Haber Detayı

Irak’ta hükûmeti belirleyecek asıl etken
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
12/02/2026 00:00 (8 saat önce)

Irak’ta hükûmeti belirleyecek asıl etken

Irak’ta hükûmeti belirleyecek asıl etken

Irak’ta 11 Kasım 2025’te yapılan genel seçimlerin ardından hükûmet henüz kurulamadı.

Hükümetin hangi kesimlere dayanarak kurulacağı, Irak’ın kendi iç meselesi olmanın ötesinde bölgesel ve küresel ölçekteki güç mücadelesinin bir parçası olarak önem taşıyor. 17 Kasım’da açıklanan resmî sonuçlara göre, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’in lideri olduğu “İmar ve Kalkınma Koalisyonu” birinci olurken, ikinciliği Eski Meclis Başkanı Muhammed Halbusi’nin lideri olduğu Takaddüm Partisi, üçüncülüğü de Eski Başbakanlardan Nuri el-Maliki’nin Kanun Devleti Koalisyonu elde etti.

Şii Asayib Ehlilhak Hareketi ise dördüncülüğe yükseldi.

Bu sonuçlara göre Şii grupların oluşturduğu Koordinasyon Çerçevesi Meclis’teki en büyük grubun sahibi oldu ve 24 Ocak’ta grubun başbakan adayının Nuri el-Maliki olduğu duyuruldu.

Irak içinde ve uluslararası alanda tartışmalar bundan sonra yoğunlaştı.

Maliki’ye Sünni grupların yanı sıra Barzanilerden de destek geldi.

İlginç bir nokta ise şu: Aralarında İran’a diğerlerinden daha yakın olanların da olduğu bazı Şii gruplar, Maliki’nin adaylığına itiraz etti.

Bu, meseleyi daha karmaşık hale getirdi.

Maliki’nin başbakan adaylığına ABD Başkanı Trump ise Irak’a yönelik yaptırım uygulama sopasını göstererek açıkça karşı çıktı.

IRAKLI ŞİİLER VE İRAN Maliki’nin başbakan adaylığı ve genel olarak Irak’ta hükûmetin kuruluşunda farklı kesimlerin temsili, daha çok Irak üzerindeki ABD ile İran arasındaki güç mücadelesi açısından değerlendiriliyor.

Bu yanlış değil.

Fakat bu tahlillerde çoğunlukla en önemli sorun, Şii grupların duruşuyla İran’ın konumlanışını tümüyle aynı gören yüzeysel bir yaklaşımın olması.

Şii gruplar arasında Maliki’nin adaylığı konusunda da ortaya çıktığı gibi iç siyasi meselelerde olduğu kadar uluslararası alanda da her zaman tam bir uyum olmayabiliyor.

İkincisi, Irak’taki Şii grupların hepsini, emir komuta zinciri altında İran’a bağlı olarak değerlendirmek doğru değil.

İran’ın Irak’ta ya da bölge genelinde kendi milli güvenlik önceliklerine göre belirlediği siyasetlerin Irak’ın çıkarlarıyla çeliştiği durumlar doğal olarak olabiliyor.

Bu durumda, Iraklı Şii grupların önünde iki seçenek ortaya çıkıyor.

Geçmiş dönemde yaygın bir şekilde etkili olan mezhep dayanışması eksenli bir tutum almak ya da Irak’ın önceliklerine göre siyasetler uygulamak.

Şii gruplar içinde alttan alta süren bu konudaki tartışmanın özellikle son 10 yılda giderek derinleştiği görülüyor.

YENİ KUVVET DENGESİ VE BÖLGESEL İRADE Birçok yorumcuya göre, ABD’nin, tartışmaya doğrudan katılmasıyla, Maliki başbakanlık şansını yitirdi.

Fakat buna karşın, bunun tersini savunanlar da var.

Maliki de dış güçlerin isteğiyle çekilmeyeceğini ancak Koordinasyon Çerçevesi’nin bu yönde bir kararı olursa adaylıktan vazgeçeceğini açıkladı.

Irak’taki hükümetin nasıl kurulacağını değerlendirirken, bölgede oluşan yeni kuvvet dengesini göz önünde bulundurmak gerekiyor. 2017’de ABD içindeki bir kanatla birlikte İsrail’in tertiplediği “bağımsız Kürdistan” girişimi, bölge ülkelerinin ortak iradesiyle püskürtülmüştü.

Bugün, arkasındaki dinamiklerin aynı olduğu irade, ABD’nin Suriye’yi parçalama operasyonunu da sona erdirdi. 2003 yılındaki Amerikan işgalinden sonra kışkırtılan mezhep çatışmalarında binlerce insanını kaybeden Irak’ta gelişen ana eğilimin ise Iraklılık bilinci olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar ABD’nin işgalden sonra yapılandırdığı güç paylaşımı modeline göre siyasi gruplar mezhep eksenli olarak şekillense de Maliki başbakan olsun ya da olmasın yeni hükûmetin nasıl oluşturulacağını belirleyen esas etken bu olacak.

İlgili Sitenin Haberleri