Haber Detayı

Batı Asya’da yeni dönemin anahtarı: Bölgesel çözüm
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
07/02/2026 00:00 (5 saat önce)

Batı Asya’da yeni dönemin anahtarı: Bölgesel çözüm

Batı Asya’da yeni dönemin anahtarı: Bölgesel çözüm

Bölgemizin en önemli sorunlarından biri, bölge devletlerinin siyasetlerine de belli ölçülerde yön verebilen mezhepçilik.

Bugün İran’a yönelik ABD kuşatmasında da yine aynı fitnenin devreye sokulduğunu görüyoruz.

En başta Sünni-Şii ayrımı üzerine bina edilen nifak faaliyetinde, Şiiler ve Sünnilerin kendi içindeki ayrılıklar da kaşınıyor, derinleştiriliyor.

Mezhepçilik fesadıyla, bölge devletlerinin milli birliğini dinamitlemeyi, bölge devletleri ve halkları arasında nifak yaratmayı istiyorlar.

NİFAK FAALİYETİNE İMKÂN SAĞLAYAN ZEMİN Kuşkusuz bu faaliyeti yürütmeye uygun bir zeminin bulunması, onların işini kolaylaştırıyor.

Mezhepçiliğin, uzun bir tarihi geçmişe dayanan toplumsal bir tabanı var.

Bunun yanı sıra izlenen mezhepçi yönü baskın siyasetler, emperyalist merkezlere nifak faaliyeti için imkân sağlıyor.

Ayrıca bu tarihi ve toplumsal arka plandan da beslenen önemli bir sorun daha var: Bölge devletleri arasında, işbirliğini değil kısır rekabeti önceleyen ve kısa erimli fayda sağlamayı hedefleyen siyasetler de dışarıdan hegemonya dayatan emperyalistlere fırsat veriyor.

İRAN’DA TÜRKİYE, TÜRKİYE’DE İRAN KARŞITLIĞI KÖRÜKLENİYOR Günümüzde bu fesadı, ABD önderliğindeki Atlantik sistemi, İngiliz emperyalizminin iki yüz yıl öncesinden süzülüp gelen tecrübesine dayanarak bölgedeki tetikçisi İsrail ile birlikte yürütüyor.

Dünyada medya araçlarını, haber iletim ve dolaşım mekanizmalarını elinde tutan Atlantik sistemi, incelikli yöntemlerle bu operasyonu düzenliyor.

İran’da Türkiye’ye, Türkiye’de İran’a düşmanlık kışkırtmaya çalışıyorlar.

Aynı zamanda bu mekanizma vasıtasıyla her iki ülkede de Suudi Arabistan’a karşıtlık körükleniyor.

Kimi zaman Türk, Arap, ya da Fars milliyetçisi kılığında, kimi zaman laik ya da İslamcı kisvesinde zuhur eden görüş sahipleri, aynı amaca hizmet ediyor.

Açın sosyal medyayı, binlercesine her gün şahit olursunuz.

Türkiye’den de İran’dan da bilinçli ya da bilmeden bu ateşi körükleyerek aynı amaca hizmet eden “mezhepçi” görüşlere yaygın olarak rastlanıyor.

Bu, sadece iki ülke için değil bölge genelinde bir tuzağa düşmek anlamına gelir.

Çünkü bu yanlış görüşler, başta Suriye ve Irak ile Lübnan olmak üzere bölge çapında dalga dalga yayılan etkilere yol açar.

ÇABALARI BOŞUNA Fakat önemle belirtelim, sonuç olarak mezhepçiliğin zemininin zayıfladığı bir durum gelişmektedir.

İran’a yönelik son kuşatmada da ortaya çıktığı gibi bölge devletleri arasında galebe çalan eğilim, ayrılık değil güç birliği doğrultusundadır.

ABD’nin Körfez’deki üslerine ev sahipliği yapan ortakları dahil olmak üzere çok geniş bir cephenin, İsrail’in yayılmacılığına ve ABD’nin İran’a askeri müdahalesine karşı ortaklaştığı bir bölge tablosu ortaya çıkmış bulunuyor.

Geçmişte birbirlerine karşı ABD’nin desteğini sağlamayı esas alan siyasetler izleyen Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar gibi devletlerin bölgenin çıkarını koruma temelinde bir inisiyatif aldığı görülüyor.

Bu yeni bir durumdur ve önümüzdeki dönemdeki gelişmenin yönünü ortaya koymaktadır.

İlgili Sitenin Haberleri