Haber Detayı

FETÖ’cülerin af talebine siyasilerden değerlendirme: ‘PKK’nın bütünleşme sürecine zarar verir’
Gündem aydinlik.com.tr
30/01/2026 00:00 (1 saat önce)

FETÖ’cülerin af talebine siyasilerden değerlendirme: ‘PKK’nın bütünleşme sürecine zarar verir’

FETÖ'cilerin af talebiyle ilgili Vatan Partili Senem, ‘Gelip teslim olsunlar, samimiyetlerine o zaman inanalım’ dedi. AK Partili Külünk de, ‘Gelsinler, hangi istihbarat örgütlerine çalıştıklarını anlatsınlar görelim. Yoksa af talebiyle Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek mi istiyorlar’ diye sordu

Ergenekon, Balyoz, 17/25 Aralık davaları ile 15 Temmuz için özür dileyen ve FETÖ'nün "af dileyen kanadı" olarak ortaya çıkan Yeni Herkül Grubu, PKK gibi aftan yararlanmak için örgütün ABD'deki merkezinin sözde “İstişare Heyetine” çağrı yaptı.

Vatan Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Nusret Senem ve AK Parti’de uzun yıllar Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyeliği ve milletvekilliği gibi önemli görevlerde bulunmuş Metin Külünk’le, FETÖ’nün son çıkışını konuştuk.

Her iki siyasetçi de af talep eden FETÖ’nün durumunun ‘PKK ile aynı olmadığını’ belirterek, önemli uyarı ve değerlendirmelerde bulundu. ‘TAKİYE YAPIYORLAR’ Avukat Nusret Senem, 1978 Maraş katliamından 1993’te Eşref Bitlis’in uçağının düşürülmesine kadar birçok davada avukatlık ve araştırma yapmış, ömrü boyunca kontrgerillaya karşı mücadele etmiş, FETÖ’nün Ergenekon yalanında 2 yılı aşkın süre Silivri F Tipi Cezaevinde yatmış, FETÖ’nün devlet içerisindeki örgütlenmesini ayrıntılarıyla Kaynak Yayınları’ndan çıkan birçok kitapta yazmış bir isim.

Senem, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu, Fethullahçılar içerisinde bir bölümle ya da yapılanlardan pişmanlık anlamında da değerlendirilir, bir takiye olarak da değerlendirilir.

Takiye yapmak Fethullahçıların temel özelliklerinden biridir.

Buna inanmak gerekir mi?

Ben bu konuda biraz tereddüt ediyorum.

Nusret Senem ‘AMERİKANIN ÖZÜR DİLEMESİ GİBİ BİR ŞEY’ “Fethullahçılar ABD’nin bir istihbarat grubu.

Kontrgerilla ya da Gladio diye ifade ettiğimiz, Türkiye'deki NATO Gladyosu'un bir parçası.

Bunların pişmanlık duyması tabiatlarına pek uygun değil.

Neticede ABD İstihbarat Örgütü'nün özür dilemesi gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Bunun mümkün olmadığına inanıyorum.

Neticede Gladio'nun, Fethullahçıların merkezine, İstişare Kurulu'na bir başvuru yapıyorlar.

Oraya diyorlar ki ‘Siz böyle bir çağrı yapın ve bizim Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan üyelerimiz bir miktar rahatlasın.

Onlara da PKK'ya uygulanan af uygulansın.’ Bu mümkün değil.

Yani bu Amerikanın özür dilemesi gibi bir şey.

Amerika Türkiye'den özür diler mi?

Hiçbir şekilde buna ihtimal vermiyorum.

Onun için Fethullahçılarla ilgili hiçbir şekilde herhangi bir affın söz konusu bile edilmemesi lazım, doğru değil.

Ve onların bu girişimlerini de samimi bulmuyorum.

Çünkü itirafçı olanlar zaten Türkiye'ye gelip teslim oldular, itirafçı oldular.

Diğerleri böyle bir şeyi düşünüyor mu?

Böyle bir olayları yok.

Bu nedenle hiçbir şekilde bunların tavırlarına olumlu bakmıyorum.” ‘PKK’NIN DURUMUYLA AYNI DEĞİL’ FETÖ’cülerin girişimlerinin PKK ile ilgili bütünleşme sürecine zarar verip vermeyeceği sorumuza Senem şu yanıtı verdi: “Benim kanaatimce zarar verir.

Bunların durumu PKK'dan bir hayli farklı.

İki örgütün durumu birbirlerinden önemli ölçüde farklı.

PKK'nın liderliği, Sayın Bahçeli'nin ifadesiyle ‘önderliği’ aslında Türkiye'nin safına geçmiş vaziyette.

Zaten hiç Amerika'nın tam anlamıyla avucunda olmadı.

Suriye'deyken Suriye istihbaratının emrindeydi. “Abdullah Öcalan’ın etkisi dağ kadrosuna da bir anlamda etkili oldu.

Ve bölgedeki şartlar da PKK'nın varlığını sürdürmesinin imkansız olduğu bir noktaya doğru evrildi.

Ve jeopolitik şartlar Amerika'nın bölgede onu savunamayacak bir noktaya geldiğini ortaya koydu. “Ama FETÖ'cüler öyle değildi.

Şu anda Washington'da, Amerika'nın çeşitli yerlerinde doğrudan CIA’nın kontrolünde bir örgüt durumundadırlar.

Amerika onu sadece Türkiye için değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde istihbarat faaliyetlerinde hala kullanmaya devam ediyor.

Onları hala destekliyor, besliyor.

Dolayısıyla FETÖ'ler PKK'dan tamamen farklı bir konumdadırlar.

Amerika'nın istihbarat örgütü konumunda olan bir gücün Türkiye'ye teslim olması, teslim edilmesi öyle mümkün olan bir şey değil.

Onun için bunların takiyesine kanmamak lazım.”                     ‘KENDİLERİNİ KULLANANLARLA HESAPLAŞIYORLAR MI’ Metin Külünk ise, FETÖ konusunda “Bir delikten ikinci kez ısırılma şansımız yok.” gibi AK Parti içinde sık sık kritik uyarılarda bulunan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oldukça yakın bir isim. “Küresel güç odaklarının emrindeki her illegal yapının hangi zeminde olursa olsun söylediklerine ben tereddütle bakarım.” diyen Külünk ise, o tereddütleri şöyle sıraladı: “Çünkü şuna bakarım; Bu örgütleri kullananların Türkiye üzerinde hesapları bitti mi ki, bu örgütler kendilerini kontrolü altına soktukları yapılarla hesaplaşıyor mu?

Ve dönerim tarihçelerine bakarım, bu anlamda bir farkındalıkları var mı? “15 Temmuz'un üzerinden geçen 10 yılın ardından geriye dönüp baktığımızda bugün af dileyenlerin hangi gerekçeler üzerinden bu talepleri ortaya çıktı?

Yani dün ‘devlet bizden özür dilesin’ diyenler, dün devletin varlığına emperyalizm adına doğrudan savaş açanların önce emperyalizmle ilgili analizlerini görelim.

Ne düşünüyorlar?

Bir itiraflarını görelim. “15 Temmuz'da tiyatro diyen bunlar değil mi? 15 Temmuz'u küçümsemek için 10 yıldır uluslararası istihbarat örgütlerinin kontrolünde 15 Temmuz'u Siyonizm’in en stratejik güç kullanım metodu olan doğruları itibarsızlaştırma, gerçeği yalan yalanı gerçekmiş gibi sunan bunlar değil mi?

Ne oldu da bir anda hidayet erdi?

Önce görelim bakalım FETÖ'nün temel referanslarıyla bir hesaplaşmaları var mı?

Metin Külünk ‘BİR GAFLETİN KAPISINI AÇABİLİR’ “Yoksa bu milleti kandıracaklarını mı zannediyorlar?

Biz biliyoruz ki itirafçı olanlar bile itirafçılık sürecinde önemli bir kısmı itiraf etmekten ziyade devletin ilgili kurumlarını oyalamışlardır.

Çok açık ve seçiktir ki bu örgüt Siyonizm ve Evanjelizm odaklıdır.

Evanjelizm ve Siyonizmle hesaplaştılar mı?

Bu konuda bir itirafname yayınladılar mı?

Pensilvanya'da ölen örgütün hain liderinin ‘Mehdi’ olduğuna olan inançlarını ortadan kaldırdılar mı?

Bu soruların cevaplarını bulmadan eğer erken bir şekilde bu şekilde bir istihbarat yapılanmasının sözlerine itibar etmek açıkçası bir gafletin kapısını açabilir.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ SABOTE ETMEK Mİ İSTİYORLAR? “Çünkü 10 yıldır neredeydiler?

İmralı çıktı, açık açık örgütün kuruluş şartlarının ortadan kalktığını, döndü Barzani'yi analiz ederken Barzani'nin durduğu hattın Balfour hattı olduğunu açık açık söyledi ve 78'de örgütün kuruluş gerekçelerinin ortadan kalktığını ifade etti. -PKK içerisinde İmralı’yı aşmak isteyen, İngiliz, Siyonist aklıyla hareket eden örgüt mensupları sürece Suriye'de itiraz etme etme peşinde, Irak'ın kuzeyinde Barzani'yle bir olup itiraz etme peşinde.

Bunları görüyoruz ama ortada bir 27 Şubat bildirisi var ve bu anlamda Türk Devleti'nin varlığı içerisinde bütün meselelerimizi çözmemiz gereken diğer bir yaklaşım var. “Bunların böyle bir yaklaşımı var mı?

Yoksa PKK'nın İmralı hattının kendi duruşunu ifade etmesinin arkasından acaba bu örgütün mensupları kendilerini de af talebiyle Terörsüz Türkiye sürecini mi sabote etmek istiyorlar?

Gelsin, Türk Devleti'ne teslim olsunlar.

Ağırlık merkezlerinden bir tanesi terörsüz Türkiye sürecini sabote edip -ben bir adım daha ileri giderek söylüyorum- PKK'nın içerisindeki küreselci yapının, yani Türkiye'yi Sykes-Picot'a tutsak etmek isteyen Balfour Deklarasyonuna aradan yüzyılda geçtikten sonra o küreselci aklın PKK içerisindeki unsurlarına ‘Niye duruyorsunuz?

Eylemlere başlayın’ mesajı mıdır bu?

Çünkü ben karşımda samimi bir talep görmüyorum.

Türkiye'de bir Zelenski modellemesiyle renklendirilmiş sokak kalkışmalarını örgütlemeyeceklerinden nasıl emin olacağım? “PKK'yla ilgili tartışma zemininde İmralı üzerinden yürütülen tartışmalar üzerinden kendilerine alan açmak istiyorlar.

O zaman devlete karşı bir niyet beyanlarını görelim bakalım.

Özeleştirilerini yaptılar mı?

Bu örgütle ilgili çıkıp hangi bilgileri verdiler?

Bu devleti yıkmak istediklerini söylediler mi?

Bu devleti Mehdi diye inandıkları Mesih diye inandıkları Fethullah Gülen denilen hainin Mehdi olduğuna bu devleti onun emrinin altına vereceklerine bütün hazırlıklarının bu yönde olduğunu bu anlamda Evanjeliklerle, Siyonistlerle müttefik olduklarını söylediler mi?

Çıksınlar bir görelim bakalım bunları.” GÜLEN ÖLDÜKTEN SONRA BİR DAĞILMA MI VAR? “Bu örgüt Türk devlet tarihinin karşı karşıya kaldığı en riskli örgütlerden birisi.

Ben bu yaklaşımların hepsini tedbirle dikkate alırım.

Çatışmaların önemli sebeplerinden birisi, örgütün parayı kontrol eden kanadı kontrolsüz bir refah ortamında yaşarken, gittikleri ülkelerdeki istihbarat örgütlerine olan teslimiyetler üzerinden alabildiğince rahat yaşarken, örgütün bir takım unsurları bu imkanları görüp fikri odaklı değil, niceliksel bir bölünme ihtimali var mıdır?

İnsanın olduğu yerde yoktur diyemem ama tek başına bu örgütle ilgili düşünme biçimimizde bunlar yetmez.

Siz hiç pişman olmuş FETÖ'cü gördünüz mü?

Çok ama çok istisna.

AMERİKAN İSTİHBARATI FETÖ’YÜ BIRAKIR MI? “Güçlü ihtimallerden birisinin, küreselcilerinin Türkiye'ye yönelik operasyonlarının önünü açıp PKK'nın içerisindeki unsurlara ‘niye duruyorsunuz?’ mesajı olma ihtimalini yok saymamalıyız.

Bütün bunlara rağmen devletten af diliyorlarsa o zaman binsinler uçaklara gelsinler buyursunlar niye gelmiyorlar?

Gelsinler buyursunlar. “Ayrıca orada hangi istihbarat örgütlerine çalıştıklarında deşifre edecekler mi?

Çünkü bunlar yalnız Türkiye aleyhine faaliyet göstermediler, Afrika'da, Orta Asya'da birçok ülkede, dünyanın birçok yerinde ABD adına faaliyet yürüttüler.

Hala da yürütüyorlar.

Amerika bırakır mı böyle bir aparatı?

Bir tek ABD değil, Almanya, Belçika, Hollanda, Avustralya istihbaratı hepsi bu örgüt mensuplarını kullanıyor.

Bu örgütün elemanları Avrupa'da gönüllü olarak Türkiye aleyhinde bu çalışmayı yapıyorlar.

İsim değiştiriyorlar.

Hristiyan kadınlarla evleniyorlar.

Kadınlar Hristiyan erkeklerle evleniyorlar. “Peki eğer bunlar af talebinde bulunuyorsa nereden bileceğiz çalıştıkları istihbarat örgütünün içeriye bunları sızdırmayacağını?

Madem af diliyorlar, buyursunlar, uçağa binsinler, soruların hepsine cevap versinler, hangi örgütlere çalıştıklarını, Türkiye'nin aleyhinde hangi Siyonist unsurlarla ittifak ettiklerini tek tek anlatmadan nasıl inanacağız biz bunlara? ‘FETÖ’YE AF DİLENEN ÇAPSIZ SİYASETÇİLER’ “Ortalıkta FETÖ'cülere de ‘af’ diye dolanan çapsız birçok siyasetçiyi de aşar bu.

Cümlemin altını çizerek söylüyorum!

Ortalıkta FETÖ'cüleri affettirmek için nefes tüketen, 15 Temmuz ile ilgili doğru dürüst tek cümleleri olmayan, devletin varlığı ile ilgili, karşı karşıya kaldığı beka tehditi ile ilgili tek bir cümlesi olmayanların ortalığa tellallar gibi davulçalar gibi her gün ‘FETÖ'cüler affedilmeli’ tartışması başlatmak isteyen çapsız ve ruhları ve akılları bu topraklara ait olmayan siyasetçileri de aşar.

O zaman 10 yıl evvel neredeydiniz?

Aklınıza ilk gelen bitik siyasetçiyi kastetmiyorum, bir sürü var.

O aleni konuşuyor.

Bir de kapı arkasında ‘ya bu işi de bitirsek artık’ diyen, İmralı üzerinden yürüyen süreci sabote etmek için çalışan karşımızda sıra dışı bir örgüt var. ‘DAHA BU ÖRGÜTÜN SİLAHLI KANADI YOK ORTADA’ “Bu örgüt hibrit bir örgüt.

Daha bu örgütün silahlı kanadı yok ortada.

Bunun altını çizerek söylüyorum: bu örgütün silahlı kanadı yok.

Halen daha hiç FETÖ'ye bu gözle bakan yok.

FETÖ'nün bir de silahlı kanadı var.

Siz 15 Temmuz'da uçakla bombalayan, hedef gözeterek ateş edenlerin o kadar mı olduğunu zannediyorsunuz?

Biz Anadolu toprakları üzerinde tekrar operasyon yapmak isteyen bir güçle mücadele ediyoruz. ‘TRUMP BİR MÜDDET SONRA BUNLARI BARINDIRMAZ’ “Şu da var.

Dünyadaki küreselciler büyük ölçüde kaybettiklerini gördüler.

Gördükleri için bunlar panikte.

Çünkü bir müddet sonra Trump bunları tutmaz orada.

Yani bunlara Kanada'ya git dese Kanada'yı tutmayacaklar.

Dolayısıyla bunlarda bir panik havası olabilir.

Yani Amerika'da duramayacaklarını görme ihtimalini de bir tarafa koyalım.” BİR AY İÇERİSİNDE İKİNCİ ÇIKIŞ FETÖ'nün içinde "af dileyen kanat" olarak ortaya çıkan "Yeni Herkül grubu" yeni bir bildiri yayımladı.

Yeni Herkül, PKK gibi aftan yararlanmak için örgütün ABD'deki sözde ‘İstişare Heyeti’ne çağrı yaptı. "Haddimizi aşan bir sorumlulukla bildiri kaleme aldık" denen bildiride, örgüt mensuplarının Türkiye'deki af sürecinden yararlanması için atılması gerekenler adımlar vurgulandı.

Grup, 14 Ocak'ta yayınlanan ilk mesajında, FETÖ'nün yaptıklarından dolayı Türkiye Cumhuriyeti, Türk halkı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan özür dilemişti. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında PKK'lı teröristlere geleceği konuşulan aftan kendilerinin de yararlanmaları için örgütün yönetimine çağrı yapmıştı.

Yeni Herkül, "alt tarafın mağduriyetini gidermek için üst tarafın teslim olması" gerektiğini savunmuş, örgütün İstişare Heyeti’nin bu kararı almasının ardından da grubun varlığını sonlandıracağını ifade etmişti.

FESİH ŞARTI: RESMİ VE KURUMSAL MEKANİZMA Bildiride, örgütü yöneten heyetin, af çalışması için "şeffaflık ve istişare esaslarına" bağlı kalarak bir heyet kurması gerektiği vurgulandı.

Sürecin "resmi ve kurumsal mekanizmalar eliyle" başlatılması takdirde ise kendilerini feshedecekleri belirtildi.

HÜKÜMET BASINI GÖRMEZDEN GELDİ FETÖ'nün içindeki ‘Yeni Herkül’ grubunun af talepli bildirisine hükümete yakın basın ihtiyatlı yaklaşarak görmezden gelirken, OdaTV ve Cumhuriyet gibi mecralar haberi okuyucularına duyurdu.

İlgili Sitenin Haberleri