Haber Detayı

Deprem sahasında ‘etki modeli’ doğdu
Sürdürülebilir dünya dunya.com
06/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Deprem sahasında ‘etki modeli’ doğdu

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında SosyalBen Vakfı, deprem bölgesinden planlı şekilde çekilirken geride ölçülmüş, belgelenmiş ve sürdürülebilir bir sosyal etki modeli bırakıyor. Hatay ve Adıyaman’da kurulan Beceri ve Yetenek Merkezleri, çocuklar için güvenli alan, aileler için dayanıklılık zemini, bölge için kalıcı bir sosyal iyileşme modeli yarattı.

Başak Nur GÖKÇAM6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçti.

Yıkımın boyutu hâlâ hafıza­larda, kayıpların ağırlığı hâlâ taze.

Ancak bu üç yıl, sadece fiziksel yeniden inşanın değil, sosyal iyileşmenin nasıl kuru­lacağına dair de bir sınav oldu.

Sahada yüzlerce proje, onlar­ca yapı, sayısız geçici çözüm görüldü.

Fakat çok azı kalıcı bir model üretebildi.Bu modellerden biri, Sos­yalBen Vakfı’nın Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirdiği Beceri ve Yetenek Merkezle­ri (BEYEM) oldu.

SosyalBen, deprem sonrası sahaya ‘yar­dım götüren bir yapı’ olarak değil, süreklilik kuran bir sos­yal sistem olarak girdi.Çocuk­ları yalnızca travmadan ko­rumayı değil, onları yeniden hayata bağlayan, özgüven ka­zandıran, sosyal ilişkilerini onaran, umut duygusunu ye­niden inşa eden bir alan oluş­turmayı hedefledi.

Bu mer­kezler, konteyner kentlerin arasında yalnızca birer atöl­ye alanı değil, çocuklar için güvenli alan, aileler için ne­fes alanı, bölge için ise sosyal dayanıklılık noktaları haline geldi.

Spor, sanat, yaratıcılık ve beceri temelli çalışmalar, çocukların sadece zaman ge­çirdiği değil, kendilerini yeni­den keşfettiği bir sürece dö­nüştü.Depremin kaotik orta­mında çocuklar için en kritik ihtiyaçlardan biri olan ‘rutin’ ve ‘aidiyet’ duygusu, bu mer­kezlerde yeniden kuruldu.

Üç yılın sonunda SosyalBen Vak­fı, deprem bölgesindeki saha çalışmalarını planlı biçimde tamamlama kararı aldı.

An­cak bu bir geri çekilme değil; model bırakarak çıkma süre­ci olarak tanımlanıyor.

Çünkü vakıf, sahadan yalnızca hikâ­yelerle değil, ölçülmüş sosyal etki verileriyle ayrılıyor.Uzun vadeli değer üretme kapasitesiUzman araştırmacılar ta­rafından yürütülen Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) çalış­ması, BEYEM modelinin ço­cuklar, aileler, gönüllüler ve özel sektör üzerindeki etkisi­ni çok paydaşlı bir yöntemle analiz etti.

Odak grup görüş­meleri, saha ziyaretleri, an­ketler ve yüz yüze mülakatlar­la yürütülen araştırma, mode­lin yalnızca afet bağlamında değil, uzun vadeli sosyal değer üretme kapasitesine sahip ol­duğunu ortaya koydu.Raporun en güçlü çıktıla­rından biri çocuklar üzerin­deki dönüşüm oldu.

Özgüven, duygusal dayanıklılık, sosyal­leşme, motivasyon, yaratıcılık ve umut alanlarında anlamlı gelişimler ölçüldü.

Çocukla­rın okulla bağlarının güçlen­mesi, ekran bağımlılığının azalması ve öğrendiklerini günlük hayata taşıması, mer­kezin pedagojik ve sosyal etkisi­nin somut gös­tergeleri olarak öne çıktı.Veliler açısın­dan tablo daha da çarpıcı.

Ebe­veynlerin tama­mı kuruma duy­dukları güveni açık biçimde ifa­de ediyor.

Bu gü­ven yalnızca fi­ziksel güvenlik­ten ibaret değil.

Çocuklarının iyi olma hâlinin sürekliliğine dair duyulan güveni de kap­sıyor.

Merkezler, aileler için yalnızca çocuklarını bırak­tıkları alanlar değil, duygusal olarak da güçlendikleri sosyal alanlar haline geliyor.Afet sahasında kurulan sürdürülebilir yapıBeceri ve Yetenek Merkez­leri, kısa vadeli saha projeleri­nin ötesine geçen bir kurum­sal yapı olarak inşa edildi.

Çok paydaşlı iş birlikleri, profes­yonel gönüllülük sistemi, uz­man içerik tasarımı ve ölçüle­bilir etki altyapısı, modelin en ayırt edici unsurları arasın­da yer aldı.

Bu yapı sayesinde merkezler, yalnızca deprem bölgesi için değil, farklı sos­yal kırılganlık alanlarında da uygulanabilir, çoğaltılabilir ve sürdürülebilir bir sosyal yatı­rım modeli haline geldi.“Bu modeli her bölgede çoğaltmaya hazırız”Rapora ilişkin değerlen­dirmede bulunan SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi Ece Çiftçi, “Bu rapor bizim için yalnızca bir sonuç belge­si değil, sahada kurduğumuz sistemin doğru çalıştığının somut kanıtı.

Doğru yatırım­la bu sistemin etkisinin yal­nızca çocuklarla sınırlı kal­madığını; velilerden genç gönüllülere, kurumlardan markalara uzanan çok kat­manlı bir dönüşüm yarattığı­nı görüyoruz.

Bugün deprem bölgesinden planlı şekilde çekilirken, bu modeli çocuk­ların iyi olma hâlini öncele­yen her bölgede çoğaltmaya hazırız” dedi.Depremin ardından böl­geye defalarca gitmiş bir ga­zeteci olarak şunu eklemek istiyorum. 6 Şubat deprem­lerinin üçüncü yılında artık sadece “ne kaybettik?” soru­sunu değil, “nasıl iyileşiyo­ruz?” sorusunu sormak ge­rekiyor.

SosyalBen Vakfı’nın sahadan çıkarken bıraktığı şey bir bina değil, ölçülmüş, belgelenmiş, sürdürülebilir ve çoğaltılabilir bir sosyal et­ki modeli.

Ve bu model, afet sonrası çalışmaların geçici yardımlar değil, kalıcı sosyal sistemler üzerinden kurgu­lanması gerektiğini açık bi­çimde gösteriyor.Deprem sonrası sosyal iyileşme modeliSosyalBen Vakfı’nın deprem bölgesinde kurduğu model, klasik afet müdahalesi anlayışından ayrışan bir yapı sundu.

Merkezler yalnızca çocuklara yönelik faaliyet alanları olarak değil, toplumsal iyileşmenin yeniden üretildiği sosyal alanlar olarak kurgulandı.

Güvenli alan yaklaşımı, süreklilik ilkesi ve çocuk merkezli tasarım modeli, merkezleri geçici projelerden ayıran temel unsur oldu.

Bu yapı, afet sonrası sosyal politikaların yalnızca ‘yardım’ değil, ‘toplumsal onarım’ perspektifiyle ele alınabileceğini gösteren yeni bir yaklaşım olarak öne çıktı.Her 1 birim yatırım 17,1 birim sosyal getiri ürettiGönüllüler ve özel sektör temsilcileri için ise süreç klasik ‘sosyal sorumluluk’ kalıplarının ötesine geçen bir deneyim sunuyor.

Profesyonel koordinasyon, sahadaki süreklilik ve kurulan bağ, gönüllülüğü geçici bir katkı olmaktan çıkarıp anlamlı bir sosyal yatırım pratiğine dönüştürüyor.

SROI raporunun ortaya koyduğu tablo, modelin yalnızca insani değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik perspektifinden de güçlü olduğunu gösteriyor.

Her 1 birim yatırım karşılığında 17,1 birim sosyal getiri üreten bu yapı, afet sonrası sosyal yatırımlar için örnek bir ölçeklenebilir model olarak öne çıkıyor.

İlgili Sitenin Haberleri