Haber Detayı

‘Yeşilin’ ekonomisi var, hükümet ağaç diktik demekle yetiniyor
Ekonomi ekonomim.com
27/01/2026 00:00 (1 saat önce)

‘Yeşilin’ ekonomisi var, hükümet ağaç diktik demekle yetiniyor

Türkiye’nin COP 31 ev sahipliğine özel hazırlık yaptıklarını ve COP-31 masası kurduklarını açıklayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, yeşil dönüşüm ekonomisinin göz ardı edildiğini söyleyerek, “İktidar ‘fidan diktik, fidan dikme günleri yaptık, çiçek günleri yaptık’ diyor. Biz CHP olarak, çevre, enerji ve ekonomiyi kapsayan bütüncül modelleme yapıyoruz” dedi

MARUF BUZCUGİL / MEHMET KAYA / ANKARA Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Türkiye’nin su politikaları yönetiminde koordinasyon olmadığını ve her kurumun ve bakanlığın ayrı çalıştığını belirterek, “Türkiye’de maalesef suyun patronu yok.

Su sahipsiz.

Biz CHP olarak bütüncül olarak suyu nasıl yöneteceğiz, bunun çalışmasını yapıyoruz” dedi.

EKONOMİ’nin sorularını yanıtlayan Evrim Rızvanoğlu, özellikle DSİ ve CHP’li belediyeler arasındaki tartışmanın da rahatsız edici olduğunu belirterek, İstanbul’da su kayıp-kaçağının yüzde 18.4’e geriletilerek büyük bir başarı sağlandığını kaydetti.

Türkiye’nin COP 31 ev sahipliğine özel hazırlık yaptıklarını, COP-31 masası kurduklarını açıklayan Rızvanoğlu, çevre ve su politikalarına yönelik özel bir hazırlık içinde olduklarını açıkladı.

Yeşil dönüşüm ekonomisinin göz ardı edildiğini söyleyen Rızvanoğlu, “İktidar, partiler, ‘fidan diktik, fidan dikme günleri yaptık, çiçek günleri yaptık’; çevrenin bu güzel tarafı siyasetçiler için reklam değeri yüksek.

Biz CHP olarak, çevre, enerji ve ekonomiyi kapsayan bütüncül modelleme yapıyoruz” dedi.

Evrim Rızvanoğlu, CHP’nin COP-31 kapsamında, yeşil dönüşüm ve çevre konularını geniş bir perspektifle ele alacağını ve bu alandaki yaklaşımlarını sergileyeceğini, CHP’li belediyelerin de öne çıkacağını vurguladı.

İktidar tarafından yeşil ekonominin ve çevre konularının da “reklam” yönü ağır basan fidan dikme vb. konulara sıkıştırıldığını belirten Evrim Rızvanoğlu, ABD’de Trump yönetiminin çevre duyarlılığını reddettiği, Avrupa’nın da yalpaladığı bir ortamda, iktidarın da gerçek çevre ve yeşil dönüşümü düşünmekten uzaklaştığını kaydetti.

Rızvanoğlu, “Halbuki bunun ekonomik boyutu önemli.

Yani bu işi bir ekonomik kalkınma modeline çevirdiğinde, gerçekten doğru olduğunu anlayacaksın.

Dünyada bir sürü yeni teknoloji var ve ülkeler çok iyi şeyler de yapıyor.

Kirletmemek bir tarafıysa kirletmeyi temizlemekte de -ne kadar hızlı o kadar iyi- yeni modellere geçmek lazım.

COP31’de biz CHP’nin dünyaya entegre düşünce yapısı nedir, anlatmak istiyoruz” diye konuştu.

KOBİ’ler Avrupa Yeşil Mutabakatına tam aşina değil Bütüncül bir yaklaşım içinde, enerji, tarım, yeşil ekonomi, su yönetimi gibi geniş bir çerçeveyi ele alacaklarını ve buna uygun bir çalışma içinde oldukların kaydeden Evrim Rızvanoğlu, Türkiye açısından yakın zamanın etki edecek unsurlarından biri olan Avrupa Yeşil Mutabakatı (ve sınırda karbon vergisi benzeri uygulamaları) KOBİ’lerin tam olarak içselleştiremediğini söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, “Avrupa Yeşil Mutabakatının unsurları uygulanmaya başlandı.

Konuştuğumuz büyük sanayiciler konuya hâkimler ama KOBİ’ler hala tam hâkim değil.

Karbon piyasası oluştu.

Belki de küçük üreticiyi koruyamayacak duruma gelinecek.

Hükümet tam emin değilim, belli şeyler yapıyor ama bütüncül bakamıyorlar” dedi.

Rızvanoğlu, Türkiye’nin atık yönetiminde de yeniden yapılanmaya geçmesi gerektiğini özellikle kaynağında ayrıştırmanın bu sorunun çözümünde ana rollerden biri olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin su yönetiminde de bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu kaydeden Rızvanoğlu, DSİ’nin suyu yönetiyor göründüğünü belirten Rızvanoğlu, “Maalesef suun patronu yok Türkiye’de” diye konuştu.

Bunun çok geniş etkileri olduğunu, son yaşanan belediyeler ile DSİ arasındaki tartışmaların su yönetimi eksikliğini gösterdiğini kaydeden Rızvanoğlu, bu alanda da güçlü bir çalışma içinde olacaklarını, ekonomiyi dışlamayan bir perspektifle konuya yaklaştıklarını anlattı.

Evrim Rızvanoğlu, bireylerden sanayicilere kadar, peyzajdan bireysel su kullanımına, sanayicinin ihtiyacının karşılanmasından yağmur suyu hasadına kadar her alandaki teknolojinin kullanılacağı, topyekün bir hikaye oluşturularak başarı sağlanabileceğini kaydetti.

CHP madenciliği dışlamıyor, ÇED raporları çok önemli Evrim Rızvanoğlu, CHP’nin madenciliği dışlayan bir yaklaşım içinde olmadığının altını çizerken, bu türden yatırımların çevre, ekonomi ve sosyolojik olarak etkilerinin göz ardı edilmesinden kaynaklı sorunlar yaşandığını vurguladı.

Çevre Etki Değerlendirme raporları ve halkın yaşamında değişecek unsurların tam iyi değerlendirilmeden, hatta bazı alanlarda elde edilen faydanın kaybedilene değmeyeceği yatırımlar gözlendiğini kaydeden Rızvanoğlu, kaza yaşanan İliç’de madencilik faaliyeti öncesi var olan tarım ve hayvancılığın, madencilik başlamasıyla tamamen ortadan kalktığını, şimdi geri dönülmek istense bile halkın tarım ve hayvancılık yapamaz hale getirildiğini, elde edilen faydanın da tartışmalı olduğunu vurguladı.

Rızvanoğlu, “Enerji, madencilik yapılsın ama doğru yerde yapılsın.

Türkiye’nin kaynakları kullanılsın ama doğru şekilde kullanılsın.

İyi teknolojilerle, insanların sağlığına zarar vermeyen doğru çalışma şartlarında kullanılsın” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri