olarak gördüğünü iddia ediyor. Bu yaklaşım, çocuk güvenliği davasının merkezine yerleşmiş durumda.
Teknoloji devlerinin eğitim dünyasına olan ilgisi her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor.
Google’ın çocukları kendi ekosistemine dahil etmek için okulları birer yatırım alanı olarak gördüğünü ortaya koyan şirket içi belgeler, büyük bir hukuk mücadelesinin fitilini ateşledi.Çocuk güvenliği davası kapsamında sızan bu belgeler, şirketin henüz küçük yaşlardaki öğrencileri kendi markasına alıştırmayı ve bu sayede "ömür boyu sürecek bir sadakat" oluşturmayı hedeflediğini gösteriyor.
Okul sıralarında Chromebook kullanan veya derslerini YouTube üzerinden takip eden çocukların, ileride de bu alışkanlıklarını sürdüreceği fikri, Google'ın uzun vadeli stratejisinin merkezinde yer alıyor.Bu gizli dokümanlar, Meta, ByteDance ve Snap gibi sosyal medya devlerinin de dahil olduğu geniş çaplı bir davanın parçası olarak gün yüzüne çıktı.
Okul bölgeleri ve aileler, bu platformları çocukların ruh sağlığına zarar veren "bağımlılık yapıcı ve tehlikeli" ürünler tasarlamakla suçluyor.
Özellikle 2020 yılına ait bir sunumda, okullarda kullanılan dizüstü bilgisayar markalarının öğrencilerin gelecekteki satın alma alışkanlıkları üzerinde nasıl bir etki yarattığına dair detaylı bir çalışma dikkat çekiyor.
Hatta sunumun bazı bölümlerinde, Google'ın öğrencileri geleceğin potansiyel müşterileri olarak "kancaya takma" savaşına giriştiği açıkça ifade ediliyor.YouTube ve eğitim: Fayda mı yoksa tavşan deliği mi?Google'ın stratejisi sadece donanımla sınırlı kalmıyor; YouTube'un okullarda yaygınlaşması da bu planın önemli bir parçası haline geldi.
Şirket içi belgelerde YouTube, gelecekteki kullanıcılar ve içerik üreticileri için bir "boru hattı" olarak tanımlanıyor.
Ancak platformun eğitim alanına girişi beraberinde ciddi sorunları da getiriyor.
Belgeler, YouTube'un güvenli bir okul ortamı yaratma konusundaki çabalarının henüz tam anlamıyla sonuç vermediğini ve platformun bağımlılık yapıcı yapısının öğrencilerin vaktini çaldığını dürüstçe itiraf ediyor. "Tavşan deliğine girmek" olarak tanımlanan bu durum, öğrencilerin ders çalışmak yerine istenmeyen videolar arasında kaybolmasına veya uyku düzenlerinin bozulmasına yol açıyor.Google ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor ve belgelerin yanlış yorumlandığını savunuyor.
Şirket sözcüleri, okullara doğrudan bir pazarlama yapmadıklarını, sadece eğitimcilerin kaliteli içerik talebine yanıt verdiklerini dile getiriyor.
Platformun kontrolünün okul idarecilerinde olduğu ve 18 yaş altı öğrenciler için aile onayının şart koşulduğu da savunmanın ana noktalarından biri haline geldi.
Ancak tüm bu açıklamalar, teknoloji şirketlerinin sınıflara sızarak çocukların dijital kimliklerini şekillendirdiği yönündeki endişeleri dindirmeye yetmiyor.Sosyal medya bağımlılığına odaklanan bu davanın jüri seçimi 27 Ocak 2026 tarihinde başlayacak ve mahkemenin vereceği karar, teknoloji devlerinin okullardaki varlığını sonsuza dek değiştirebilir.