Haber Detayı
6 Şubat depremlerinin 3. yılında fiziki inşa ilerliyor: Bölgede kalıcı toparlanma hâlâ kırılgan
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçerken, bölge ekonomisi fiziki yeniden inşada önemli mesafe aldı ancak kalıcı toparlanma hâlâ kırılgan. Oda başkanları; istihdam kaybı, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve kredi geri ödemelerinin yarattığı baskıya dikkat çekiyor. Sanayi ve ticaretin sürdürülebilirliği için uzun vadeli, direnç odaklı ekonomi politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Nesrin KOÇASLAN- Güneş DOĞDU SOYLU-Recep Şenyurt6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, yalnızca büyük bir insani felaket değil; üretim, istihdam, ticaret ve lojistik zincirleri açısından da Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik kırılmalarından biri olarak kayda geçti.
Aradan geçen üç yıl, bölgede fiziki yeniden inşanın hızlandığını gösterse de, ekonomik toparlanma iller ve sektörler arasında farklı hızlarda ilerliyor.
Bugün deprem bölgesinin ortak gündemi; finansmana erişim, istihdamın sürdürülebilirliği ve üretim gücünün kalıcı biçimde yeniden tesis edilmesi.Ortak talep: Uzun vadeli, direnç odaklı ekonomi politikalarıDeprem bölgesindeki tüm oda başkanlarının ortaklaştığı nokta net: Kısa vadeli destekler hayatiydi, ancak kalıcı toparlanma için yeterli değil.
Finansmana erişimin kolaylaştırılması, teşviklerin uzatılması, istihdamı koruyan politikalar ve afet risklerini merkeze alan sanayi planlamaları olmadan ekonomik iyileşmenin tamamlanması mümkün görünmüyor.6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında bölge ekonomisi hâlâ ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Fiziki yaralar büyük ölçüde sarılırken, ekonomik ve sosyal toparlanma zamana yayılıyor.
Ancak sanayicilerin, esnafın ve çalışanların gösterdiği direnç, deprem bölgesinin yeniden güçlü bir üretim havzası olabileceğini gösteriyor.Fiziki hasar sınırlı, ekonomik sorumluluk büyükAdana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın depremde sınırlı fiziki hasar yaşamasına rağmen bölgesel ölçekte kritik bir ekonomik rol üstlendiğini vurguladı.
Depremin hemen ardından kentin bir lojistik merkez haline geldiğini belirten Kıvanç, sanayi tesislerinin depremzedelere açıldığını, yardımların bölgeye ulaştırılmasında Adana’nın kilit görev üstlendiğini ifade etti.
Kıvanç’a göre bu süreç, sanayinin yalnızca üretim değil, kriz dönemlerinde sosyal dayanıklılık açısından da stratejik bir unsur olduğunu gösterdi.
Ancak önümüzdeki dönemde esas hedef, afet risklerini gözeten sanayi planlaması ve daha dirençli bir ekonomik yapı oluşturmak.
Kıvanç, “Ekonomik dayanıklılık artık bir tercih değil, zorunluluk” vurgusuyla, sanayide uzun vadeli perspektifin önemine dikkat çekti.
Bölgesel dayanıklılığın ekonomik lokomotifi Gaziantep olduGaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında gelinen noktada, bölgenin büyük bir dayanıklılık sınavı verdiğini vurguladı.
Ünverdi, konut ihtiyacının karşılanması, üretim süreçlerinin yeniden işler hâle getirilmesi, ticaretin devamlılığı ve göçün önlenmesi başlıklarında son üç yılda önemli mesafe alındığını belirtti.
Küresel risklerin, ticaret zincirlerindeki kırılmaların ve iç piyasa koşullarının zorluğuna rağmen Gaziantep’in üretim, istihdam ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından bölgeye öncülük etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Ünverdi, imalat sanayine yönelik açıklanan 100 milyar TL’lik finansman paketinin reel sektör için kritik bir destek olduğunu dile getirdi.
Ünverdi, depremden çıkarılan derslerin ışığında, afetlere karşı önceden tedbir alınmasının ekonomik dayanıklılık açısından hayati önemde olduğunun altını çizdi.Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım ise 6 Şubat depremlerinin, fiziki yıkımın çok ötesinde; üretim, istihdam ve lojistik üzerinde Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik şoklarından birini yarattığını ifade etti.
Bu süreçte temel önceliğin üretimin durmaması ve ihracat bağlantılarının korunması olduğunu belirten Yıldırım, Gaziantep’in güçlü sanayi altyapısı ve dış pazarlara entegrasyonunu koruma becerisi sayesinde deprem bölgesi ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri hâline geldiğini söyledi. 2023’te yaşanan daralmaya rağmen 2024’te Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşen büyümenin, kentin hızlı toparlanma kapasitesini ortaya koyduğunu vurgulayan Yıldırım, afet risklerini gözeten, üretim ve istihdamı önceleyen uzun vadeli ve direnç odaklı kalkınma politikalarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu kaydetti.
İslahiye ve Nurdağı’nda toparlanma zaman alıyorİslahiye Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Türkmen, 6 Şubat’ın özellikle Nurdağı ve İslahiye’de derin yaralar açtığını hatırlattı.
Türkmen, depremin yalnızca fiziki değil, ekonomik ve sosyal açıdan da kalıcı etkiler bıraktığını vurguladı.
Barınma konusunda hızlı ve yerinde adımlar atıldığını ifade eden Türkmen’e göre, istihdam, finansa erişim ve ticari hayatın sürekliliği hâlâ ilçelerin en temel sorunları arasında yer alıyor.Türkmen, ilçe esnafı ve iş dünyasının henüz ödeme gücüne kavuşamadığını belirterek, KOSGEB kredi geri ödemelerinin silinmesi ya da ertelenmesi talebini dile getirdi.
Deprem sonrası toparlanmanın uzun yıllar alabileceğine dikkat çeken Türkmen, depremden etkilenen ilçeler için pozitif ayrımcılık içeren ekonomik politikaların zorunlu olduğunu ifade etti.
Adıyaman’ı inşaat ayakta tutuyor, sanayi zorlanıyorAdıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, şehir ekonomisinin hâlâ kırılgan olduğunu belirtti.
KOSGEB destekleri kapsamında 9 bini aşkın işletmenin kredi kullandığını hatırlatan Torunoğlu, bu desteklerin ilk aşamada hayati öneme sahip olduğunu ancak bugün geri ödeme sürecinin yeni bir baskı yarattığını söyledi.
Adıyaman’da birçok esnaf hâlâ konteynerlerde ticaret yaptığına dikkat çeken Torunoğlu, kalıcı iş yerlerine geçen işletmelerin ise yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Torunoğlu, ticaretin tam anlamıyla normale dönmeden kredi geri ödemelerinin başlamasının esnafı zorlayacağını vurguladı.Organize Sanayi Bölgesi’nde konfeksiyon sektörünün lokomotif konumda olduğunu belirten Torunoğlu, ancak küresel tekstil krizinin etkisiyle fabrikaların zorlandığını kaydetti.
Torunoğlu, inşaat sektörünün şu an için istihdamı ayakta tuttuğunu ancak bunun geçici olduğunu belirterek, sanayiye yönelik uzun vadeli teşvik paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kahramanmaraş, yıkımın ardından yapısal dönüşüme geçti Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu ise deprem sonrası süreci yalnızca bir toparlanma değil, aynı zamanda sanayide dönüşüm fırsatı olarak gördüklerini belirtti.
Kahramanmaraş, 2024’te 1,1 milyar doları aşan ihracatıyla Türkiye’nin 23’üncü büyük ihracatçı ili konumunu koruduğunu belirten Buluntu, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretimin, kentin sanayi politikalarının merkezinde yer aldığını kaydetti.
Son dönemde gündeme gelen TUSAŞ tarafından kentten kurulan KM Uzay ve Havacılık şirketinin yüksek teknoloji üretimine geçişin somut örneklerinden biri olarak gösterildiğini kaydeden Buluntu ayrıca kadın girişimciliğini destekleyen projelerin, ekonomik toparlanmanın sosyal boyutunu güçlendirdiğini vurguladı.
Malatya’da ticari hayat en ağır yarayı aldıMalatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya’nın ticari alanlarda depremden en ağır etkilenen illerin başında geldiğini ifade etti.
Bölgede 27 bin 500 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Sadıkoğlu, kentte yaklaşık 4 bin işletme hâlâ konteynerlerde faaliyet gösterdiğinin altını çizdi.Mücbir sebep halinin sona ermesi ve kredi geri ödemelerinin başlamasının işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydeden Sadıkoğlu’na yüksek faiz ortamının yatırım ve istihdamı neredeyse durma noktasına getirdiğinin altını çizdi.
Sadıkoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Deprem fabrikalara ciddi fiziksel zarar vermedi ama göç, istihdamı vurdu.
Deprem öncesi OSB’de 42 bin kişi çalışıyordu.
Bugün bu sayı 30 bine düştü.
Yeni açılan fabrika yok; aksine kapananlar var.
Fabrika sayısı 403’ten 377’ye geriledi.
En büyük sorunlardan biri arsa fiyatları.
Deprem öncesi dönüm fiyatı 200 bin TL iken bugün 2 milyon 500 bin TL seviyesinde.
Elazığ’da 300 bin, Adıyaman’da 600 bin, Kahramanmaraş’ta 750 bin TL.
Bu tabloyla yatırımcı Malatya’yı değil, çevre illeri tercih ediyor.”Sadıkoğlu, 6.
Bölge teşviklerinin uzatılmasının ve Malatya’nın planlanan sanayi koridorlarına dahil edilmesinin hayati önemde olduğunu vurguluyor.İskenderun’da liman ekonomisi yeniden kuruluyorİskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki onarımla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, asıl hedefin daha güçlü ve daha dirençli bir ekonomik yapı oluşturmak olduğunu vurguladı.
Yılmaz, kentte ortak beklentinin üretim kapasitesini artıran, istihdamı kalıcı biçimde güçlendiren ve afet risklerini gözeten yeni bir kalkınma modelinin hayata geçirilmesi yönünde şekillendiğini ifade etti.
Yeniden yapılanma sürecinin, sanayi ve ticaret altyapısının dayanıklılığını artıracak uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, İskenderun iş dünyasının bu dönüşüm sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.“Hatay’da inşa hızlandı, üretim ve istihdam zorlanıyor”Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremlerin, Türkiye’nin güneyinde yalnızca fiziksel yıkıma değil; ekonomik, sosyal ve demografik açıdan derin ve kalıcı etkilere yol açtığını vurguladı.
Çinçin, bu felaketten en ağır biçimde etkilenen illerin başında gelen Hatay’ın, sahip olduğu üretim kapasitesi, ticaret hacmi ve stratejik konumuna rağmen depremle birlikte çok yönlü bir kırılma yaşadığını ifade etti.Depremin ardından geçen üç yıllık süreçte Hatay’da bir yandan yoğun bir yeniden inşa faaliyeti yürütülürken, diğer yandan kentin ekonomik ve sosyal yapısını yeniden ayağa kaldırma mücadelesinin sürdüğünü belirten Çinçin, konut ve işyeri üretiminde önemli mesafeler alınmış olmasına rağmen üretim kapasitesinin deprem öncesi seviyelere tam olarak ulaşamadığını, istihdamın henüz istenilen ölçüde canlanmadığını ve kent yaşamının normalleşme sürecinin tamamlanamadığını dile getirdi.Çinçin’e göre deprem, Hatay ekonomisinin temel dinamiklerini oluşturan imalat sanayi, lojistik ve nakliye, tarım, ticaret ve hizmet sektörlerinde ciddi kayıplara yol açtı.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler; fiziki yıkımın yanı sıra iş gücü kaybı, finansmana erişim zorlukları ve talep daralması nedeniyle büyük bir baskı altında kaldı.
Deprem sonrası yaşanan yoğun göç hareketleri ise üretimde düşüşe, istihdamda azalmaya ve gelir kayıplarına neden olarak ekonomik toparlanmayı daha da zorlaştırdı.“Depremin ardından Gaziantep’te hayatı yeniden ayağa kaldırdık”Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Nurdağı ve İslahiye başta olmak üzere etkilenen tüm bölgelerde, kapsamlı bir iyileştirme ve yeniden inşa sürecini hayata geçirdiklerini söyledi.
Şahin, deprem sonrası süreçte altyapıdan tarıma, sosyal desteklerden ulaşıma kadar geniş bir alanda yaklaşık 2 milyar TL’lik yatırım ve destek sağlandığını vurguladı.Depremin ilk saatlerinden itibaren sahada olduklarını belirten Başkan Fatma Şahin, “Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği, barınma ihtiyacı ve temel hizmetlere erişimiydi.
Ardından üretimi, ticareti ve sosyal hayatı yeniden ayağa kaldıracak kalıcı adımları attık” dedi.
Bu kapsamda Nurdağı ve İslahiye’de barınma, altyapı, temizlik, gıda ve sosyal yardımlar için 1 milyar 938 milyon 956 bin 700 TL harcama yapıldığını ifade eden Şahin, ayrıca yaklaşık 500 milyon TL’lik sosyal destek sağlandığını kaydetti.TOKİ tarafından inşa edilen 13 bin 591 konut ve köy evinin altyapı çalışmalarının Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlandığını aktaran Şahin, Nurdağı’nda yeni terminal projesinin sürdüğünü, GASMEK’ler aracılığıyla iki ilçede 28 bin kişiye eğitim verildiğini söyledi.
Şahin, ekonomik hayatın canlandırılması için kurulan ticaret merkezlerinde 324 iş yerinin esnafa tahsis edildiğini belirtti.