Haber Detayı

Doğru dış politika
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
04/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Doğru dış politika

İsrail’in, Ortadoğu’yu ABD eliyle yeniden şekillendirmek için Trump’a, Epstein şantajı yaptığı dahi konuşuluyor.

İsrail’in, Ortadoğu’yu ABD eliyle yeniden şekillendirmek için Trump ’a, Epstein şantajı yaptığı dahi konuşuluyor.

TÜRKİYE KİLİT ÜLKE Ortadoğu’da bu girişime karşı durabilecek tek ülke, Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Türkiye bir Ortadoğu devleti haline getirilmeden, bölgede emperyalizmin beklentisine uygun bir düzen kurulamaz.

Irak, Suriye ve Lübnan’da yaşananlar, ABD-İsrail’in İran planları, Türkiye’nin yalnızlaştırılarak Batı emperyalizminin projelerine engel olamayacak hatta onlara destek olacak şekle sokulmasına yönelik adımlardır.

HAKAN FİDAN DOĞRU SÖYLÜYOR Fidan ’ın, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştükten sonra “Türkiye’nin, İran’a yapılacak bir harekâta karşı olduğunu” ifade etmesi yerindedir.

Hedefin Türkiye olduğunu gördüğüne işaret etmektedir.

Bu sözler, Türkiye’nin, Irak ve Suriye’de, ABD ile İsrail’e destek olmasının yanlış olduğunun da itirafıdır.

Fidan’ın, Türkiye’nin İran’a bir harekâta hiçbir şekilde katılmayacağını, topraklarının ve ülkedeki NATOABD tesislerinin kullanılmasına izin vermeyeceğini söylememesi ise önemli bir eksikliktir. (Suudi Savunma Bakanı Prens Selman ’ın Washington’da söyledikleri kafa karıştırsa da) ABD’nin sözünden çıkmayan Suudi Arabistan ile özellikle Zengezur Anlaşması nedeniyle ABD ile iyi ilişkiler sürdüren Azerbaycan bile topraklarını kullandırmayacaklarını açıkladılar.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN-PAKİSTAN-MISIR TEMASLARI Hakan Fidan İran’a bir harekâta karşı olduğunu söylerken Türkiye’nin Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile işbirliği/ ittifak görüşmeleri yapması, bu amaçla Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır’a gideceğinin açıklanması, en azından zamanlama olarak doğru değildir.

Türkiye’nin, İran ile yakın ilişkilere sahip olmayan bu üç ülke ile yaptığı görüşmeler, İran tarafından, ona karşı bir cephe en azından onu dışlamak olarak algılanabilir.

Ortadoğu’da İsrail’e (ABD’ye) karşı bir ortaklık yapılacaksa İran’ın dışarıda bırakılması amaca terstir.

Bu girişimin, bu ülkelerin, İran dahil, birlikte Türkiye’ye davet edilerek gerçekleştirilmesi daha doğru olurdu.

Öte yandan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan birlikteliğinin, nükleer silahlara sahip Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki Stratejik Savunma Anlaşması (2025) nedeniyle de ABD ve İsrail’i huzursuz edeceği kuşkusuzdur.

TÜRKİYE ABD’Yİ ÖNLEMEYE ÇALIŞMALIDIR Türkiye’nin, ABD harekâtını önlemeye, sorunun görüşmeler yoluyla çözülmesini sağlamaya çalışması hatta bunu zorlaması doğrudur.

Bunu yaparken ABD’ye, İran’ın daha baştan teslim olması anlamına gelecek koşullar ileri sürmesinin, görüşmeleri anlamsız kılacağını hatırlatması; İsrail’in, varlığı bilinen ve Türkiye dahil tüm bölge ülkeleri için tehdit oluşturan nükleer silahlarına dikkat çekmesi gerekir.

Basına yansıyan ve Türkiye’nin İran’a, ABD petrol şirketlerinin İran petrol ve gaz yataklarının işletilmesine katılmalarına izin vermesini önerdiği haberi doğru ise bu ABD’nin Venezuela’ya zor kullanarak kabul ettirdiği çözümdür.

Fidan’ın sözleri ile de çelişmektedir.

İSRAİL AYAĞINI DENK ALMALIDIR Bakan Fidan’ın, basın toplantısındaki, “İsrail’in yayılmacı politikasını terk etmesi gerektiği” sözleri İsrail’e ciddi bir uyarıdır.

Hırsı aklını ve gücünü aşan İsrail, kurulduğu günden beri, Ortadoğu’da barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olmuştur.

İsrail, Roma döneminde Ortadoğu’dan kovulan Yahudilerin, bölgeye Osmanlı Devleti sayesinde dönebildiğini unutmamalı, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Büyük Kürdistan projesiyle bölmeye kalkışmamalıdır.

Türkiye’nin dostluğunu ve desteğini yitiren bir İsrail’in, gerileme dönemine girdiği görülen ABD’den yeterli destek alamazsa Ortadoğu’dan bir kez daha çıkarılması, olmayacak iş değildir.

GERÇEKLERİ GÖRMEK Dün Türkiye, Mısır ve Katar’ın, ABD ile İran’a, Türkiye’de buluşup aralarındaki sorunu görüşmeyi önerdikleri; Witkoff ile Arakçi’nin, 6 Şubat’ta Türkiye’de buluşacakları açıklandı.

Bu gelişme, Hakan Fidan’ın, yukarıda sözünü ettiğim açıklamalarındaki eksikliğin; Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan temaslarının İran’da yol açabileceği yanlış anlamaların farkına varıldığını gösteriyor.

Türkiye’nin durumu doğru değerlendirdiğine, kendisine yönelen tehdidi gördüğüne ve buna göre tutum aldığına işaret ediyor.

Uygulanması çok dikkat gerektiren bu politika doğrudur.

Son söz: Türkiye’nin, yakın geçmişte yaşadığı, Türkiye-Brezilya-İran Anlaşması deneyimini düşünerek olası bir ABD-İran anlaşmasında, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun, Türkiye’ye teslim edilmesini kabul etmemesi önemlidir

İlgili Sitenin Haberleri