Haber Detayı

Sessiz kriz büyüyor
Sürdürülebilir dünya dunya.com
27/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Sessiz kriz büyüyor

Dünyanın dört bir yanındaki dağlık bölgeler, iklim krizini ovalardan daha hızlı yaşıyor. Bilim insanlarına göre yükselen sıcaklıklar kar yağışını yağmura dönüştürüyor, buzulları hızla eritiyor ve bir milyardan fazla insanın bağlı olduğu su kaynaklarını tehdit ediyor. Dağlardaki bu sessiz kriz, sel risklerinden ekosistem çöküşlerine kadar küresel sonuçlar doğuruyor.

Başak Nur GÖKÇAMbasaknur.gokcam@dunya.comDünyanın dört bir yanın­daki dağlık bölgeler, ik­lim krizinin en hızlı ve en sert hissedildiği alanlar ha­line geliyor.

Bilim insanlarının kapsamlı bir küresel inceleme­sine göre, dağlar çevrelerinde­ki ovalara kıyasla çok daha hızlı ısınıyor.

Bu durum, kar yağışla­rının yağmura dönüşmesinden buzulların hızla erimesine, su kaynaklarının azalmasından ölümcül sel risklerinin artma­sına kadar uzanan zincirleme etkiler yaratıyor.

Uzmanlar, bu değişimlerin bir milyardan faz­la insanın yaşamını ve geçim kaynaklarını doğrudan tehdit ettiğini vurguluyor.Nature Reviews Earth & En­vironment dergisinde yayım­lanan ve bugüne kadar yapıl­mış en kapsamlı dağ iklimi de­ğerlendirmelerinden biri olan çalışma, ‘yüksekliğe bağlı iklim değişikliği’ (Elevation-Depen­dent Climate Change – EDCC) olarak adlandırılan süreci mercek altına aldı.

Araştırma, iklim değişikliğinin rakım art­tıkça neden daha hızlı ve daha yoğun hissedildiğini güçlü ka­nıtlarla ortaya koydu.Dağlar daha hızlı ısınmaya başladı Portsmouth Üniversitesi’n­den Doç.

Dr.

Nick Pepin liderli­ğindeki araştırma ekibi, küre­sel iklim veri setlerini Kayalık Dağlar, Alpler, And Dağları ve Tibet Platosu gibi dünyanın en önemli dağ sistemlerinden elde edilen uzun dönemli gözlemler­le birleştirdi.

Analizler, 1980– 2020 yılları arasında dağlık böl­gelerin, çevrelerindeki alçak alanlara kıyasla yüzyılda ortala­ma 0,21°C daha hızlı ısındığı­nı gösterdi.

Yapılan incele­melerde sıcaklık artışıyla bir­likte yağış rejimlerinin de köklü biçimde değiştiği görüldü.

Kar yağışının yerini giderek daha fazla yağmurun alması da doğal ‘su deposu’ işlevi gören kar ör­tüsünün zayıflamasına yol açtı.

Bu durumun, hem ani ve yıkıcı sellere hem de uzun vadede su kıtlığı riskinin artmasına ne­den olduğu ifade edildi.Bir milyardan fazla insan için su riski Dağlardaki değişimlerin et­kisi yalnızca yüksek rakımlı topluluklarla sınırlı kalmadı.

Dünya genelinde bir milyardan fazla insan, içme suyu, tarım ve enerji üretimi için dağlar­daki kar ve buzullara bağımlı.

Özellikle Çin ve Hindistan gibi nüfusu yüksek ülkelerde, mil­yonlarca insanın su güvenliği Himalayalar’daki buzulların geleceğine bağlı.

Araştırmaya ilişkin açıklamada bulunan Dr.

Pepin, “Himalaya buzulları dü­şündüğümüzden çok daha hız­lı küçülüyor.

Kar yağışı yerini yağmura bıraktığında, su yavaş yavaş değil, bir anda akıyor.

Bu da yıkıcı sellerin ve heyelanla­rın riskini ciddi biçimde artırı­yor” uyarısında bulundu.Ekosistemler yukarı kaçıyor Artan sıcaklıklar yalnız­ca su döngüsünü değil, dağ ekosistem­lerini de te­melden değiştiriyor.

Bitki ve hayvan tür­leri, daha serin koşullar bulabil­mek için dağların daha yüksek kesimlerine doğru göç ediyor.

Ancak bilim insanlarına göre bu kaçışın da bir sınırı var. “Sıcak­lıklar arttıkça türler yukarı doğ­ru itiliyor, fakat dağın zirvesin­de artık gidilecek başka yer kal­mıyor” diyen araştırmacılar, bu durumun kitlesel tür kayıpları­na ve ekosistem çöküşlerine yol açabileceğini belirtiyor.Aşırı hava olayları daha ölümcül olacak Son yıllarda yaşanan felaket­ler, dağlık bölgelerdeki iklim de­ğişiminin ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor.

Bu yaz Pakistan’da şid­detlenen muson yağışlarının dağlık alanlarda yoğunlaşması, binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği büyük sellere neden oldu.

Uzmanlar, bu tür olayların iklim değişikliğiyle birlikte da­ha sık ve daha yıkıcı hale gelece­ği konusunun da altını çizdi.Veri açığı krizi derinleştiriyor Araştırmanın dikkat çektiği en kritik sorunlardan birinin de, dağlık bölgelerdeki gözlem ek­sikliği olduğu ifade edildi.

Zor­lu coğrafi koşullar nedeniyle bu alanlarda yeterli sayıda meteo­roloji istasyonunun bulunma­dığını hatırlatan araştırmacılar, bu durumun dağların ne kadar hızlı ısındığının ve kar-buz kay­bının boyutlarının olduğundan daha düşük hesaplanmasına yol açabileceğini söylediler.Dağların çığlığı dünyanın uyarısıUzmanlar, dağlardaki hızlı ısınmanın Arktik bölgelerdeki değişimlere benzer bir ‘erken uyarı sistemi’ olduğunu söyledi.

Buna göre dağlar, iklim krizinin etkilerini büyüterek yansıtıyor.

Bu nedenle dağlarda yaşanan her kayıp, aslında dünyanın geri kalanı için de yaklaşan risklerin habercisi niteliğinde.Gelişmeler umut verici ama yeterli değilİklim modellerinin daha yüksek mekansal çözünürlüğe sahip olması ve dağlık bölgelerde izleme altyapısının acilen güçlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığını söyleyen Sheffield Üniversitesi’nden Dr.

Emily Potter, “Teknolojik ilerleme umut verici, ancak yeterli değil.

İklim taahhütlerinin hızla hayata geçirilmesi ve dağ ekosistemlerinin korunması artık bir seçenek değil, zorunluluk” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri