Haber Detayı
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Mesut Çakmak: Tanıtım grupları yeniden kurulmalı
TUSAF Başkanı Mesut Çakmak, “Bazı sektörlerimizin, dünya pazarlarında bilinirliliğinin artmasında tanıtım gruplarının payı büyüktü. Sonra bu gruplar kapatıldı. Küçük işletmelerden oluşan ama dünya pazarlarında büyük hedefleri olan bazı sektörlerimizde, bu gibi yapılanmalara büyük ihtiyaç var” dedi.
Ferit PARLAK/ANKARAferit.parlak@dunya.comTürkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Mesut Çakmak, “Bazı sektörlerimizin, dünya pazarlarında bilinirliliğinin artmasında tanıtım gruplarının payı büyüktü.
Sonra bu gruplar kapatıldı.
Küçük işletmelerden oluşan ama dünya pazarlarında büyük hedefleri olan bazı sektörlerimizde, bu gibi yapılanmalara büyük ihtiyaç var.
Bu yapıyı, amacı dışında kullananlar olmuştur ama kurunun yanında yaş da yanmamalı” dedi.“Kalitemizle öne çıkıyoruz ama…” Un sektörü örneğini vererek tanıtım gruplarının tekrar kurulması gerekliliğine vurgu yapan Çakmak, “Dünya ekonomilerinde değişim ve dönüşüm sürecinin yaşanıyor.
Ambargolar, kotalar, yüksek gümrük vergileri ve siyasi kararlar belirsizlikleri artırıyor.
Bu koşullar gelişmişken, Afrika ve Ortadoğu başta olmak üzere başlıca pazarlarımızda, maliyetleri düşük Rusya, Hindistan, Mısır gibi rakiplerimizle rekabet etmeye çalışıyoruz.
Kalitemizle öne çıkıyoruz ama kalitemizi daha fazla anlatmaya, daha fazla çabalamaya mecburuz.
Bu nedenle dünyanın önde gelen fuarlarında, Türk malı olarak boy göstermek, kendimizi anlatmak zorundayız” şeklinde konuştu.“Sıkı denetim şart” Çakmak, “Rekabet edebilmemiz, pazarlarımızı koruyabilmemiz için katılmamız gereken fuarların maliyetini, toplu katılımlarla düşürmeye çalışıyoruz.
Tanıtım grupları burada avantaj sağlıyor ve sektörel olarak toplu katılımın önünü açıyordu.
Sıkı denetlenmesi şartıyla bu gruplar tekrar oluşturulmalı ve desteklenmeli” dedi.TUSAF çatısı altında faaliyet gösteren Türk un sanayisinin, güçlü üretim altyapısı ve yaygın ihracat ağıyla Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde de stratejik bir rol üstlendiğini dile getiren Çakmak, “Sektör, onlarca ülkeye yaptığı ihracatla dış ticarete katkı sağlarken, yarattığı istihdam ve katma değerle de ekonomiyi destekliyor. 2025’te ihracatımızı bir önceki yıla göre yüzde 22.5 düşüşle yaklaşık 2.3 milyon ton seviyesinde tamamladık.
Bu düşüşü, sanayicimizden kaynaklanmayan çeşitli sıkıntılar nedeniyle yaşadığımız bir yol kazası olarak görüyoruz. 2026’da 3 milyon tonu aşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.Teknoloji unda ton fiyatını 373 dolara yükseltti İhracat miktarındaki düşüşe rağmen, sektörün pazar çeşitliliğini koruduğunu, Irak dışında, Orta Doğu ve Afrika’da güçlü performans sergilediğini ifade eden Çakmak, “Bunun yanı sıra, sektör temsilcileri, geliştirdiği katma değeri yüksek, spesifik ve yüksek kaliteli ürünler ile ortalama ihracat fiyatını ton başına 373 dolar seviyesine yükseltmeyi başardı.
Kalitemizi ve teknolojimizi tanıtım grubu gibi katalizörlerle tüm dünyaya anlatabilirsek hem ihracat fiyatımızı hem de ihracat miktarını daha da artıracağımıza ve kazandığımız pazarlardaki yerimizi sağlamlaştıracağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.Irak’a ihracat aylık 77 bin tondan, 8 bin tona düştü Irak’a yapılan ihracatın aylık 77 bin ton seviyelerinden 8 bin tonlara kadar gerilediğini belirten Çakmak, bu düşüşün temel nedeninin, keyfi uygulamalar olduğunu belirterek, “Kuzey Irak’a satıyoruz.
Ama Kuzey Irak’ın nüfusu 8 milyon civarında.
Asıl pazar güneyde.
Oraya inemediğiniz zaman esas hacmi kaybediyorsunuz” dedi.
Çakmak, “Irak’ta Tük ununa karşı yapılan müdahalelerin ve keyfi uygulamaların sona ermesini istiyoruz.
Bu keyfi uygulamaların son bulmasıyla Irak pazarını yeniden kazanacağımızı biliyoruz” açıklamasında bulundu.“Irak’taki açığı Suriye kapattı” Suriye başta olmak üzere bazı pazarlarda güçlü ihracat artışı yaşandığını ve bu artışın hızlanarak devam edeceğini belirten Çakmak, “2025 yılı Aralık ayında Suriye’ye yapılan buğday unu ihracatı 56 bin 972 ton ve 19.7 milyon dolar seviyesine ulaşarak, bir önceki yılın aynı ayına göre miktarda yüzde 41,3, değerde yüzde 48,8 artış gösterdi.
Yıl genelinde ise Suriye’ye ihracat 629 bin 727 ton ve 214,3 milyon dolara ulaştı. 2026’nın Ocak ayında da 60 bin ton seviyelerine yaklaştı.
Bu performans, Suriye’yi Türk un sanayisinin en hızlı büyüyen pazarlarından biri haline getirdi.” Dedi.“TMO zam yapmadıkça un fiyatına zam yapmayacağız” TUSAF Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) fiyat artırmadığı sürece sektörde bir zam beklenmemesi gerektiğini ifade ederek, “Toprak Mahsulleri Ofisi zam yapmadı.
Bizim diğer girdilerimiz arttı ama TMO fiyat artırmadığı sürece biz de una zam yapmak istemiyoruz.
Yüzde 27’ye varan maliyet artışına rağmen, bunu un fiyatlarına yansıtmadık.
Eylül ayından buyana zam yapmadık” dedi.
Sektörde kapasitenin 40 milyon tonlardan 30 milyon tonlara gerilediğini söyleyen Çakmak, önümüzdeki süreçte 20 milyon ton bandına kadar düşüş riski olduğunu da ifade etti.Buğday üretimi 20 milyon tonu aşabilir2026 buğday üretimi beklentilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çakmak, rekoltede artış öngördüklerini belirterek, “Ekim ayında yağışlar düşük seyretmişti Ancak ocak ayından itibaren tüm bölgelerimiz ciddi yağış aldı.
Bahar yağmurlarının da olumlu seyretmesi halinde bu yıl üretimde 20 milyon tonun üzerine çıkabileceğimizi öngörüyoruz.
Uygun koşullar oluşursa unda da 3,5 milyon ton ihracat seviyesini de aşabiliriz” dedi.Ekmekte ‘tam buğday’ dönemi başlıyorEkmek üretiminde kullanılan undaki kepek oranının yüzde 3–5 civarında olduğunu belirten Çakmak, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ekmeği zenginleştirme konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığını açıkladı.
Hedeflenen modelde kepek oranının yüzde 40’lara kadar çıkarılmasının beklendiğini dile getiren Çakmak, “Normalde buğdayın yüzde 20–25’ini kepek olarak ayırıyoruz.
Yeni düzenleme ile bunun önemli kısmı tekrar una kazandırılacak.
Fabrikalarımızda teknik olarak bir sıkıntımız yok, bunu yapabilecek teknoloji ve kapasiteye sahibiz” dedi.
Çakmak, “Yani, önümüzdeki bir yıl içinde yaşanacak dönüşüm ile ekmek üretiminde kullanılan unun yüzde 40’ı tam buğday unundan oluşacak.
Devletimizin belirlediği bu oran doğrultusunda ekmeklerin besin değeri daha yüksek olacak.
Bu düzenleme hem halk sağlığına katkı sağlar, hem ekmek fiyatlarındaki çeşitliliği önler, hem de un sektörü açısından katma değeri artırır” diye konuştu.