Haber Detayı
PKK’da ‘duygusal kopuş’... Kandil’den ‘Almanya’ya kadro’ sevkiyatı...
DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, Suriye PKK’sının (SDG) petrol bölgesinden çıkarılmasından sonra Kürtlerin Türkiye’de bir duygusal kopuş yaşadığını iddia etti. Bu yargıyı temellendirecek bir emare göz önünde bulunmuyor. Fakat PKK içinde bir duygusal kopuş süreci yaşanıyor. İşte özel bilgiler...
ALMANYA’DAKİ PKK’LILAR: SİLAH YOKSA BİZ YOKUZ Odatv’nin örgüte yakın kaynaklardan öğrendiğine göre Avrupa’daki PKK yapılanması içinde çok yoğun bir tartışma var.
Almanya, Fransa ve Belçika’daki derneklerde örgütün kendini feshetme açıklaması ve silahları yakması “sindirilmiş” durumda değil.
Özellikle Almanya’daki örgüt kadrolarında “silah yoksa biz de yokuz” anlayışı hakim. “İLK KUŞAĞIN ROMANTİZMİ” Gelişmeler “ilk kuşağın romantizmi” olarak değerlendiriliyor.
İlk kuşaktan kastedilen örgütün kurucu kuşağı.
Orta yaşın üzerinde olan örgüt sempatizanları ‘Statü tanındı, Öcalan esastır’ çizgisi izlerken orta yaşın altında olanlar ‘Devlet oyun oynuyor, Kandil esastır’ diyor.
ÖCALAN’A SÜS BİTKİSİ MUAMELESİ Silahlı mücadelenin devam etmesi gerektiğini savunanlar Cemil Bayık’ın süreç boyunca çok az konuşmasına atıfta bulunarak “Kandil tamam demedi” söylemini yayıyorlar.
Eski kuşak bu söylemi yayanlara ‘Öcalan’a süs bitkisi’ muamelesi yapıyorsunuz diyerek karşı çıkıyor.
Geçen hafta Avrupa’da yaşanan yıkıcı eylemlerin başında da bu şahin tutumu benimseyenler yer alıyor.
Eylemlerin ardından eski kuşak genç kuşağı maceracı olmakla ve Avrupa devletleriyle ilişkiyi bozmakla eleştirdi.
Almanya'da özellikle Dortmund ve Stuttgart'taki gösterilerde Suriyelilere ait restoranlara yapılan saldırılar ve dükkan yağmaları bu tartışmaları alevlendirdi.
YETENEKLİ ORTA KUŞAĞI ALMANYA’YA TAŞIMA KARARI Avrupa Birliği fonlarından beslenerek mal varlığını büyüten ‘PKK burjuvazisinden’ isimler de şahin gruba tavır almaya başladı.
Bu çerçevede uyuşturucu trafiğinde yer alan kadrolarla, daha kurumsal ve legal faaliyet yanlısı kişiler arasında gerilim hatlarının büyüdüğü de belirtiliyor.
Tartışmaların yaşanmasının en önemli sebebi ise Kandil’in geçen sene aldığı bir kararda gizli.
Örgütün merkezi, ‘Milli Çözüm Süreci’nde başlarına bir şey gelir korkusu sebebiyle gelecek vadeden çok sayıda ‘kadroyu’ Almanya’ya taşıma kararı aldı.
Yetenekli orta kuşak diye adlandırılan bu isimlerin Almanya’ya gittikten sonra ‘yerleşik kadrolarla’ sorun yaşadığı belirtiliyor.
BARZANİ TİYATRO MU OYNUYOR? ‘Barzani’ye yaklaşım’ konusu da örgüt içindeki münakaşaları büyütüyor.
Kandil’e doğrudan bağlı ekipler dışlayıcı çizgiyi savunurken Avrupa PKK’sının önde gelenleri birleştirici tutumu savunuyor.
Bir taraf ‘Barzani, Rojava’nın kazanımlarına el koymaya çalışıyor.
Türk devletiyle gerilim tiyatro’ fikrini savunurken diğer taraf Suriye’nin kuzeyindeki bozgunun bu ayrılıklardan kaynaklandığını belirtiyor.
Almanya’da PKK’ya yakın derneklerde uzun süre bulunan haber kaynağımız “Barzani son dönemde Avrupa’daki faaliyetlerini artırdı. 10 yıl önce PKK eylemlerine geldiklerinde dayak yiyenler şimdi PKK eylemlerinde en önde.
Örgüt içi tartışmalar bu yüzden büyüyor” diyor.
ÖCALAN DA ALMANYA’YA DİKKAT ÇEKTİ Almanya’daki faaliyetler Öcalan’ın da gündeminde. 24 Kasım 2025 tarihli görüşme tutanağında Öcalan’ın şunları söylediği aktarılıyor: “Geçtiğimiz günlerde Erbil'de bir kongre ile Almanya'da Yahudi-Kürt Kongresi yapıldığını, bunların çok önemli olduğunu, muhataplarının bundan haberleri olup olmadığını…” (Tutanağa göre görüşmede bulunan MHP'li Fethi Yıldız konuyu “bildiğini söylemiştir.”) BARZANİ TÜRKİYE’DE ÖRGÜTLENİYOR Suriye’nin kuzeyindeki yenilgiyi PKK’nın beceriksizliği olarak tarif eden Barzaniciler ‘Biz olsaydık, taktik adımlarla kazanımları büyütürdük’ fikrini işliyor.
Kemal Burkay ekibinin de bu söylemlerle Barzani’ye destek olduğu belirtiliyor.
Barzanicilerin atağı DEM Parti içinde de gündem oldu.
Parti kaynakları Güneydoğu Anadolu’da Barzani yapılanmalarının son dönemde çalışmalarını artırdığına dikkat çekiyor.
DEM Parti’nin Diyarbakır yöneticileri devletin Barzani’ye göz yummasının esas itici faktör olduğunu öne sürüyor. “KÜRT'E KÜRTÇÜLÜK DAYATMASI” PKK içindeki bir tartışma da Öcalan’a bağlı isimlerin örgütün yayın organlarına yönelttiği eleştirilerden kaynaklanıyor.
Öcalan’ın sürece ilişkin uyarılarının önemsenmediğini, yeni bir yönelime girildiğini, birlik yanlısı vurguların görmezden gelindiğini belirten bu kesimler örgütün yayın organlarını yönetenleri ‘Kürt’e Kürtçülük dayatması yapıyorlar’ diyerek eleştiriyor.
Tüm bu süreç boyunca dikkat çeken bir nokta da şöyle ifade ediliyor: Türkiye’de PKK’nın etkisindeki solcu yapılar güç kaybederken Avrupa’da böyle yapılar güçleniyor.
Avrupa’daki eylemler sırasında böyle solcu gruplar ‘yıkıcı ve çatışmacı tavrıyla’ öne çıktı.
Tüm bu gelişmeler de gösteriyor ki İsrail güdümünde hareket eden Suriye PKK’sı tasfiye edilirken örgüt genelinde tartışmalar büyüyor ve ‘duygusal travmalar’ yaşanıyor.
Mustafa İlker YücelOdatv.com