Haber Detayı

Yine aynı tavır
Ercan dolapçı aydinlik.com.tr
31/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Yine aynı tavır

Yine aynı tavır

ABD, bir süredir İran’a karşı kuşatma savaşı yürütüyor.

Donanmalarını gönderdi.

Önce iç kışkırtma yaptı.

Tutmadı, şimdi de savaş çığırtkanlığı yapıyor.

Herkesin ağzında “ABD, İran’ı ne zaman vuracak?” sözleri.

Sanki televizyon oyunu izleyeceğiz.

Vurdu vuracak!

Bu “vurdu” sözü de ayrı bir mesele.

Sanki oyun oynanıyor ya da boks maçı yapılıyor da “vurdu” deniliyor.

Vurmak o kadar kolay mı?

Bunun adı “savaş” değil mi?

Emperyalizmin lûgatında savaşın yerini “vurdu” kelimesi alıyor.

Savaşı “vurdu”ya indirgeyerek işi oyuna çeviriyor.

Daha doğrusu hafifletiyor.

Oysa bu füzeler binlerce insanı öldürüyor ya da sakat bırakıyor.

Yılların emeği harap oluyor.

Gazze buna en tipik örnek!

Gazze’de “vurma” mı var yoksa “katliam” mı!

Önemli bir konu da bazı televizyonların gece kuşaklarındaki tartışma programları… Yine buralarda aynı “uzmanlar” var.

Her şeyin uzmanı isimler.

İran konusunda yine o “müthiş” fikirlerini saçıyorlar.

Daha doğrusu zehir!

ABD’nin yine ne kadar güçlü ve yıkıcı olduğunu, onun karşısında durulamayacağını süslü laflarla insanların kafalarına vuruyorlar.

Savaşı silahlardan önce kelimelerle yapıyorlar.

Zehirli kelimeler!

KÜÇÜMSEYEN TAVIRLAR İran’ı küçümseyen, komik bulan, alaycı sözlerle “Sen de kim oluyorsun!” tavırları… İran gibi önemli bir komşumuza karşı tıpkı Irak işgalindeki tavrı sergiliyorlar.

Hem de bunlar hükümete yakın sözde “İslâmcı” ve “muhafazakâr” isimler tarafından yapılıyor...

Aslında bunlar Amerikancı, İsrailci ve liberal isimler.

Bir de unutmayalım mezhepçilikleri var!

Hastalık gibi.

Aslında mezhepçilikle de Amerikancılıklarını gizliyorlar.

Hele bazı isimler var ki sanki İsrailli bir gazeteci gibi zehir saçıyor… İsrail’i överken İran’ı küçümsüyor, “Ondan bir şey olmaz.

İran- İsrail danışıklı dövüş yapıyor!” fitneler saçıyor.

Küçümsemenin altında aslında İsrail güzellemeleri var. 12 Gün Savaşı’ndaki füzeleri ise görmezden geliyorlar.

Sanki onlar havai fişek!

Kullandıkları cümleler bize yabancı gelmiyor.

Bunları 30 yıldır, ABD’nin her saldırısında kullandılar.

Sadece isimler değişiyor kafalar aynı!

İliştirilmiş gazetecilikleri sürüyor.

İran’a karşı yıkıcı bir savaşın bölgemize ve ülkemize neler getireceği umurlarında değil.

Tek bildikleri, yaptıkları gevezelik karşısında alacakları paralar… İnsan bu kadar vicdansızlığa başka bir nitelendirme bulamıyor.

İnsanın insana yabancılaşması bu olsa gerek… Gürültü patırtı HAŞMET BABAOĞLU Her şey ne kadar da İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesindeki ABD’yi andırıyor, değil mi? 1939’da başlayan İkinci Dünya Savaşı’na ABD, Uzakdoğu’da Pearl Harbour baskını yüzünden 1941’de girmiş ama Avrupa’da bir kara harekâtı için 1944’e kadar beklemiştir.

Hollywood filmleriyle zihinleri uyuşmuş kitlelere bunu anlatmak zor tabii...

Ve unutmayın, Nazi Almanya’sıyla iyi ekonomik ilişkilerini 1943 sonuna kadar sürdürmüştür ABD...

Sonuç?

Bu süre içinde ABD krizdeki ekonomisini canlandırırken, güçlü Avrupalı müttefiklerinin hepsinin canı çıkmıştır... *** Bir daha not edeyim...

Trump’ın gürültü patırtısının bir işlevi var...

ABD’nin toparlanıp yeni bir hegemonya düzeni kurma çabasını algılamamızı engelliyor.

Yeniden büyük bir savaş olur mu peki?

Bu şüphenin kendisi de başlı başına savaş.

İran-Suriye denkleminde Türkiye ERAY GÜÇLÜER Türkiye, İran’ın istikrarsızlaşmasının yaratacağı göç, enerji ve güvenlik krizlerini en yakından hissedecek ülkedir.

Bu nedenle Ankara başından beri askeri müdahaleye karşıdır.

Ancak bu karşıtlık pasif bir duruş değil, aktif diplomasi ve sahayı okuyan bir stratejiye dayanıyor.

Türkiye’nin Suriye’de ABD üzerinde kurabildiği etki, bugün İran konusunda da Ankara’yı vazgeçilmez kılıyor.

Washington İran konusunda Ankara’dan ne istiyor?

YAHLA BOSTAN Ankara’nın “Dosyaları ayırın” yaklaşımının bir karşılık bulduğunu söyleyebiliriz.

Trump, İran’la ilgili son sert mesajında bunun işaretini verdi. “Umarım İran hızla masaya gelir.

Nükleer silaha yer yok” dedi.

Yani dosyaları ayırdı.

Nükleer konusunda yapılacak bir anlaşmanın krizi durduracağını ima etti.

Bir not: ABD’nin Irak’taki gelişmelerden de niyet okuyacağını, Maliki Başbakanlıktan vazgeçmezse bunu “İran geri adım atmıyor” diye değerlendireceğini düşünüyorum.

Yaptığım okumalardan edindiğim izlenim şudur… Bir.

Masaya oturması için İran’ı teşvik etmesini istiyorlar… İki.

Olası bir saldırı halinde tarafsız kalmasını bekliyorlar… Üç. 12 Gün Savaşı’nda Suriye ve Irak hava sahası kullanılmıştı.

Türkiye, Suriye’de karada ve havada -artık- çok faal.

Bunun kendileri için bir engel teşkil etmemesini istiyorlar.

Hedef İran değil aslında ÖZAY ŞENDİR 2025’in son dönemine dair rakamlara göre Çin, Venezuela’dan günde 300 bin ile 470 bin varil arası petrol ithalatı yapıyordu, şimdi ithalat durdu.

Haberin DevamıBuna karşın İran’dan alınan petrol günlük 1 milyon 350 bin varille, 2 milyon varil arasında değişiyor.

İstatistiklere göre son 3 ay içerisinde Çin’in İran’dan aldığı petrol rekor seviyeye ulaştı.

Ortaya çıkan manzara gayet açık aslında, ABD’nin farklı kıtalarda attığı adımların ortak noktası Çin’in enerji maliyetini yükseltmeyi amaçlıyor.

Çin, 2035 yılına kadar nükleer başlık sayısında ABD’yi yakalayacak.

Çin’in denize indirdiği 3. uçak gemisi Fujian ile kazandığı elektromanyetik fırlatma rampasıyla bu alanda ABD ile durumunu eşitledi.

ABD makamlarına göre 2035’e kadar Çin’in uçak gemisi sayısı 9’a çıkabilir ki şu an inşası süren Tip-004 büyüklük olarak ABD’nin Ford Sınıfı devasa uçak gemilerinden yüzde 20 daha büyük olacak.

Özetle ABD, attığı adımlarla Çin’in devasa enerji talebine darbe vurmaya, en azından katlandığı maliyeti arttırmaya çalışıyor.

Yani mesele Başkan Trump’ın ruh hali ile açıklanamayacak bir stratejiye dayanıyor…

İlgili Sitenin Haberleri