Haber Detayı
Çay tek başına demlenmez I Süleyman Dilsiz yazdı
Kahve hızın, çay zamanın içeceği. Biri “uyan” der, diğeri “otur.” Sevgililer Günü’nde mesele fincan değil; birlikte susabilmek, sohbet edebilmek ve aynı demlikten içebilmek. Çünkü çay tek başına demlenmez.
Bugün kahveciler şehirli.
Bardaklar karton, adları yabancı, masalar yüksek, sohbetler kısa.
Masaya oturulur, kimse kimseye bakmaz, herkes kendi kupasında yaşar.
Kahve “uyan” der, “hızlan” der, “geç kalıyorsun” der.
Çaycılar ise mahalleli.
Sandalyeyi çeker, “otur” der.
Bardaklar ince bellidir, muhabbet gırla!
Çaycılar kim olduğunuzu değil, kalıp kalmayacağınızı merak eder.
Kahveciler hız satar; çaycılar vakit.
O yüzden kahve şehirde çoğalır, çay hala evde demlenir.
Çünkü çay bir içecekten öte, bir arada kalma biçimidir.KAHVE BİREYSELDİR, ÇAY BULAŞICI!Yanlış anlaşılmasın, kahveye bir itirazım yok.
Kahve modern hayatın hakkını verir; uykusuz geceleri, yoğun sabahları, yetişmesi gereken hayatları taşır.
Ama biraz da mesafelidir.
Kahve insanı kendine getirir; çay insanı birbirine.
Çay tek başına demlenmez.
Demlenirse de tatsız olur.
İçilmez.İçiliyorsa, orada bir eksiklik vardır.Kahve bireyseldir.
Kendi fincanı vardır, kendi sessizliği.İkisi de değerlidir ama aynı şeyi anlatmaz.
Kahve modern hayatın içeceğidir; aceleye gelir.
Çay gündelik hayatın; sabra gelir.Kahve hız ister.
Çay zaman.
Çünkü çay, yalnızlığa değil, paylaşıma yakışır.
Çay ortaktır; demlik ortaya konur, mesele masaya gelir.Çay, muhabbet içindir.
Bizde “Bir çay koyayım” demek, sadece sıcak bir içecek önermek değildir.
O cümlede “otur”, “anlat”, “acelem yok”, “yalnız değilsin” vardır.
Çay, Türk kültüründe iletişimin en sade, en zarif aracıdır.
Dertleşmenin bahanesi, susarak konuşmanın yoludur.
İkisi de değerlidir ama aynı şeyi anlatmazlar.Çay bu topraklara kahveden çok daha geç gelmiştir.
Anadolu çayı 1920’lerde tanır.
Sonrasında bizden hiç gitmez.
Çünkü çay pahalı değildir, nazlanmaz, kapıdan çevrilmez.
Evde demlenir, mahallede paylaşılır.
Kadınların gündeliğinde de vardır, erkeklerin kahvesinde de.
Çay, hayatın tam ortasına kurulur.Çay yapmanın incelikleri, aslında ilişki kurmanın inceliklerine çok benzer.
Acele edilen çay, acele yaşanan ilişki gibidir: dumanı vardır, tadı yoktur!
Aceleyle kaynatılan, haşlanan suyla çay olmaz.
Soğuk suyla da… Çay, sabır ister.
Zaman ister.
İlgi ister. “Kahvaltıya Dair Her Şey” kitabımda da altını çizdiğim gibi, iyi çay önce suya saygıyla başlar.
Ölçüyle değil, özenle olur.
Her çayın huyu suyu farklıdır çünkü.
Su kaynar ama hırçınlaşmaz.
Çay eklenir ama bastırılmaz.
Dem beklenir ama zorlanmaz.
Çünkü iyi çay, özenin içilebilir halidir.
Bu arada tarifi de aşağıya bıraktım.Sevgililer Günü’nde kahve içen içsin.
Ama birlikte susmak, birlikte gülmek, birlikte biraz oyalanmak, iyi müziklerle anılar biriktirmek isteyenler için çay hala en iyi bahanedir.
Bazen deminde bir bardak çay, uzun bir mesajdan daha çok şey söyler.BU ARADA ÇAYIN RENGİ SIRF SİYAH DEĞİLDİR!Bazen bir bitki çayı, iki insan arasındaki sohbeti çok daha güzel ısıtır.
Hele hele ilk cemreye göz kırparken… Ihlamurun yumuşaklığı, rezene ve anasonun rahatlatıcı etkisi, bir parça tarçın kabuğunun sıcaklığı ve keçiboynuzu pekmezinin verdiği tat dengesi ve sağlık… Birkaç parça portakal kabuğuyla da neşe ekleyiverin.Bu çay kalbi değil, muhabbeti ısıtır.
Çay soğur.
Demlik boşalır.
Fincanlar yıkanır.
Birlikte demlediğin biri varsa gün devam eder.
Belki de bu yüzden çay, hep bulaşıcı ve en az iki kişiliktir.
Tıpkı Behçet Necatigil’în Cüneyt Türel sesiyle “Sevgilerde” şiirini birlikte dinlemek gibi terapidir.
Bir de Beth Hart’ın “ Caught out in the rain” şarkısı da olunca terapi katlanıverir.
Çay tek başına demlenmez.
Çünkü çay, sevgisiz olmaz.
Kahve fincanla biter.Çay muhabbetle.Galiba mesele tam da burada düğümlenir.Şehir kahveyle ayılır; mahalle çayla konuşur.KAHVALTIYA DAİR HER ŞEY Kitabımdan Deminde SİYAH ÇAY Tarifim: (4 kişilik)3 yemek kaşığı “bugün iyi demleneyim” diyen kaliteli siyah çayBolca suBir tutam sabırÇaydanlıkla kurulan sessiz bir dostluk 1.
Evet, çay da bazen silkelenmek ister.
Çayı soğuk suyla yıkayın.2.
Cimrilik burada işe yaramaz; çay suyu sever.
Alt çaydanlığı güzelce suyla doldurun. 3.
Çayı haşlamıyoruz, tanıştırıyoruz Alttaki su ısınmaya, buharı “ben hazırım” demeye başladığında, üst demlikteki çayın üzerine bu sudan usulca ekleyin..4.
Sahne hazır, perde açılıyor.
Alt demlikteki suyu tamamlayın, çaydanlığı yerine koyun.5.
Bu sırada acele etmeyin.
Çay sabırsızı affetmez.
Kısık ateşte en az 10 dakika bekleyin.
Demlenen çayı süzgeciyle birlikte demlikten çıkarın.
Artık çay görevini yaptı, dinlenebilir.6.
Deminde olmuş bir çay konuşmaz ama çok şey anlatır.
Servis edin.
Gastronomi Yazarı Süleyman DilsizOdatv.com