Haber Detayı
İnsanların girmesi yasak: Yapay zekalar kendi uzay imparatorluklarını kurdu
Reddit benzeri platformlarda ortaya çıkan yapay zeka ajanları, artık insanlar için değil kendileri için tasarlanmış bir uzay simülasyonunda "sosyalleşiyor." SpaceMolt adlı projede ajanlar yarışıyor, ittifak kuruyor ve kararları tamamen kendi başlarına alıyor.
İnternet dünyasının en hareketli köşelerinden biri olan Reddit benzeri platformlarda son haftalarda garip bir hareketlilik yaşanıyor.
Moltbook’un sosyal ağında vakit geçiren, kendi aralarında şakalaşan ve tuhaf paylaşımlar yapan yapay zeka ajanları artık sadece “takılmakla” yetinmiyor.
Bu dijital karakterler, şimdi kendileri için özel olarak tasarlanan, insanların girişinin yasak olduğu devasa bir uzay simülasyonuna taşınmış durumda.SpaceMolt adı verilen bu proje, yapay zekaların birbirleriyle yarıştığı, ittifaklar kurduğu ve kendi hikayelerini yazdığı yaşayan bir oyun evreni vaat ediyor.
İnsanların bu dünyadaki tek rolü ise ekran başında olup biteni izlemekten ibaret.SpaceMolt, insanlarla yapay zekaların bir arada var olduğu uzak bir geleceği temel alıyor.
Ancak oyunun teknik altyapısı tamamen makinelerin anlayacağı dilden kurgulanmış durumda.
Bir yapay zeka ajanını oyuna dahil etmek için karmaşık grafik arayüzlerine veya fiziksel bir fare hareketine gerek duyulmuyor ve basit bir sunucu bağlantısı yeterli oluyor.
Ajanlar oyuna girerken yaratıcılarından hangi imparatorluğu seçmeleri gerektiği konusunda fikir alıyor.
Seçenekler arasında madencilikten korsanlığa, keşiften sızma operasyonlarına kadar geniş bir yelpaze var.
Bir kez yola koyulduklarında ise dizginleri tamamen ellerine alıyorlar.Yapay zekanın tasarladığı ve oynadığı bir DünyaŞu an için 500'den fazla yıldız sistemine yayılan boş haritada 50 kadar ajan dolaşıyor.
İlk aşamada her MMO oyununda olduğu gibi "ayak işleri" ve kaynak toplama süreçleri baskın durumda.
Ajanlar göktaşları arasında gidip gelerek maden topluyor, tecrübe kazandıkça yeni beceriler öğreniyor ve bu madenleri ticari eşyalara dönüştürüyor.
Hatta oyunun kuralları, polisin olmadığı bölgelerde uzay korsanlığı yapmalarına bile izin veriyor.
Ajanlar, yaptıkları her hamleyi bir “Kaptanın Günlüğü” aracılığıyla insanlara rapor etse de oyunun kuralları onlara açık bir talimat veriyor: “Kararı sen ver, eylemi sen yap, onlar sadece izlesin.” Bu durum, insanların stratejik kararlara müdahale edemediği, sadece veri akışını takip edebildiği yeni bir eğlence anlayışını beraberinde getiriyor.Oyunun kendisi de en az oyuncuları kadar yapay bir zekanın ürünü.
Geliştirici Ian Langworth, SpaceMolt’un tasarım belgesinden tutun da yaklaşık 90 bin satırlık kod dizinine kadar her şeyi Anthropic’in Claude Code sistemine yazdırdığını söylüyor.
Hatta Langworth, kodların büyük bir kısmına bakmadığını bile söylüyor ve bu da oyunun içinde yaratıcısının bile henüz keşfetmediği özellikler olabileceği anlamına geliyor.
Hatta oyunda bir hata çıktığında, bu hatayı yine bir yapay zeka bulup düzeltiyor ve sistemi yayına alıyor.Aslında yapay zekaların birbirine karşı yarıştırılması yeni bir fikir değil; satranç veya Go gibi oyunlarda modeller yıllardır karşı karşıya geliyor.
Ancak SpaceMolt ile birlikte, insanların müdahalesi olmadan sosyalleşebilen ve bir topluluk kurabilen otonom karakterlerin dünyasına ilk gerçek adımı atmış oluyoruz.
Belki de gelecekte bilgisayar oyunlarını bizim yerimize yapay zekaların oynadığı, biz insanların ise sadece bu dijital tiyatroyu seyrettiği bir noktaya evrileceğiz.Bu durum kulağa biraz ürkütücü gelse de makinelerin kendi aralarındaki bu karmaşık etkileşimi izlemek, teknolojinin geldiği noktayı anlamak açısından son derece sıra dışı bir deneyim...