Haber Detayı
‘TRT’de Amerikan parmağı var’
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, TRT’de yayınlanan ‘Mehmed: Fetihler Sultanı’ adlı dizide tarihi çarpıtmalar yapılarak Çin’in hedef alınmasını sert sözlerle eleştirdi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr.
Doğu Perinçek, salı günü Ulusal Kanal’da yayınlanan Çıkış Yolu programında Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Nadir Temeloğlu ve Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tevfik Kadan’ın sorularını yanıtladı.
Perinçek, Suriye’deki gelişmelerden Pentagon’un Ulusal Savunma Stratejisi’ne, TRT’deki tarih çarpıtmalarından yükselen emek hareketi ve özelleştirmelere kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.
Perinçek’in yanıtları özetle şöyle oldu: - Sayın Perinçek hoş geldiniz.
Suriye’de sıcak bir dönemden geçiyoruz.
Sizce Suriye sahasında ne yaşanıyor?
Suriye’de ne olduğunu PKK’nın, SDG’nin, DEM Parti’nin feryadından anlıyoruz.
Suriye Silahlı Kuvvetleri çok ağır darbeler indirdi ve Suriye’nin kuzeydoğusunu PKK’dan büyük ölçüde temizledi.
Karşısında da ciddi bir direniş olmadı.
Çünkü SDG’nin güçleri çok abartılıyordu.
Baktık ki hiç öyle ciddi bir şey yok.
Ayrıca Kandil’in Abdullah Öcalan’a karşı çıkarak ‘direnin’ tavrı alması önemli.
O da Kandil’in bölündüğünü gösteriyor.
Öcalan’ın 24 Kasım’daki tavrı çok açık.
İsrail’in, Suriye’nin kuzeydoğusundaki kuvvetleri kullanarak bir devletçik oluşturma çabasında olduğunu ve bunun bölge ülkelerinin de Kürtlerin de aleyhine olduğunu çok net şekilde söylemiş.
Fakat Sayın Saygı Öztürk, eski kıdemli bir gazetecidir, o tamamen tersine Öcalan’ın ağzından haberler yapmıştı.
O haberlerin de gerçek olmadığı apaçık ortaya çıktı.
ŞARA’YA MEKTUP YAZDIM - Peki Suriye sahasında kazanan kim, kaybeden kim?
Bölge ülkeleri ve halkları kazanıyor, milli devletler kazanıyor, Suriye kazanıyor, Türkiye kazanıyor, İran kazanıyor, Irak kazanıyor.
Rusya da kazanıyor, uzaktan Çin kazanıyor.
Çok olumlu gelişmeler oluyor.
ABD ve İsrail’in ‘İkinci İsrail’ planları çöktü.
ABD ve İsrail kaybediyor.
Sahte solun içinde falan görüşler ortaya çıktı.
Efendim işte şeriatçı olan Ahmet Şara’yı destekliyorsunuz diye...
Özgür Özel de ABD ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda Şara’ya hücum ediyor.
O Ahmet Şara ise ABD ve İsrail’le savaşıyor.
Çünkü Suriye Devleti’nin başına geçtiğiniz zaman, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak, devlet egemenliğini sağlamak gibi gayretlere sizi iten bir temel var.
Burada mesele Şara da değil, Suriye Devleti ABD ve İsrail’le savaşıyor.
Ahmet Şara iktidara geldiği zaman, biz Beşar Esad’ın yıkılmasına tabii karşı çıktık, ama ben ona bir mektup yazdım.
Ve önerdiğim şeyler bugün yapılıyor.
Zaten onların yapılacağı şeklinde bir beklentim, umudum olmasa o mektubu yazmazdım.
ABD RAZI OLMAK ZORUNDA KALDI - Bu tablo içinde ABD’nin Şam’a yaptırımları kaldırmasını ve Suriye Hükümeti’ne destek açıklamaları yapmasını nereye koymak lazım?
Bu büyük devletlerin her zamanki tavrıdır.
Karşısına çıkarak engelleyemeyeceği ya da engellemeye kalktığı zaman önemli kayıplara uğrayacağı bir durum var.
Türkiye’yi kaybedecek, bölgedeki diğer ülkeleri kaybedecek.
Şimdi Suriye’yi avucunda tutmayı beceremedi.
Bari bu sürece tamamen cepheden karşı çıkarak değil de bu süreçle uyumlu bir mevziden politikalar geliştirmek, yani biraz razı olmak… Arazide kalmaya çalışıyor.
Türkiye’yi kaybetmemeye çalışıyor.
Suriye’yi kaybetmemeye çalışıyor.
Yani baktı ki Suriye hakikaten bu işi yapacak, Türkiye, İran, Rusya da onları destekliyor.
Amerika’nın siyaseti ‘sürecin içinde kalmak, etkin konumunu tamamen kaybetmemek’ şeklinde açıklanabilir.
BÖLÜCÜLÜĞE ÖZGÜRLÜK OLMAZ - PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bir açıklama yaptı.
Orada şunu dedi: “PKK’nın illegaliteden çıkması lazım.” Bundan ne anlamalıyız?
PKK’nın illegaliteden çıkması demek, PKK’yı legalleştirme planı demek.
Bence vahim bir hata.
Biz ne diyoruz?
Bırakalım PKK’nın legalleşmesini, DEM Parti kapatılmalı.
PKK kendini bütün unsurlarıyla feshedecek.
Legal, illegal, silahlı, silahsız, bütün unsurlarıyla PKK ortadan kalkacak ve silahlı güçler tasfiye edilecek.
Ama Sayın Dışişleri Bakanı ne diyor?
PKK’yı illegaliteden çıkartmak...
Bölücülüğe özgürlüğü savunuyor.
Bölücülüğe özgürlük olmaz. - Suriye’deki DEAŞ’lıların ABD tarafından Irak’a taşınmasını nasıl yorumlarsınız?
ABD, DEAŞ’lıların Suriye’nin kuzeyindeki durumlarını tam güvence altında görmüyor.
Yani Suriye Devleti’nden çekiniyor.
Suriye Devleti’nin kontrolünde olan topraklarda olmasın onlar diyor.
Fakat Irak da Amerika’nın kontrolünde değil.
Nereye taşıyacak?
Amerika’ya alsın götürsün onları.
Amerika’da onlar boyacılık mı yapar, çöpçülük mü yapar?
Amerika’nın içi de karışıyor.
Belki oralarda silahlı güç olarak kullanır.
PENTAGON’UN YENİ ULUSAL SAVUNMA STRATEJİSİ - ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), birkaç gün önce yeni bir Ulusal Savunma Strateji Belgesi yayımladı.
Bu yeni stratejiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hakikaten çok önemli bir belge.
Yani Trump’ın kimliğini ve Amerika’ya getirdiği yeniliği özetleyen çok cesur bir belge.
Bence bu belgenin özü şu: Savaş Bakanlığı diyor ki, artık biz demokrasi ihraç etmeyeceğiz.
Yani Amerika Irak’a demokrasi götürür, Suriye’ye demokrasi götürür, Hindiçin’e demokrasi götürür.
Yok böyle bir şey diyor.
Artık önceliğin Amerika çıkarlarını korumak olduğu belirtiliyor.
Yani ABD biraz kendi coğrafyasına çekilen, okyanus ötesinde birtakım maceralardan sakınan bir çizgiye doğru gidiyor.
Biz üçüncü dünya savaşını önlemek istiyoruz diyor.
Tabi burada şu soru ortaya çıkıyor: Savaşın sebebi kim?
Yani savaşı kim çıkaracak?
Çin mi çıkaracak?
Rusya mı çıkaracak?
Orada verdikleri cevap da çok önemli.
Rusya, Avrupa için bir tehdit değildir.
Çin de dişli.
Çatışma Amerika için çok tehlikeli ama bir denge kurup orada statükoyu devam ettirmek.
Ama bu tabi Çin’i uzaktan kuşatmak, ondan sonra Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı oralardan Çin’in petrol yollarını denetim altına almak gibi adımları reddeden bir anlayış değil, onu bilmemiz lazım.
Amerika, kabuğuna çekilerek, savunma hatlarını kendi sınırlarına çekerek yeni bir strateji oluşturuyor.
Ama bu stratejiyi bile finanse edecek, parasal olarak, maddi güç olarak karşılayacak bir Amerikan ekonomisi yok.
Amerika’nın içinde çok önemli bölünmeler başladı. ‘TRT’nin başında kalamazsınız’ - TRT’de “Mehmed: Fetihler Sultanı” adlı bir dizi oynuyor.
Oradaki bir sahne çok konuşuldu.
Fatih Sultan Mehmed ile Ali Şir Nevai’nin görüşme sahnesi.
Ali Şir Nevai, “Doğu Türkistan’da Çin zulmüne karşı” yardım istiyor; Fatih de destek veriyor.
Ne dersiniz?
TRT’yi ayıplıyorum.
Yani utanmalı TRT.
Tarihte olmayacak şeyleri dizilere koyamazsın.
Bir kere Ali Şir Nevai 1441’de doğdu, 1500’lerin başında öldü.
Çok büyük bir filozof, materyalist bir bilim adamıydı.
Türkçenin en büyüklerindendir.
O zaman Çin’in Türkistan’ı işgal ettiği falan uydurma...
Çağatay’lar yönetiyor Çin’i.
Orada bir Türk hakanlığı var.
Çin’in yeni sınır olarak adlandırdığı Sinciang’ı alması 18. yüzyılın ortası.
Yani orada bir işgal durumu falan yok.
İkincisi, Ali Şir Nevai’nin İstanbul’a geldiğine dair tarihte en küçük bir bilgi, belge yok.
O da uydurma.
Fatih Sultan Mehmet’in ideolojisi de kesinlikle uydurma.
Fatih Sultan Mehmet’te bir Türkçülük, Türk Milliyetçiliği diye bir şey yok.
Fatih Sultan Mehmet’in ideolojisi İslam.
Türk Milliyetçiliği 19. yüzyılda ortaya çıktı.
T HARFİNE SADAKAT GÖSTERMİYORLAR Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakı diyor.
TRT’nin içinden de Çin düşmanı yayınlar çıkıyor.
Neden?
Demek ki TRT’de Amerika’nın parmağı var.
TRT’de Amerikan parmağı var diyorum.
Altına imzamı atıyorum.
Ayıptır.
Siz böyle Türkiye’nin Amerikan tehdidiyle, İsrail tehdidiyle karşı karşıya olduğu dönemlerde Çin düşmanlığı, İran düşmanlığı, Rusya düşmanlığı yapıp Türkiye’yi yalnızlaştırma politikasına alet olarak o TRT’nin başında kalamazsınız.
TRT’nin başındaki T harfine sadakat göstermiyorlar.
Amerika’nın sesi değil orası, Türkiye Radyo Televizyon.
Amerika’nın sesi TRT olamaz ve olmayacaktır.
Amerika’nın sesi kapandı ya, TRT Voice of America’nın rollerini üstlenmeye başlıyor.
Hem de böyle zorlamalarla.
Fatih Sultan Mehmed’i kendilerine benzetmeye çalışıyorlar.
Fatih Sultan Mehmed’in tarihi bir kişiliği var, ideolojisi var.
Sen onu istediğin gibi konuşturamazsın.