Haber Detayı
HDI Sigorta Genel Müdürü İşcan: Kasko omurgamız, sağlıkta hedef ilk 10
Türkiye’nin sigorta penetrasyonunun gelişim potansiyeline değinen HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, doğru ürün–doğru fiyatlama–güven temelli ilişki üçgeninin fırsat sunduğuna işaret etti. İşcan, 2026’da kasko tarafındaki güçlerini artıracaklarını, sağlıkta ise ilk 10’a girmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comTürkiye sigorta sektörünü ‘büyük ölçüde keşfedilmemiş bir pazar’ olarak nitelendiren HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, en önemli gündemlerinin sigorta bilinci ve penetrasyonu artırmak olduğunu söyledi.
İşcan, “Sigorta penetrasyonunun hâlâ gelişmiş ülkelerin gerisinde olması, doğru ürün–doğru fiyatlama–güven temelli ilişki üçgeninde önemli bir fırsat alanı yaratıyor. 2025 yılında yeni ürün lansmanlarımız artarken; araç satışlarındaki hareketliliğin etkisiyle kasko ve trafik branşlarında %7–8 seviyesinde adet büyümesi sağlandı, sağlık sigortalarında ise farklı gelir gruplarına hitap eden ürünlerle büyüme ivmesi güçlendirildi.
Bu çalışmaların bu yıl da devam etmesini bekliyoruz.
Sektör; ekonomik dalgalanmalar, regülasyon değişiklikleri, jeopolitik gelişmeler, iklim kaynaklı afetler ve siber tehditler gibi çok boyutlu risklerle karşı karşıya.
Bu tablo, özellikle kurumsal segmentte iş sürekliliği risklerine yönelik talebi artırırken; mühendislik, siber ve alacak sigortalarına olan ilgiyi de güçlendiriyor” dedi.
HDI Sigorta’nın 2026 yılına dair hedeflerini DÜNYA Gazetesi ile paylaşan İşcan, “Kasko HDI Sigorta’nın omurgası olmaya devam ediyor.
Sınırsız İMM gibi modellerle bu alandaki gücümüzü artırıyoruz.
Nakliyat branşında sektöre yön veren oyunculardan biri olmayı sürdüreceğiz.
Konut, Altın KOBİ, Sağlık ve Tarım ve branşlarında potansiyel görüyoruz.
Sağlık branşı da HDI Sigorta’nın stratejik büyüme alanlarından biri haline geldi.
Genişleyen network, hızlı teklif ekranları ve güçlü kampanyalarla sağlıkta kısa vadede ilk 10’u hedefliyoruz” diye konuştu.Dört adımda sürdürülebilir kârlılık Yüksek enflasyon ve sıkı para politikası, son dönemde şirket stratejilerimizi daha temkinli, disiplinli ve kısa vadeli riskleri gözeten bir çerçeveye taşıdığını işaret eden İşcan, özellikle fiyatlama, rezerv yeterliliği ve sermaye yönetimi alanlarında daha sık güncellenen varsayımlar ile hareket ettiklerini anlattı.
İşcan, 2026’da kârlılığı sürdürülebilir kılmak adına 4 temel adım planladıklarını kaydederek, bunları şöyle sıraladı: “İlk olarak ‘rasyonel fiyatlama’; enflasyonun ve paralel olarak yüksek faiz ortamının etkilerinin azalmasıyla birlikte daha teknik temelli, risk bazlı ve segmentasyon odaklı fiyatlama modelleri öne çıkacak.
İkincisi operasyonel verimlilik, dijitalleşme ve hasar süreçlerinde yalınlaşma yoluyla giderler kontrol altında tutacak maliyet yönetimi.
Bir diğer adımda ise sermaye yeterliliğini koruyan, sürdürülebilir ve güçlü sermaye yapısı sürdürülecek.
Son olarak ‘SEDDK ve sektör iş birliği’ başlığında trafik branşında yapısal sorunların çözümüne yönelik düzenleyici otorite ve sektör paydaşlarıyla ortak reform adımları desteklenecek.
Tüm bu unsurlar birlikte ele alındığında, kârlı büyüme ve güçlü sermaye yapısı ön planda olacak.”İşcan, enflasyonun düşüş trendine girmesi ve ekonominin daha stabil bir yapıya kavuşmasının, önümüzdeki dönemde daha öngörülebilir fiyatlama yapılmasına imkan sağlayacağını ifade ederek, “Ancak yumuşayan piyasa koşulları ve rekabetin artmasıyla birlikte, prim artış hızının yavaşlaması hasar/prim oranları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Bu nedenle teknik kârlılık açısından kısa vadede çok güçlü bir iyileşme beklentisi bulunmuyor.
Bu ortamda temel odak noktamız; enflasyon stabilizasyonunun da katkısıyla, etkin hasar yönetimi, doğru rezervleme ve portföy kalitesini koruyarak teknik sonuçları mümkün olan en optimum seviyede sürdürmek olacak” ifadelerini kullandı.Sigortacılığın iş modeli yeniden şekillenecek İklim değişikliği gibi riskler artık yalnızca teknik başlıklar değil, stratejik kararların merkezinde yer aldığına dikkat çeken İşcan, şunları söyledi: “Uzun vadede iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konuları, sigortacılığın iş modelini yeniden şekillendirecek.
İklim değişikliğinin finansal etkilerini daha doğru ölçümleyebilmek, sürdürülebilir sigortacılık modellerini hayata geçirmek ve makroekonomik belirsizliklere karşı sermaye yapısını güçlendirmek, önümüzdeki dönemde kritik öncelikler arasında yer alıyor.
HDI Sigorta olarak riskli konularda proaktif bir yaklaşım benimsiyoruz.
Özellikle yapay zekâ entegrasyonuyla süreçlerimizi yeniden tasarlıyor; otomasyon, veri güvenliği ve etik yönetişim alanlarında güçlü adımlar atıyoruz.
Böylece riskleri önceden öngörmekle kalmayıp, onlara karşı dayanıklılık geliştiriyoruz."Yapay zekâ destekli sahte hasar tespiti“Dijitalleşme artık sigorta sektörü için bir seçenek değil, oyunun kurallarını yeniden yazan bir zorunluluk” diyen İşcan, şunları kaydetti: “Biz HDI Sigorta olarak, trafik ve kasko gibi yüksek hacimli branşlarda gerçek zamanlı veri kaynaklarını kullanarak risk profillerini dinamik biçimde değerlendiriyoruz.
Dağıtım kanallarında ise dijitalleşme ‘acentelerin yerini almak’ değil, iş ortaklarımıza yeni bir güç kazandırmak anlamına geliyor.
Dijital yaklaşımımızı, dağıtım kanallarımızla entegre çalışan hibrit bir model üzerine kurduk.
Hasar yönetimi tarafında dijitalleşme en somut farkı yaratıyor.
Yapay zekâ destekli sahte hasar tespiti, görüntü işleme teknolojileriyle uzaktan ekspertiz ve mobil hasar bildirimleri gibi çözümler sayesinde işlem sürelerini önemli ölçüde kısaltırken, memnuniyet seviyesini de artırıyoruz” İşcan, sektörde acente kanalının payı geçen yıl %59 seviyesinde gerçekleşirken, HDI Sigorta’da bu oranın %85’e ulaştığı bilgisini verdi.