Haber Detayı

İyi gelirse bizden, kötü gelirse havadan
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
07/02/2026 04:00 (7 saat önce)

İyi gelirse bizden, kötü gelirse havadan

Kötülük her zaman havadan gelmiyor ama bu ay havadan geldi.

Kötülük her zaman havadan gelmiyor ama bu ay havadan geldi.

Enflasyon artışından söz ediyoruz.

Ocak ayı enflasyonunun yüksek gelmesini Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek , gıda fiyatlarından kaynaklandığını belirtti, gıda fiyatlarının yüksek gelmesini de soğuk havaya bağladı.

Olabilir.

Her kış, sebze ve meyve fiyatlarının yüksek seyrettiği bilinmeyen bir şey değil.

Ama ondan önceki ayları ne yapacağız.?

Aralık ayı enflasyonu düşük geldiğinde ekonomi politikalarının nasıl da başarılı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Şimşek, ocak ayı enflasyonu için suçluyu buldu: Soğuk hava.

Anlayamadığımız şey, her yılın aralık ayında enflasyon, ne hikmetse aniden düşüyor ve yine ne hikmetse bir sonraki ay coşuyor.

Allah Allah bak sen şu işe!

Bu enflasyon denen canavar, emeklinin ve çalışanın düşmanı belli ki.

Aralık malum; asgari ücret, memur ve emeklinin zam oranlarının belirlendiği ay.

Sırf çalışanlar ve emekliler yüksek zam almasın diye bu enflasyon canavarı inadına aralık aylarında düşüveriyor.

Zaten bir tek aralık ayında düşüyor bu meret.

Diğer aylarda yerinden bile kıpırdamıyor.

Üstelik enflasyon hesaplama formülü ve belirleme kalemleri ile oynandığı, enflasyonu yüksek çıkaran TÜİK başkanları anında şutlandığı halde.

Kasım ayında da yüksek gelmişti enflasyon.

O zaman da kira ve özel okul ücretlerinin yüzünden dendi.

İyi de 2002’den beri iktidarda olan hükümet elinde TOKİ, Emlak Konut gibi devasa kurumları lüks konut yerine sosyal konut üretmeye zorlasaydı ya.

Özel okul ücretlerinin gerçekten akıllara ziyan oranda artmasına engel olmak kimin görevi?

Sonuçta arz talep meselesi.

Senin okullarında eğitim yerlerde sürünüyorsa insanlar evini arabasını satıp çocuklarını bu okullara göndermek zorunda kalıyor.

Konut sıkıntısı olunca da ev sahipleri emsal kiralara bakarak fiyat yükseltiyor.

Önceki aylarda yüksek enflasyonun sorumlusu marketlerdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllarca bu işin asıl sorumlusunun yüksek faiz olduğunu söyleyip durdu.

Faizi indirdik, enflasyon hortladı ve çift rakamlara çıktı.

Üstüne üstlük döviz kurunu da patlattı.

Dövizi tutabilene aşk olsun.

Bir gece yarısı kimin aklına geldiyse dahiyane bir çözüm buldular.

Kur korumalı mevduata geçildi.

Dövizi alan yaşadı ama Hazine’ye yük binince enflasyonun ateşi yine yükseldi.

Baktılar olmuyor, Mehmet Şimşek’i göreve getirdiler ve faizi yükselttiler.

Heyhat yine enflasyon düşmedi.

Bahane mi?

Ondan bol ne var. “Kör olası Putin Ukrayna’ya savaş açmasaydı enflasyon düşecekti.” “Canım deprem olduğu için enflasyon yükseldi.” “Asgari ücreti bu kadar yükseltmeyecektik azizim.

Bak gördün mü parayı kapan çarşı pazara koştu ve talep enflasyonunu patlattı.” “İklim değişikliği ve kuraklık yüzünden hep bunlar” Ne yapalım?

O zaman gelsin yağmur gibi vergiler...

Olmadıysa ücretleri ve emekli zamlarını ölmeyecek kadar düşük tutalım.

Yine olmadı.

Çözümün ne olduğu açık.

Yıllık enflasyon oranlarının seyrine baktığımızda görülüyor zaten.

Ne zaman ki başkanlık rejimine geçmişiz, enflasyon çift hanelere çıkmış.

Hukuk devleti olmayı bıraktığımız anda ise tut tutabilirsen.

Enflasyonun nedeni sizsiniz, hâlâ anlamadınız mı?

İlgili Sitenin Haberleri