Haber Detayı

ABD’DEN KABUL EDİLEMEZ DAYATMA! Vize için sosyal medya açılacak
Avrupa aydinlik.com.tr
08/02/2026 16:35 (2 saat önce)

ABD’DEN KABUL EDİLEMEZ DAYATMA! Vize için sosyal medya açılacak

ABD vize başvurusu yapanlara “tüm sosyal medya hesaplarını ‘herkese açık’ hale getireceksin” dayatmasında bulunuyor. Güvenlik gerekçesiyle sunulan bu uygulama, bireylerin düşünce, duygu ve ifade alanını zorla denetime açıyor.

ABD vizelerinde sosyal medya erişimi zorunlu oldu.

ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren F (öğrenci), M (mesleki eğitim), J (değişim programı) ile H-1B ve H-4 (çalışma vizesi ve aile bağımlı vizesi) başvurularıyla ilgili yeni bir duyuru yaptı.

Başvuru sahiplerinin tüm sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarının “herkese açık” olacak şekilde düzenlenmesi zorunluluğu getirildi.

Bu uygulama, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın (StateDepartment) genişletilmiş “online presence review” (çevrimiçi varlık incelemesi) politikasının bir parçası olarak yürürlüğe konmuş durumda.

Düzenleme, bireylerin dijital mahremiyetini ve ifade özgürlüğünü doğrudan etkiliyor.

BALRIUM Grup Başkan Vekili Avukat Yasemin Bal, söz konusu uygulamanın politik bir tercih olduğunu belirterek bunun kabul edilemez sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. ‘DEVLET, SINIRINI COĞRAFYADAN ZİHNE TAŞIYOR’ Avukat Yasemin Bal, uygulamanın klasik vize güvenliği anlayışını aştığını belirterek şunları söyledi: “Bu politika, artık devletlerin sadece nereye gittiğinizle değil, ne düşündüğünüzle, ne paylaştığınızla, neye tepki verdiğinizle ilgilendiğini gösteriyor.

Burada coğrafi sınırların ötesine geçiliyor; bireyin zihinsel, duygusal ve dijital alanına doğru bir genişleme var.

Devletlerin sınırları coğrafyalarıyla belirlidir.

Ama burada bireyin zihnine, ruhuna, kalbine, duygularına ve olayları yorumlama biçimine kadar uzanan bir müdahale söz konusu.” “Bütün sosyal medya içerikleriniz birçok bakımdan değerlendiriliyor.” diyen Bal, “Şiddetle ilişkilendirilebilecek içerik var mı?

Politik içeriklerinizdeki diliniz nedir?

Yorumlarınız, yanıtlarınız gözden geçiriliyor.

Beğenileriniz ve paylaşımlarınız inceleniyor.

Bu sadece kişisel verilerin ihlalinden bir adım daha öteye geçiyor.

Şöyle ki Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamındaki seyahat özgürlüğünüz, düşünce özgürlüğünüz bütün bunların aslında uygulamada kısıtlanması anlamına geliyor.” dedi.  ‘BU BİR GÜVENLİK TEDBİRİ DEĞİL, ÖNGÖRÜCÜ CEZALANDIRMA’ Sosyal medya incelemesinin masum bir kimlik doğrulama yöntemi olarak sunulamayacağını vurgulayan Bal, şu değerlendirmeyi yaptı: “ABD, sizi fiili bir suçtan dolayı değil, ileride suç işleyebileceğiniz varsayımıyla değerlendiriyor.

Bir risk skoru oluşturuluyor.

Beğenileriniz, yorumlarınız, etiketlendiğiniz içerikler üzerinden ‘potansiyel tehdit’ muamelesi görüyorsunuz.” Bal, bunun liberal demokrasiler açısından ciddi bir kırılma olduğuna dikkat çekerek, “Bu yaklaşım hukuki değil, politik bir tercihtir.

Masumiyet karinesini tersine çevirir.

İnsanlar henüz bir fiil işlemeden cezalandırılma ihtimaliyle karşı karşıya bırakılıyor.” dedi. ‘SOSYAL MEDYA ŞAHSİYET TAHLİLİNE DÖNÜŞTÜ’ Özellikle bazı meslek gruplarının örtük biçimde hedef alındığını belirten Bal, “Gazeteciyseniz, akademisyenseniz, hukukçuysanız, mühendis ya da araştırmacıysanız sosyal medya üzerinden ‘ciddiyet analizi’ yapılıyor.

Bu doğrudan bir şahsiyet tahlilidir.

Hukukta yeri yoktur.” görüşünde.

Bal’a göre bu, veri ihlalinin de ötesinde bir durum: “Bu artık kişisel verilerin korunması meselesi olmaktan çıkmıştır.

Kişinin kimliğine, duruşuna ve düşünce biçimine dair bir müdahaledir.

Üstelik bu müdahale ciddiyet üzerinden yapılmakla, kişinin hem kişisel hem mesleki onurunu da zedelemeye yöneliktir.” ‘HERKESE AÇIK HESAP, KÜRESEL BİR GÜVENLİK RİSKİDİR’ Uygulamanın bireyleri yalnızca ABD karşısında değil, küresel ölçekte de savunmasız bıraktığını ifade eden Bal, şu uyarıyı yaptı: “Siz ABD vizesi için hesaplarınızı açıyorsunuz ama o hesapları Çinli de görüyor, Rus da görüyor, Japon da.

Bu durumda sizin güvenliğinizi kim sağlıyor?

Paylaşılan içerikler karşıt düşüncede, karşıt yaklaşımdaki insanlarla bir çatışma, gerilim yaratabilir.

Filistin konusunda lehe veya aleyhe yapılan bir paylaşım, hesabınız herkese açıkken, sizi küresel bir düşmanlık çemberinin içine sokabilir.

Bu, bireyi bilerek ve isteyerek hedef haline getirmektir.

Yani bu bir insanı çırılçıplak meydana çıkartıp başına ne geleceğini bilemeyeceği bir noktaya taşımaktır” SİLMEK DE RİSK, SİLMEMEK DE “Sosyal medya inceleniyor, puanlama yapılıyor; fakat bu puanlamanın hangi kritere dayandığı belirsiz.” diyen Bal, içerik silmenin dahi başlı başına bir risk olarak değerlendirilebileceğini vurguladı.

Bal, “Örneğin ben Filistin'e veya İsrail’e destek verdim.

Silmedim bir dert, sildim başka bir dert.

Aynı zamanda yaptığınız bu paylaşım aksini düşünenler karşısında sizi hedef haline getiriyor.

Sizi çırılçıplak linç edilmeye hazır bir şekilde ortama koyuyor.” ULUSLARARASI HUKUKLA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMELERİYLE ÇELİŞİYOR Uygulamanın uluslararası hukukla açık bir gerilim içinde olduğunu belirten Bal, “Bu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 10. maddeleriyle, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 17. ve 19. maddeleriyle bağdaşmaz.

Kişisel veri ve ifade özgürlüğü haklarıyla doğrudan doğruya bu uygulama çelişiyor.” dedi.

Bal’a göre en büyük tehlike ise oto-sansür: “İnsanlar, ileride cezalandırılma ihtimali nedeniyle düşüncelerini daha baştan bastırıyor.

Bu, ifade özgürlüğünün fiilen ortadan kalkmasıdır.

Diyelim ki Amerika’ya yüksek lisans yapmaya gideceksiniz. ‘senin davranışlarını şimdiden yönlendiriyorum’ diyor. ‘Sen politik görüşünü, akademik tartışmanı, eleştirel ifadelerini önceden oto-sansüre tabi tutacaksın’ diyor. ‘Ben senin örtülü olarak ciddiyetini de sorguluyorum’ diyor.” BU BİR BİLGİ TOPLAMA DEĞİL, DAVRANIŞ YÖNLENDİRME POLİTİKASIDIR Son olarak sürece yönelik yapısal çözüm ancak devletlerarası ilişkilerle mümkün olabileceğini ama geçici çözüm önerisi getirilebileceğini paylaşan Bal, şunları söyledi: “Eğer gerçekten güvenlik amacı varsa, sosyal medya verileri yalnızca konsolosluğa kapalı devre sunulabilir.

Sosyal medya hesaplarınızın logları Amerikan Büyükelçiliği'ne verilebilir.

Herkese açık hale getirme zorunluluğu kabul edilemez.

Bu yapısal bir çözüm değildir.” Bal, uygulamanın insanlık ve hukuk tarihi açısından geriye gidiş olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Hukuk binlerce yıldır evrimleşti.

Bugün bireyin zihnine müdahale eden bu anlayış, hukuku yeniden tek hücreli bir varlık seviyesine indiriyor.

Bu, modern hukukla bağdaşmaz.

Yani bireyin hak ve özgürlüklerini yok sayan devletlerin coğrafi sınırlarının ötesinde zihin haritalarına müdahale ettiği bir hegemonyadan bahsediyoruz.

Yani Amerika Birleşik Devletleri bireylerin zihin haritalarına müdahale ediyor.”

İlgili Sitenin Haberleri