Haber Detayı

İran aşırı taleplere kapıyı kapattı
Dünya aydinlik.com.tr
29/01/2026 23:00 (1 saat önce)

İran aşırı taleplere kapıyı kapattı

Bölgede eller tetikte ancak Trump’ın hâlâ operasyon dışı seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor. Arka kapı diplomasisinde ise İran, ABD’nin aşırı taleplerini reddediyor.

İran ve ABD arasında arka kapı diplomasisi çıkmaza girdi.

Amerikan basınına göre Tahran, Washington’dan gelen aşırı talepleri reddetti.

Reuters ve Axios gibi yayın kuruluşları da İran’ın anlaşmaya yanaşmayacağını doğruladı.

Reuters’in ifadesine göre Tahran, Amerikan taleplerini “aptalca” buluyor.

İddialara göre ABD Başkanı Donald Trump bu ortamda İran’daki rejimi düşürmenin şartlarını yaratmaya çalışıyor.

Fakat özellikle bölge ülkeleri Trump’a İran’a olası saldırının büyük tehlikeler taşıdığını ısrarla iletiyor. ‘DİPLOMASİYE AÇIK OLMAYAN WASHINGTON’ İranlı üst düzey bir yetkili Reuters’a, İran’ın “diplomatik kanalları kullanırken aynı zamanda askeri bir çatışmaya da hazırlandığını” söyledi.

Yetkili, Washington’un ise diplomasiye açık olmadığını belirtti.

Kaynaklar CNN’ye, ABD ve İranlı yetkililerin bu ayın başlarında olası bir yüz yüze görüşmeyi tartıştıklarını, ancak bunun hiçbir zaman olmadığını söyledi.

Haberde, Washington’un ön koşul olarak İran’ın uranyum zenginleştirmesine kalıcı olarak son vermesini, balistik füze programına yeni sınırlamalar getirilmesini ve bölgesel “vekil güçlere” verdiği desteği durdurmasını talep ettiği belirtildi.

İSRAİL VE ARAP YETKİLİLER UYARDI Birçok kaynak Reuters’e, Trump’ın protestocuları cesaretlendirmek için çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini söyledi.

Öte yandan İsrailli ve Arap yetkililer, hava gücünün tek başına İran rejimini devirmeye yetmeyeceğini belirtti.

CNN’ye göre Washington ile İran arasındaki görüşmelerde, İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını sona erdirmek için bir anlaşmaya varılamadı ve bu da Trump’ın büyük bir müdahaleyi düşünmesine neden oldu. ‘TRUMP KOŞULLARI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR’ Görüşmelere aşina olan iki ABD kaynağı, Reuters’e, Trump’ın bu ayın başlarındaki eylemlerin ardından “rejim değişikliği” için koşullar yaratmak istediğini söyledi.

Bunu yapmak için Washington’un şiddetten sorumlu tuttuğu komutanları ve kurumları vurmak için seçenekleri değerlendirdiği, böylece protestoculara hükümet ve güvenlik binalarını ele geçirebileceklerine dair güven vermek istediği bildirildi.

ABD’li kaynaklardan biri, Trump’ın danışmanlarının tartıştığı seçenekler arasında, muhtemelen nükleer veya balistik füze programlarına yönelik, kalıcı bir etki yaratmayı amaçlayan çok daha büyük bir saldırı da olduğunu söyledi.

Diğer ABD kaynağı ise Trump’ın askeri yolun izlenip izlenmeyeceği de dahil olmak üzere bir eylem planı konusunda henüz nihai kararını vermediğini kaydetti. ‘SAVAŞI BAŞLATIRLAR AMA BİTİREMEZLER’ İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise CNN’ye verdiği röportajda vatandaşların haklarının teminat altına alınmadığı, ekonomik çıkarlarının karşılanmadığı ve milletin onurunun korunmadığı herhangi bir müzakere zemininin mümkün olmayacağını vurguladı.

Galibaf, “Biz dayatmayı, dikte etmeyi ve teslimiyeti müzakere olarak görmüyoruz.” açıklaması yaptı.

İranlı yetkili, ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliğine dair, “Washington’un İran’a saldırması halinde Tahran’ın misilleme yapacağı” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’yi binlerce Amerikan askerini tehlikeye atacağı konusunda uyaran Galibaf, “Trump bir savaş başlatabilir, ancak nasıl biteceği üzerinde hiçbir kontrolü olmayacak.” diye konuştu. ‘EN UFAK SALDIRI SAVAŞ İLANIDIR’ İran lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani de X sosyal medya hesabından ABD’ye uyarıda bulundu.

Şemhani sınırlı saldırının bir yanılsama olduğunu, ABD tarafından yapılan her türlü askeri eylemin -kaynağı ve seviyesi ne olursa olsun- savaş başlangıcı olarak kabul edileceğini açıkladı.

Buna yanıt olarak da Tel Aviv ve ABD’yi destekleyen herkesin eşi görülmemiş bir güçle hedef alınacağının altını çizdi. ‘BELİRLEYİCİ OLAN İRAN ORDUSU OLUR’ İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, 12 günlük savaş deneyiminin bazı gerçekleri gösterdiğini söyledi.

Naimi, İran’a karşı askeri seçeneğin başarısız olduğunu ve inisiyatifi ele alarak savaşın sonunu belirleyecek olan tarafın İran Ordusu olacağını vurguladı.

Savaş imajı ve uçak gemisi göndererek korkutmanın, Amerikalı yetkililerin eski bir taktiği olduğunu belirten Naini, “Beyaz Saray yetkilileri, silahlı kışkırtma ve 12 günlük savaşta İran’ın direnişi karşısında şaşkınlık ve çaresizlik içindeydiler.

İran’daki Amerikan destekli kışkırtmanın hızlı ve sert yenilgisinden sonra, İran toplumuna ve halkına şiddetle heyecan yaratmaya ve yapay korku yaymaya çalışıyorlar; çünkü her anti-İran eyleminde İran halkının ve ulusal birliğinin sağlam duvarıyla karşılaşıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Sahadaki gerçekliğin, düşmanın propagandasından farklı olduğunu da vurgulayan Naini, “Bu sefer de halka, düşmanın davranış ve hareketlerine hakim olduğumuza ve düşmanın tüm senaryolarına karşı bir eylem planımız olduğuna dair güvence veriyoruz.

Düşman, El-Adeyd’deki önleyici darbelerimizi unutmadı.

Modern savaşlarda düşmanı, hem büyük ölçekte hem de en tehlikeli ve karmaşık sahnelerde yenilgiye uğratma deneyimine sahibiz.” açıklamasını yaptı.

Bin stratejik İHA İran’da Ordu Başkomutanı’nın emriyle, dün dört ordu kuvvetinin muharebe teşkilatına bin adet stratejik insansız hava aracı katıldı.

Bu İHA’ların, 12 Günlük Savaş’tan elde edilen yeni tehditler ve deneyimler doğrultusunda, Savunma Bakanlığı ile işbirliği içinde ordu uzmanları tarafından üretildiği açıklandı.

Ayrıca bu İHA’ların denizde, havada ve karada belirli sabit ve hareketli hedefleri imha etmek üzere yıkım, saldırı, keşif ve elektronik savaş sınıflarında tasarlandığı belirtildi.

Erakçi bugün Türkiye’de ABD tehditlerinin arttığı ortamda İran Dışişleri Bakanı Abbas Erkaçi Türkiye’ye geliyor.

Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmede mevcut gerginlikten ekonomiye kadar birçok konu masaya yatırılacak.

Kaynaklara göre, Ankara’nın, İran’ın güvenlik, huzur ve istikrarının Türkiye için büyük önem taşıdığını kaydetmesi, İran’a yönelik askeri müdahalelere karşı olduğunu yinelemesi, böylesi bir adımın bölgesel ve küresel çapta oluşturacağı risklere dikkat çekmesi öngörülüyor.

Ayrıca mevcut gerginliğin diyalog yoluyla çözülmesi için Türkiye’nin katkı sunmaya hazır olduğu, İran’ın nükleer programı konusunda kısa zamanda barışçıl bir çözüme ulaşılmasını desteklediğini ve bu doğrultuda ihtiyaç duyulması halinde yardım için hazır olduğunu kaydedeceği de belirtiliyor.

İlgili Sitenin Haberleri