Haber Detayı
Trump seçimleri mi çalacak
Son günlerde Amerika’da en ateşli mesele bu olabilir...
Epstein değil.
İran değil.
Hayır, gümrük vergileri değil.Seçimlerde kimlik ibrazı zorunluluğu meselesi.Ve buna karşılık ortaya atılan “Trump ara seçimlerde hile yapacak” iddiaları.*Şimdi mesele şu...Amerika’da seçimlerde oy kullanmak için zaten “vatandaşlık” şartı var.Fakat mevcut sistemde birçok eyalette sadece “Vatandaşım” beyanı yeterli sayılıyor; pasaport veya doğum belgesi gibi fiziksel bir kanıt sunma zorunluluğu yok.Trump bir yasa istiyor.Adı da SAVE Yasası, yani “Amerikan Seçme Uygunluğunu Koruma Yasası”.Maksat şu...
Oy kullanmak istiyorsan, Amerikan vatandaşı olduğunu fiziksel belgeyle kanıtla.Temsilciler Meclisi’nden geçti.
Peki Senato?
İmkansıza yakın.*Trump tarafı diyor ki...Sınırlar kevgire döndü, milyonlarca kaçak göçmen oy kullanarak seçimleri çalacak.Bu yüzden vatandaşlık kanıtlamak zorunlu olsun, seçim güvenliği sağlansın.*Demokratlar diyor ki...Zaten kaçakların oy kullanması yasak ve bu çok nadir görülen bir durum.Kimlik zorunluluğu, evrakı eksik olan yoksul seçmeni ve azınlıkları sandıktan uzaklaştırmak için kurulan bir tuzaktır.*Türkiye’de bunu okuyorsanız şöyle diyorsunuzdur...E bundan doğal ne var?
Trump haklı.*Fark şu...Bizde devletin tek bir veri tabanı var.
Doğduğumuz an sisteme düşüyoruz.
Kapı gibi çipli kimlik de cebimizde.Sandığa gidince görevli T.C. kimlik numaramızı görüp “Tamam” diyor.Peki Amerika’da nasıl?Merkezi nüfus müdürlüğü yok.
Kimlik diye bir şey de yok.Amerika’da kimlik eşittir ehliyet.Ama SAVE yasası geçerse oy kullanmak için ehliyet de yeterli görülmeyecek.*E o zaman nasıl kanıtlayacak bu insanlar vatandaş olduğunu kardeşim?Ya pasaport gösterecek ya da doğum belgesi.
Doğum belgesindeki soyisim de ehliyetteki soyisimle eşleşmek zorunda olacak.- Amerika’da yaklaşık 150 milyon kişinin pasaportu yok.- 20 ila 40 milyon arasında kişinin doğum belgesi kayıp.- 70 milyon civarında evli kadının doğum belgesi soyismiyle şimdiki soyismi farklı.*Peki, Trump’ın derdi ne?Aslında bir taşla iki kuş vuruyor.1.
Yasa geçerse, evrakı eksik olan milyonlarca yoksul ve Demokrat seçmen daha sandığa gitmeden elenecek.2.
Yasa geçmezse elinde kapı gibi “Seçimde hile yapıldı, seçimi kaçak göçmenlerle çaldılar” bahanesi hazır.Fakat Trump işi öyle bir noktaya getirdi ki; ‘Kongre onaylamasa da bu iş uygulanacak’ diyor.Yani mesele artık sadece bir yasa tartışması değil, Amerika’nın göbeğinde saatli bomba gibi bekleyen bir anayasa krizi.Sandıktan ne çıkacak dersiniz?Şu an için kaostan başka bir sonuç görünmüyor.
BORSA 50 BİNİ GEÇMİŞ SEN NE ANLATIYORSUN ADALET Bakanı Pam Bondi bu hafta Kongre’ye Epstein sapığı ile ilgili ifade vermeye geldi.Daha doğrusu Epstein hakkında tüm soruları kavga ederek cevaplamamaya geldi desek yeridir.Bağırma, çağırma, kavga, dövüş ne ararsanız vardı.*Bondi’nin verdiği cevaplar karikatür seviyesindeydi.Öyle ki...
Bondi’nin hali komedi malzemesi oldu.Yalnız benim kahkaha atarak güldüğüm olay...Epstein konuşulmasına sinirlenmesiydi.
Açtı ağzını yumdu gözünü.“Borsa şu an 50 binin üzerinde.
Bunu konuşmamız lazım.”Yiğit Özgür’ün karikatürü aklıma geldi.Adamın eşi “yanındaki kadın kimdi” diye sorunca adam da... “Millet aç aç” diyordu.*Bundan sonra kimse bana yok İranmış, yok Epsteinmiş, yok oymuş yok şuymuş sormasın...Borsa 50 bini geçmiş kardeşim, ne Epstein’i, ne İran’ı!
ALARM GEÇTİĞİMİZ gün New York Merkez Bankası 2025 yılının 4’üncü çeyreğiyle ilgili bazı veriler açıkladı.Buna göre...- Kredi kartı borç bakiyeleri 4’üncü çeyrekte 44 milyar dolar artarak rekor seviyede 1.28 trilyon dolara yükseldi.- 90 günden fazla gecikmiş kredi kartı borç oranı yüzde 12.7 ile 2011’den bu yana en yüksek seviyede.- Ortalama bir Amerikalı hanenin yaklaşık 9 bin 200 dolar kredi kartı borcu mevcut.*2011’in tehlikesi şu...Amerikan halkı tarihin gördüğü en sarsıcı krizlerden biri olan 2008 krizinden çıkmış, yüzde 12.7 oranı düşüş trendiyken yakalanmıştı.Bu sefer oran giderek tırmanıyor.Amerikalı, kredi kartına yükleniyor.
Borcu çeviremeyen hane halkı ezici faiz oranlarının girdabında boğuluyor.Alarm... desek yeri midir?YOLDAŞLAR...
SİZİN AKLINIZA KİM GELDİ BİR Sovyet fıkrası vardır...Kremlin’in etrafında dolaşıp “diktatöre ölüm” diye bağıran adamı polis yakaladığı gibi Stalin’e götürür.Adam, Stalin’e bakıp der ki... “Yoldaş Stalin, ben diktatör derken Hitler’i kastetmiştim.”Bunu duyan Stalin de polise döner... “Peki yoldaş sen diktatörü duyunca kim aklına geldi?”*Biliyorsunuz Trump, Somali’den de Somalililerden de en hafif tabiriyle hiç hoşlanmıyor.Trump’ın en son saldırısına cevap veren Müslüman Somalili Kongre Üyesi İlhan Omar da “En azından Somali’de pedofilleri seçmiyorlar, idam ediyorlar” dedi.Beyaz Saray da Trumpçılar da İlhan Omar “Trump idam edilsin dedi” diye ortalığı ayağa kaldırdı.Benim aklıma şu meşhur Stalin fıkrası geldi...
Ya sizin?
BARBIE HANIMIN BATTANİYESİ BU köşenin müdavimleri Barbie Bakan Hanımefendiyi iyi tanır...
Yani, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem.Son dönemlerde ICE göçmenlik ajanlarının dünyayı şoke eden operasyonlarından sonra topun ağzında bulunan Noem’in bir skandalı daha patladı.Efendim iddia şu...Noem ve danışmanı Corey Lewandowski...Bu arada burada bir parantez açmam gerek.
Noem ve Lewandowski’nin yasak aşk yaşadığı iddiaları da Washington’da herkesin bildiği, duyduğu ama yalanlanan dev bir iddia.Kapa parantez.Bu ikili geçen ay bir seyahattayken Wall Street Journal’ın haberine göre uçak bakım arızası nedeniyle başka bir uçağa geçmeleri gerekiyor.Transfer sırasında Bakan Hanım’ın özel battaniyesi uçakta unutuluyor.Lewandowski de uçağın pilotu memuru derhal kovuyor. “Sen ticari uçuşla dön” diyorlar.Ancak eve dönmek için başka pilot bulamayınca, pilotu hemen işe geri alıyorlar.Bu yönetimden tam bir Brezilya dizisi çıkar vallahi...