Haber Detayı
Turizm sezonu sorunlarla başlıyor! Vasıflı işçiler gidiyor ithal işçiler geliyor
Yeni turizm sezonu yaklaşıyor. Kışın işsizliğe, yazın güvencesizliğe mahkûm edilen turizm emekçilerini yine zor günler bekliyor. Turizm Çalışanları Derneği Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, turizmde asıl sorunun otel sayısı değil, hızla tükenen insan kaynağı olduğunu vurguladı.
Turizmin başkenti Antalya’da sezonun açılmasına sayılı günler kaldı.
Eylül ayından mart ayına kadar işsiz ve güvencesiz kalan turizm emekçileri ise sezonu borç sarmalı içinde karşılıyor.
Turizm Çalışanları Derneği Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, “İşçiler, eylül ve ekim ayından itibaren işsiz kaldılar ve güvencesiz kaldılar, işsizlik sigortasından da para alamadılar.
Herhangi bir iş imkânı da bulamadılar.” dedi.
Mustafa Yahyaoğlu, sektörün devasa tesislere ve doğal zenginliklere sahip olmasına rağmen insan kaynağını yönetme konusunda sınıfta kaldığını belirtti.
Yeni sezonun eski sorunlarla geleceğini belirten Yahyaoğlu, kalifiye elemanların daha iyi maaş için yurt dışına gittiğini, vasıfsız işçilerin de ucuz diye ithal edildiğini belirtti.
ASYA VE AFRİKA’DAN UCUZ EMEK GELİYOR Yahyaoğlu şöyle konuştu: “Yine hep bir ağızdan, ‘Kalifiye eleman bulamıyoruz!’ diyecekler.
Kalifiye elemanlar Avrupa’ya, Arabistan’a, dünyanın birçok noktasına iş için gidecekler.
Türkiye’de çalışanlar, ortalama 30-35 bin lira, en fazla 45-50 bin lira ücret alacaklar.
Yurt dışına açılanlar, aynı işi yapmak için 2 bin 500 dolar, 3 bin 500 avro gibi ücretler alacaklar. 10 milyon genç işsizin, milyonlarca üniversite mezunu işsizin olduğu ülkemizde, daha ucuza çalıştırabilmek için Asya’dan, Afrika’dan en az 10-12 ülkeden işçi ithal edeceğiz.
Nitelikli emekçileri ihraç edip, vasıfsız işçi ithal ederek, turizm olanaklarımızı da heba etmeye devam edeceğiz.” 7 milyon turizm işçisine ihtiyaç olduğunu ifade eden Yahyaoğlu, “Peki o işçiler için ne gibi bir çabanız var?
Elinizdeki kalifiye personeli kaçırdığınızı söylüyoruz.
Bırakın yenisini yetiştirmeyi, kendini yetiştirmiş elemanlar da sektörden dışlanıyor.
Üniversite mezunu genç işsizlerin olduğu ülkede, bizden geri kalmış ülkelerden vasıfsız işçi ithal ediyoruz.
Çünkü emeği ucuzlatacağız!” ifadelerini kullandı.
NİTELİKLİ TURİZM UCUZ EMEKLE OLMAZ Yahyaoğlu, turizm gelirlerinin dar bir çevre arasında paylaşıldığını, halkın ve esnafın bu pastadan aldığı payın giderek küçüldüğünü belirtti.
Yahyaoğlu’na göre nitelikli turizm, ucuz emekle değil, hizmetle, korunmuş kaynaklarla ve emeğin karşılığını aldığı bir düzenle mümkün.
Yahyaoğlu, şöyle devam etti: “İşçimize moral ve verimli şartlar sağlamalıyız.
Elimizdeki kaynakların kıymetini bilmemiz lazım, gençliğimizin, insanlarımızın kıymetini bilmemiz lazım.
Kimsenin milli serveti heba etmeye, kendi cebimi dolduracağım demeye hakkı yok. “120 milyon turist hedefleniyorsa ki mümkün, milyonlarca daha turizm işçisine ihtiyaç olacak demektir.
Kaliteli turizm, genç işsizliğe çözüm olabilir, turizm kaliteli yapılabilir, doğal ve kültürel zenginlikler azami korunabilir.
İşçisine, çarşısına, herkese yararlı turizm yapılabilir.
Halksız turizm olmaz.” Ülkemiz talan alanı haline gelmiş Yahyaoğlu: “Milli servetimiz olan doğamızı, denizimizi, havamızı, tarihi ve kültürel zenginliğimizi kullanıyorlar ve tüketiyorlar.
Misafir sayısında dünya altıncısı olan ülkemiz, turizm gelirlerinde dünya on yedinciliğinde.
Deniz, kum, güneş, herşey dahil, ucuz turizm milyonlarca turisti ülkemize çekiyor.
Ancak sahillerimiz betona boğuldu, denizlerimiz kirleniyor, doğamız talan ediliyor.
Milyonlarca turist, atıklarını bırakıp gidiyor.
Ülkemize, halka, işçilere, esnafa faydası olmayan bir tüketim çılgınlığı var.
Ülkemiz, ülkesinin sorunlarına sırtını dönmüş, turizm yaptığını iddia eden kişilerin talan alanı haline dönmüş.”