Haber Detayı

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Yaşar: Büyümenin kalitesini artırmaya odaklanacağız
Sigortacılık dunya.com
27/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Yaşar: Büyümenin kalitesini artırmaya odaklanacağız

Sigortadaki ana gündemin büyümenin sadece prim artışı üzerinden değil, risk transferi kapasitesi, teknik disiplin ve finansal dayanıklılık üzerinden güçlenmek olarak yön değiştirdiğini söyleyen Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, “Odak noktamız, büyümenin kalitesini artırmak” dedi.

Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comTürkiye Sigorta Birliği Baş­kan Yardımcısı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sek­törüne ilişkin değerlendirmelerini DÜNYA Gazetesi ile paylaştı.

Ya­şar, volatiliteyi azaltan ve serma­ye verimliliğini artıran bir finansal yönetim yaklaşımını önceliklen­dirdiklerini belirtirken, büyüme­nin kalitesini artırmaya odaklana­cakları mesajını verdi. “Reasürans tarafında ise kapasite mevcut an­cak daha seçici” diyen Yaşar, piya­sanın artık ‘ucuzluk’ değil, ‘denge’ konuştuğunu kaydetti.2026’da sigorta sektörünün ana gündemi ne olacak? 2026’da sigorta sektörünün ana gündemi, büyümeyi yalnızca prim artışı üzerinden değil; risk trans­feri kapasitesi, teknik disiplin ve finansal dayanıklılık üzerinden güçlendirmek olacak.

Bu dönem­de fark yaratacak olan şirketler; sermaye gücünü, reasürans yöne­timini ve dijitalleşmeyi entegre bir teknik mimari içinde kurgulaya­bilen, veriyi sadece hız için değil doğru risk ve doğru fiyatlama için kullanan yapılar olacak.Büyümede hangi alanları öncelikliklendireceksiniz? 2025–2026 döneminde büyüme stratejimizi “hızlı büyüme” değil, kaliteli ve sürdürülebilir büyüme anlayışı üzerine kuruyoruz.

Teknik disiplin ve uzun vadeli kârlılık te­mel referanslarımız.

Bu çerçevede üç ana eksenimiz var: Birincisi, ön­leyici sigortacılık ve afet güvenliği.

Bina tamamlama sigortası başta ol­mak üzere, risk yönetimini poliçe öncesinden başlatan ve proje yaşam döngüsünü izleyen çözümleri stra­tejik büyüme kaldıraçları olarak gö­rüyoruz.

Aynı hatta acente yapısını, proje sigortaları ve finansal sigor­talarda daha uzmanlaşmış bir da­nışmanlık modeline dönüştürmeyi hedefliyoruz.

İkinci eksen, finansal güvence ve veriyle yönetilen bran­şlar.

Finansal sigortalar odağımızı korurken; risk seçimi, fiyatlama di­siplini ve hasar yönetimiyle teknik dengeyi güçlendiren bir portföy op­timizasyonu uyguluyoruz.

Sigorta, finansman ve e-para hizmetlerini tek ekosistemde buluşturan Quick Finansall yapılanmasını bu strate­jinin omurgası olarak konumlan­dırıyoruz.

Üçüncü eksen ise reka­betin yüksek olduğu branşlarda kontrollü büyüme.

Agresif hacim yerine; segment bazlı risk seçimi, güçlü reasürans kurgusu, hızlı ha­sar yönetimi ve dijital otomasyonla desteklenen verimlilik üzerinden ilerlemeyi tercih ediyoruz.Sürdürülebilir kârlılık için hangi adımlar öne çıkacak?

Odak noktamız, büyümenin ka­litesini artırmak.

Risk seçimi, port­föy karması yönetimi ve teknik so­nuç üreten segmentlere ağırlık ve­riyoruz.

Hasar tarafında; uçtan uca kontrol, sahte hasarla mücadele, te­darik ve onarım ağlarının optimi­zasyonu ile analitik karar destek sis­temleri kârlılığı doğrudan güçlendi­recek.

Reasürans mimarisini ve risk mühendisliğini ürün tasarımının daha erken aşamalarına taşıyarak özellikle afet ve iklim risklerinde volatiliteyi azaltmayı hedefliyoruz.Hasar–prim dengesi ve teknik kârlılıkta öngörünüz nedir? 2025’te belirleyici konu, artan ha­sar şiddetini fiyatlama ve hasar yö­netimine zamanında yansıtabilmek olacak.

Teknik kârlılık, artık yalnız­ca fiyat seviyesine değil; risk seçimi ve operasyonel disipline daha fazla bağlı.

Bu yıl daha oturmuş bir tek­nik denge bekliyoruz.

Ancak bu den­ge; portföyün doğru segmentlerde büyütülmesine, maliyet kontrolü­ne ve doğru tasarlanmış reasürans programlarına bağlı olacak.

Özellik­le oto branşlarında maliyet baskısı devam edeceği için büyümeyi tek­nik sonuçla birlikte yönetmek temel öncelik olmaya devam edecek.Reasürans piyasasına ilişkin beklentileriniz neler?

Reasürans tarafında fiyat kadar şartlar ve disiplin belirleyici ola­cak.

Kapasite mevcut ancak daha seçici.

Baden-Baden görüşmele­rinin ardından piyasa artık “ucuz­luk” değil, denge konuşuyor.

Re­asürörlerin mesajı net: “Kapasi­te var ama yalnızca riskin hakkını veren fiyatlarla.” Veri kalitesi yük­sek, riskini şeffaf yöneten ve tek­nik istikrar sağlayan şirketler daha avantajlı şartlara erişecek.Dağıtım kanallarında dengeyi nasıl kuruyorsunuz?Bizim yaklaşımımız “acente mi, dijital mi?” ikilemi üzerine değil.

Dijital, acentenin alternatifi değil; gücünü artıran bir araç.

Bugün üretimimizin %86’sını acente ve brokerlerimizle gerçekleştiriyoruz.

Sektör genelinde de prim üretiminin yaklaşık %70’i aracılar üzerinden yapılıyor.

Bu tablo, Türkiye’de sigortacılığın hâlâ güçlü bir danışmanlık modeli üzerine kurulu olduğunu net biçimde gösteriyor.2025–2026 hedefimiz; acenteyi dijital araçlarla güçlendiren, alternatif kanallarla çatışmayan, birbirini besleyen dengeli bir dağıtım ekosistemi oluşturmak.Regülasyonların sektör üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?Düzenlemeleri, sektörün sürdürülebilir büyümesinde en kritik kaldıraçlardan biri olarak görüyorum.

Doğru tasarlanan regülasyon; güveni artırır, yatırım iştahını yükseltir ve sermayenin daha verimli çalışmasını sağlar.

Özellikle afet güvenliği, bina tamamlama sigortası ve tamamlayıcı emeklilik sistemi gibi başlıklar; yalnızca sigorta sektörü için değil, ekonominin uzun vadeli dayanıklılığı için de kritik öneme sahip.

Burada belirleyici olan, düzenlemenin ilke düzeyinde kalmaması; uygulama, veri altyapısı ve denetimle birlikte bütüncül bir yapıya kavuşmasıdır.

İlgili Sitenin Haberleri