Haber Detayı

Her yıl dünya genelinde 2 milyonun üzerinde kadın meme kanseri tanısı alıyor: Meme kanserinde ağrısız kitle yanılgısına dikkat
Sağlık cumhuriyet.com.tr
04/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Her yıl dünya genelinde 2 milyonun üzerinde kadın meme kanseri tanısı alıyor: Meme kanserinde ağrısız kitle yanılgısına dikkat

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında meme kanserine ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor. Ancak hastalıkla ilgili toplumda yaygın olan bazı yanlış inanışlar, erken tanı ve tedavinin önünde önemli bir engel oluşturuyor.

Cumhuriyet’e konuşan Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof.

Dr.

Bülent Çitgez, meme kanserinde sıkça karşılaşılan “ağrısız kitle” yanılgısına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. ‘HER AĞRISIZ KİTLE MASUM DEĞİL’ Meme kanserinin çoğu zaman ağrısız kitlelerle ortaya çıktığını belirten Çitgez, bu bilginin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak “Her ağrısız kitle masum değildir, ancak her ağrı da mutlaka kanser anlamına gelmez” dedi.

Meme cildinde çekinti, renk değişikliği, portakal kabuğu görünümü, meme ucundan kanlı akıntı gibi belirtilerin de meme kanserinin habercisi olabileceğini ifade eden Çitgez, bu bulguların çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi.

ERKEN TANININ ÖNÜNDEKİ ENGEL: ‘AĞRIM YOK’ Birçok kadının herhangi bir ağrı ya da rahatsızlık hissetmediği için meme muayenesini ihmal ettiğine dikkat çeken Çitgez, bu yaklaşımın erken teşhis açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti.

Meme kanserinin özellikle erken evrelerde belirgin bir ağrıya neden olmayabileceğini vurgulayan Çitgez, “Oysa erken dönemde saptanan meme kanseri, tedaviye çok daha olumlu yanıt verir.

Erken tanı yalnızca yaşam süresini uzatmaz, hastalığın yarattığı fiziksel ve psikolojik yükü de önemli ölçüde azaltır” ifadelerini kullandı. ‘TARAMALAR İHMAL EDİLMEMELİ’ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl dünya genelinde 2 milyonun üzerinde kadının meme kanseri tanısı aldığına değinen Çitgez, “Erken teşhis yöntemlerinin etkin kullanılması sayesinde meme kanserinde yüzde 90’lara varan tedavi başarısı elde edilebiliyor.

Bu nedenle farkındalık çalışmaları hayati önem taşıyor” diye konuştu.

Çitgez, kadınların kendi vücutlarını tanımaları ve düzenli kontrolleri ihmal etmemeleri gerektiğinin altını çizdi.

Çitgez, kadınlara şu önerilerde bulundu: “20 yaşından itibaren her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapılmalı, 40 yaş ve sonrasında yıllık mamografi taramaları ihmal edilmemeli, aile öyküsü ve genetik yatkınlık mutlaka göz önünde bulundurulmalı”.

Memede fark edilen herhangi bir anormallikte zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini vurgulayan Çitgez, kişisel tahminler veya “Nasıl olsa geçer” düşüncesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. ‘HER 8 KADINDAN BİRİ RİSK ALTINDA’ Türkiye’de her 8 kadından birinin hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşı karşıya kaldığına değinen Çitgez, “Bu çarpıcı istatistik, meme sağlığına yönelik düzenli kontrol alışkanlığının ve toplumsal bilincin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor” diye ekledi.

Meme kanserinin yalnızca bireyi değil, tüm aileyi etkileyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Çitgez, farkındalık kampanyalarının yaygınlaştırılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. ‘ERKEN MÜDAHALE UMUT DEMEK’ Sessiz ilerleyebilen meme kanserinin çoğu zaman fark edilmediği için tehlikeli bir hastalık haline gelebildiğini aktaran Çitgez, “ ‘Ağrım yok’ düşüncesiyle rehavete kapılmak, hayati bir fırsatın kaçırılması anlamına gelebilir.

Erken müdahale umut demektir” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri