Haber Detayı

Ruhsat rantı: Sıfır eczane açmak 5 milyon, devralmak 25 milyon
Güncel dogruhaber.com.tr
27/01/2026 07:47 (1 saat önce)

Ruhsat rantı: Sıfır eczane açmak 5 milyon, devralmak 25 milyon

Büyükşehirlerde nüfusa dayalı kota nedeniyle eczane açmak neredeyse imkansız hale gelirken, devren satılık eczanelerin fiyatı 25 milyon TL’ye kadar yükseldi.

Türkiye’de eczacılık mesleği, son yıllarda giderek derinleşen nüfusa dayalı kota sistemi nedeniyle ciddi bir yapısal krizle karşı karşıya.

Türkiye gazetesinin haberine göre Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmit gibi büyükşehirlerde yeni eczane açmak, genç eczacılar için neredeyse imkânsız hale gelirken, devren satılık eczane fiyatları 25 milyon TL’ye kadar yükseldi.

Mevcut kota uygulaması, büyükşehirlerde yeni eczane açma hakkını fiilen ortadan kaldırırken, sistem eczanelerin devir yoluyla el değiştirmesine yöneliyor.

Bu durum, eczane devir bedellerinin kısa sürede astronomik seviyelere çıkmasına yol açtı.

Sektör temsilcilerine göre bugün eczaneler, işletme değerinin çok ötesinde, adeta “fabrika değeri” üzerinden alınıp satılıyor.

Sıfırdan açmak 5 milyon, devralmak 25 milyon Normal koşullarda sıfırdan bir eczane açmanın maliyeti 3–5 milyon TL arasında değişirken, devren satılık eczaneler için istenen bedeller 15 ila 25 milyon TL bandına ulaşıyor.

Bu bedel yalnızca fiziki bir işletmeyi değil; yıllar önce alınmış bir ruhsatı, yerleşmiş müşteri portföyünü ve kota avantajını kapsıyor.

Özellikle 30–40 yıl önce ruhsat almış ve emeklilik aşamasına gelmiş eczacıların, bu ruhsatları yüksek bedellerle devretmesi, mesleğin giderek ticari bir rant alanına dönüştüğü eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Hukuken kişisel bir meslek hakkı olan eczane ruhsatları, fiiliyatta ciddi bir yatırım aracına dönüşmüş durumda.

Genç eczacılar sistem dışına itiliyor Genç eczacılar açısından tablo daha da karamsar.

Yeni mezun bir eczacının büyükşehirde kendi eczanesini açabilmesi neredeyse imkânsız.

Kota doluluğu nedeniyle ya kırsal bölgelerde düşük cirolu eczanelere yönelmek zorunda kalıyorlar ya da yüksek devir bedelleriyle borçlanarak devralma yoluna gidiyorlar.

Bir diğer seçenek ise Eczacılık Yerleştirme Sistemi’nde yıllarca sıra beklemek.

Uzmanlar, bu durumun genç eczacıları hem ekonomik hem de mesleki açıdan dezavantajlı bir konuma ittiğini belirtiyor.

Mevcut sistemin, eczacılığı üretkenlikten çok ruhsat sahipliği üzerinden gelir üreten bir modele dönüştürme riski taşıdığı vurgulanıyor.

Vatandaş da olumsuz etkileniyor Yüksek devir bedelleri yalnızca eczacıları değil, vatandaşları da dolaylı olarak etkiliyor.

Rekabetin sınırlı olduğu bölgelerde hizmet kalitesinin düştüğü, danışmanlık hizmetinin zayıfladığı ve eczanelerin ilaç dışı ürün satışına daha fazla yöneldiği ifade ediliyor.

Bu durum, eczanelerin sağlık hizmeti kimliğinden uzaklaşıp daha ticari bir yapıya evrilmesi eleştirilerine yol açıyor.

Uzmanlara göre sorunun temelinde katı nüfusa dayalı kota sistemi bulunuyor.

Çözüm için; yaşlı nüfus oranı, kronik hasta yoğunluğu, sağlık kuruluşlarının sayısı ve bölgesel sağlık ihtiyaçlarının sisteme dahil edilmesi öneriliyor.

İlgili Sitenin Haberleri