Haber Detayı
Ankara’daki hesap Tahran’dan döndü
Ankara, ABD ve İran’ı diğer bölge ülkeleriyle birlikte müzakere masasına oturtmak isterken Tahran’dan bu formüle onay çıkmadı. İran, ABD ile müzakerelerin baş başa ve sadece nükleer başlıkla sınırlı olmasını istiyor; güvenliğini ve egemenliğini ilgilendiren konuları tartışmaya açmıyor.
ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve bölgedeki askeri yığınağı artarken Ankara, arabuluculuk önerisinde bulundu.
Ancak bu kez yeni bir format ile masada diğer bölge ülkelerinin de olması önerildi.
Bu formatı benimsemeyen İran ise İstanbul’da cuma günü yapılması planlanan görüşmeler yerine ABD ile baş başa Umman’ın başkenti Maskat’ta görüşmeyi tercih etti.
İran’ın bu kararında haklı gerekçeleri bulunuyor.
Katılımcıların ve müzakere konularının sınırlı olmasını isteyen Tahran yönetimi, aksi durumda nükleer başlığın yanında balistik füze çalışmalarının sınırlandırılması ve HAMAS ve Hizbullah gibi kuvvetlerle ilişkilerin sonlandırılması gibi kabul edilemez taleplerin de masaya getirileceğini değerlendiriyor.
Tahran’ın bu endişelerle İstanbul önerisini reddettiği, bunun yerine Maskat’ta ABD ile baş başa bir müzakereyi tercih ettiği bildiriliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin önümüzdeki günlerde bir araya gelmesi bekleniyor.
İRAN GÜVENLİĞİNİ VE EGEMENLİĞİNİ TARTIŞMAYA AÇMAYACAK Ankara’nın müzakere formülünde ABD ve İran’ın yanında masaya Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Umman ve Mısır da davet edilmişti.
Ancak bu ülkelerle birlikte masaya şu dört konunun gelmesi de muhtemeldi: Birincisi, nükleer tesislerin tamamen kapatılması.
İkincisi, şu ana kadar zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına çıkarılması.
Üçüncüsü, İsrail için tehdit olarak görülen İran’ın uzun menzilli balistik füzelerini savunma programından çıkarması.
Dördüncüsü ise, İran’ın HAMAS ve Hizbullah gibi sınır ötesindeki güçlere desteğini tamamen çekmesi.
İran ise Ankara’nın çoklu görüşme modelini reddetti.
İran’ın yukarıdaki başlıkların konuşulmasını doğru bulmadığı, ikili formatta yapılacak bir toplantıda sadece nükleer konunun çözülmesine odaklandığı belirtiliyor.
Tahran, kendi güvenliğini ve egemenliğini tartışmaya açacak herhangi bir pozisyonda olmak istemiyor.
İranlı bir kaynak da İran Hükümeti’nin müzakereleri yalnızca nükleer başlıklarla sınırlandırma isteğini teyit etti.
Aynı kaynak, Tahran Yönetimi’nin balistik füze programı ve bölgedeki “vekil güçler” gibi diğer ülkeler açısından öncelikli görülen konuların gündeme gelmesini istemediğini belirtti.
Nitekim İran’ın balistik füzelerinin İsrail’le 12 Gün Savaşı’nda ne kadar etkili olduğu biliniyor.
Bu kabiliyetin sınırlandırılması Netanyahu’nun en büyük isteği.
İran neden Umman’ı tercih etti? 12 Gün Savaşı öncesi ABD ve İran müzakerelerinden ortak bir noktaya varılmış ve anlaşmanın Umman’ın başkenti Maskat’ta imzalanması kararlaştırılmıştı.
İran’ın şimdi yeniden Umman’ı işaret etmesi de “görüşmelere kaldığı yerden devam” şeklinde yorumlanıyor.
Daha önceki müzakere heyetinde yer alan İranlı üst düzey diplomat, Aydınlık’a, İran ile ABD/İsrail arasındaki 12 Gün Savaşı’nın başladığı o anı şöyle anlatmıştı: “12 Haziran günü, saldırıdan bir gün önce ABD ile müzakereleri yürütmek için Oslo’daydık.
Norveç Başbakanı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Mısır Dışişleri Bakanı, Umman Dışişleri Bakanı, hepsi oradaydı.
Norveç Başbakanı, bizimle Bay Witkoff arasında arabuluculuk yapmaya çalışıyordu.
Ve saldırı başlamadan bir gün önce, bir anlaşmaya varmak için farklı yolları tartışıyorduk.
Bay Witkoff’un anlaşmayı imzalamak için Oslo’ya mı yoksa Muskat’a mı gelmesi gerektiğini tartışacak kadar ilerlemiştik.
Pazar günü Muskat’ta buluşmaya karar verdik, vedalaştık ve Tahran’a uçtuk.
Gece yarısı 01.00’de eve vardım. 03.00’te İsrailliler saldırıya başladı.
Bunun nedeni diplomasinin başarısız olması mıydı?
Hayır.” Ankara’nın planı Washington modeli İran’ın Umman tercihini açıklamasından önce Ankara, müzakerelerin Cuma günü İstanbul’da yapılması için hazırlık içerisindeydi.
Diplomasi ve güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Ankara, çok taraflı ve bölge merkezli yeni bir müzakere formatı üzerinde çalışıyordu.
Bunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı daha önce Washington’da Gazze için ABD Başkanı Donald Trump başkanlığında yapılan toplantıya benzer bir format olacağı öğrenildi.
Diplomatik kaynaklar, bunun uzun süredir devam eden klasik temasların ötesine geçen bir yöntem olduğunu vurguyarak, bu yeni denemenin başarıya ulaşması hâlinde bölgesel sorunların ele alınış biçiminde önemli bir eşik aşılabileceğini iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin son Türkiye ziyaretinde de İstanbul formülü kendisine aktarıldı.
Sürecin hayata geçmesi için başta İran olmak üzere iki tarafın iç izin ve prosedürlerini tamamlaması bekleniyordu.
Fakat, İran’dan bu öneriye olumsuz yanıt geldi.