Haber Detayı

Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
15/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

KORKU NE?

Emre Kongar’a Korkma, sev bayağı sözcükleri, kâğıt çiçekleri, taşbasmalarını, aç bütün pencereleri ya deniz göreceksin ya dağlar ya da ova, korkma sağır duvarlardan asker çantasından polis palaskasından, hergün bir başka yanını vursalar da eksilmeyeceksin, kim çalarsa çalsın aç kapını, korkma, bu aşkla, bu gülüşle, bu yürekle, ya sonsuz bir deniz bulacaksın karşında ya da bir ay en olgun çağında.

Haberler: bir yanımızın daha vurulduğunu söylüyorlar; bak akıyor, kanıyor her şey, büyüyor onları boğacak olan kan.

Özdemir İnce Karlovassi, Sisam Adası, 31.8.1978 *** Emperyalizm ve Faşizm, el ele, kol kola, Hukuk ve Adalet, Bilim ve Sanat, Bağımsızlık ve Özgürlük düşmanlığı yaparak, bunları savunanları baskılayarak ve hatta katlederek ülkemizi bu noktaya getirdi!

Ama ne Hukuk ve Adalet, ne Bilim ve Sanat, ne Bağımsızlık ve Özgürlük mücadelesi yok olur ne de bunları savunanlar: Çünkü bu değerler insanlık değerleridir...

İnsanlığı var eden, geliştiren değerlerdir...

Bu nedenle, bu değerler de, onları savunanlar da yok edilemezler! *** Türkiye, 12 Mart 1971 Askeri Darbesi ile, “1961 Anayasası’na karşı olan” Emperyalizmin ve Faşizmin boyunduruğuna sokuldu ve zorla bugünlere getirildi.

Ülkemizin, aydın katliamı ile “1961 Anayasası” nı tümüyle yok edecek olan 12 Eylül 1980 Askeri Darbesine sürüklendiği günlerde, Doç.

Dr.

Bedrettin Cömert de katledilmişti.

Bedrettin katledildikten sonra, danışmanlığını yapmakta olduğum Başbakan Ecevit ’in özel emriyle çok sıkı, bunaltıcı bir koruma altına alınmıştım.

Ortak dostumuz olan büyük şair ve yazar filozof Özdemir İnce ile dertleşirken bu sıkı korumadan yakınmış ve “Dönem o kadar kötü ki, evimin kapısını bile açmaya korkuyorum” demiştim.

İşte Özdemir’in KORKU NE? adlı yapıtı, benim bu sözlerim üzerine, Bedrettin’in katledilmesiyle, dönemin koşullarını vurgulamak ve yaşama sevincimin sönüşünü engellemek amacıyla yazılmış çok anlamlı bir şiirdi.

Türkiye’nin siyasal içerikli sanat ve edebiyatına büyük katkısı olan bu şiirin toplumsal etkisini bilmem ama benim kişiliğime, yaşama sevincime, adalet, bilim ve özgürlük mücadeleme unutulmaz bir katkı yaptığı kesindir!

Şiirin beni en çok etkileyen dizeleri şunlardı: “hergün bir yanını vursalar da/ eksilmeyeceksin/ kim çalarsa çalsın aç kapını/ korkma/ bu aşkla, bu gülüşle, bu yürekle,/ ya sonsuz bir deniz göreceksin karşında/ ya da bir ay en olgun çağında.” Özdemir İnce , 21 Ocak 2001 günü Hürriyet’in Pazar ekinde, yazdığı bir yazıda bu şiirden öyle söz etmişti: “31.8.1978 tarihinde, Sisam Adası’nın Karlovassi kasabasında ‘KORKU NE?’ adlı bir şiir yazmış ve Emre Kongar’a adamıştım.

Şiirde yer alan ‘ Korkma sağır duvarlardan/ asker çantasından/ polis palaskasından’ dizeleri, bu kez ırkçı çevrelerin diline düşmüştü.

TRT televizyonunda önemli bir göreve getirildiğim zaman, ırkçı-mukaddesatçı bir gazetede ‘Televizyon sola teslim edildi’ diye manşet atıp bu dizeleri örnek göstermişlerdi.” Çok bunaldığım, sıkıldığım zamanlarda, örneğin Prof.

Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Prof.

Dr.

Ahmet Taner Kışlalı öldürüldüklerinde, İlhan Selçuk gözaltına alındığında ve öldüğünde, gözlerim yaşararak yeniden okuduğum (ve şimdi bu yazıyı yazarken yine gözlerimin yaşardığı) şiirin, Özdemir ’in daktilosundan çıkmış, imzalı orijinal kopyası hâlâ duvarımda asılı duruyor. *** Hukuk ve Adaleti, Bilim ve Sanatı, Bağımsızlık ve Özgürlüğü savunurken katledilenleri, hapse atılanları ve parmaklıklar arkasında yaşayanları unutmadık, unutmayacağız!

İlgili Sitenin Haberleri