Haber Detayı

DDMİB Başkanı ve TİM Başkan Vekili Tecdelioğlu: “Hafife alırsak ‘yeni Çin’imiz Hindistan olur”
Ekonomi dunya.com
17/02/2026 00:00 (1 saat önce)

DDMİB Başkanı ve TİM Başkan Vekili Tecdelioğlu: “Hafife alırsak ‘yeni Çin’imiz Hindistan olur”

Dünyada kaygı ikliminin hakim olduğunu söyleyen İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türkiye tarafında ise Hindistan’ın “yeni Çin” olma potansiyeline dikkat çekti. Tecdelioğlu, Hindistan’ın ucuz iş gücü ve maliyet avantajıyla Avrupa pazarında Türkiye’yi tehdit edebileceğini vurguladı.

Nurdoğan A.

ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comDevlerin buluşması ola­rak nitelendirilen ve 7 Ocak 2026’da imzala­nan Avrupa Birliği-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması, küresel ticarette dengeleri de­ğiştiriyor.

Küresel GSMH’nın yaklaşık yüzde 25’ini oluştu­ran dünyanın en büyük ser­best ticaret bölgelerinden bi­rini yaratacak olan anlaşma, ihracatının yüzde 50’ye yakın bölümünü AB’ye yapan Tür­kiye için de “pazar kaybı” an­lamına geliyor.

Türkiye, Güm­rük Birliği nedeniyle bu anlaş­manın etkilerini en derinden hissedecek ülkelerin başında geliyor.

Çünkü Gümrük Birli­ği gereği Hindistan menşeili ürünler AB üzerinden Türki­ye’ye sıfır vergiyle girebilecek, ancak Türkiye bu anlaşmanın tarafı olmadığı için Türk mal­ları Hindistan’a girişte güm­rük duvarına takılacak.“Sektörel stratejiyi kurmalıyız” İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı ve Türkiye İhracatçılar Mecli­si (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, özellikle Avrupa pazarındaki riske dikkat çeke­rek, “Eğer süreci hafife alırsak, Hindistan Avrupa pazarında­ki en büyük rakibimiz ve ye­ni Çin’imiz olur” dedi.

Küre­sel ticarette kartların yeniden karıldığını belirterek, Hindis­tan’ın ucuz iş gücü ve üretim kapasitesiyle Türkiye için bir tehdit olabileceğini ifade eden Tecdelioğlu, “Şu an dünyada bir mutsuzluk ve gelecek kay­gısı var.

Hindistan, bugün de­ğilse de 2-5 yıl içinde ihracat pazarlarımız için, özellikle de Avrupa için ‘yeni Çin’ olacak.

Eğer sektörel stratejilerimizi bugün kurmazsak, bu devasa pazarı rakiplerimize kaptırı­rız” diye konuştu.

AB ile Hin­distan arasında imzalanan STA, AB ihracatının yüzde 96,6’sı, Hindistan ihracatının ise yüzde 99’u için tercihli eri­şim hedefliyor.“Dünyada artık bir kaygı iklimi hakim” Türk sanayicisi ve ihracatçı­sı açısından küresel tehditle­rin yanında içerideki darboğa­za da işaret eden Tecdelioğlu, dünya genelinde bir kaygı ikli­minin hakim olduğunu, artan tarife savaşları ve korumacı­lık duvarlarının ticareti kilit­lediğini söyledi.

Tecdelioğlu, şöyle devam etti: “Dünyada bir mutsuzluk, bir gelecek kaygı­sı var.

Bu kaygının olduğu yer­de ticaret zorlaşıyor.

Dönüşü­mü sağlayamayan her ülke cid­di risk altında.

Enflasyonist bir dünyanın içinde yaşıyoruz.

Yani sadece Türkiye için de­ğil, Avrupa için de öyle.

Müthiş bir maliyet baskısı var.

Türki­ye özelinde geldiğimiz zaman, maliyet baskısı gerçekten çok daha hissedilebilir hale geli­yor.

Tabii maliyeti etkileyen en önemli unsurlardan biri fi­nansman.”“Borç alabilmek ‘güven göstergesi’ oluyor” Türkiye’deki işletmelerin sermaye yapısının son derece zayıf olduğunu ve sanayicinin borç sarmalıyla boğuştuğunu ifade eden Tecdelioğlu, finans­man dünyasındaki trajik de­ğişimleri, şu sözlerle eleştir­di: “Sermaye yapımız çok za­yıf.

İSO ilk 500 ve ikinci 500 şirketlerine baktığımızda dış kaynak kullanım oranı yüzde 70’lere ulaşmış durumda.

Şir­ketler borçla bir taşın üzerine taş koymaya çalışıyor.

Eskiden borçlanmaktan utanılırdı, şim­di şirketler büyük kurumlardan kredi alınca ‘güven göstergesi’ diyerek lansman yapıyor, dü­ğün-bayram ediyorlar.

Finans­man çok pahalı. 100 baz puan­lık faiz indiriminin reel sektö­re, Reeskont kredilerine hiçbir faydası olmadı.

Eximbank fai­zi yüzde 34’ün altına çekmeye­ceğini söylüyor.

Şirketler artık finansmanı yönetemiyor, fac­toring kullanımındaki artış ve yüzde 80’e çıkan maliyetler sa­nayicinin belini büküyor.”“Günü değil geleceği kurtaracak strateji olmalı” Bugün Türkiye’de her sek­tör için bir sanayi stratejisi ge­rektiğini vurgulayan Tecdeli­oğlu, “Biz şu an günü kurtarır haldeyiz.

Günü değil gelece­ğimizi kurtaracak bir strate­ji oluşturmamız lazım.

Han­gi risklerle karşı karşıya, han­gi fırsatları yakalayabiliriz, hangi teşvik ve desteklerden ne kadar fazla faydalanabili­riz, insan gücünü nasıl çöze­riz, tüm bunların stratejisi ol­malı.

Artık sektörler büyüdü.

Bugün ev ve mutfak eşyaları sektörümüz daha 5.6 milyar dolarlık ihracat yapıyor.

Ama bu sektörümüz hammadde krizi ile karşı karşıya.

Yani Türkiye’de olmayan bir ham­maddeyle ihracat yapmaya çalışıyor ve ihracat rakamla­rı geriliyor” değerlendirme­sini yaptı.Sanayicinin artık maliyet­ler karşısında çok yorulduğu­nu söyleyen Tecdelioğlu, “Bu kuyunun dibi mi bilmiyorum ama 2 ay dayanacak gücümüz kalmadı, öz kaynak kaybedil­di.

Sanayici ya satmak ya da işini küçültmek istiyor.

Ana­dan-babadan kalan serve­ti yiyoruz.

Bu kriz biraz uzun sürdü, yedek akçeler bitti” dedi.

Öte yandan demir ve de­mir dışı metaller sektörünün ihracat performansını da de­ğerlendiren Çetin Tecdeli­oğlu, İDDMİB olarak geçen yıl 13,5 milyar dolarlık ihra­cata imza attıklarını, bu yılki hedeflerinin 15 milyar dolar olduğunu aktardı.

Tecdeli­oğlu, otomotiv, kimya, elekt­rik-elektronik, hazır giyim ve çelikten sonra altıncı büyük ihracatçı sektör olduklarını belirtti.“ABD’de yüzde 1 pay almak bile bizi ihya eder” Sektör olarak yeni dönem­de ABD’de derinleşmek iste­diklerini ifade eden Tecdeli­oğlu, şunları söyledi: “Birin­ci hedefimiz, Avrupa’daki mevcut pazarımızı kaybet­memek.

İkinci olarak Ameri­ka’da derinleşmek istiyoruz.

Yani Trump’la Cumhurbaş­kanımızın arasındaki yakın­laşmadan doğacak fırsattan ümitliyiz.

Çünkü orada çok büyük bir pazar var.

Biz Ame­rika pazarını tam bilmiyo­ruz.

Amerika standartlarında üretim yapmıyoruz.

Amerika pazarını sektörel bazda iyi ta­nıyıp onların beklentilerine göre, onların standartlarına göre üretim yapmamız lazım.

Onların standartları bam­başka.

Alüminyum profilde, dökümde, inşaat demirinde, cıvatada fark ediyor.

Ameri­ka’da ölçek çok büyük.

Kapa­site olarak Amerika’nın ta­leplerini tamam karşılayacak bir gücümüz yok.

Ama Ame­rika pazarından yüzde 1’lik, yüzde 2’lik bir pay almamız bizi ihya eder.”“Çin’e 6 ay vize yolunu açtık” Dünyadaki artan korumacılık duvarlarına karşılık Türkiye’nin “turizm geliri” için Çinlilere 6 ay vize verdiğini dile getiren Tecdelioğlu, şunları söyledi: “Dünya Çin ile mücadele ediyor.

Biz turizm gelirimiz artar, turistik olarak gelirler diyerek 6 aylık kapıyı açtık.

Biz Çin’e vize alamıyoruz, gidemiyoruz.

Çin, her bölgede, her sektörleri yakından takip ederek, okuma yapıyor.

Yani ticareti okuyor, sektörü okuyor ve ona göre strateji oluşturarak e-ticaretle sektörlere tabandan girmeye çalışıyor.

Türkiye’ye yatırım getirmesine karşı değiliz ama konteyner dolusu mal getirmelerine karşıyız.”“Meslek lisesi adı, endüstri lisesi olsun”İstihdam tarafında yaşanan kalifiye işçi krizine değinen Çetin Tecdelioğlu, eğitim sistemi ve toplumsal algı üzerine de önerilerde bulundu.

Tecdelioğlu, “Meslek lisesi adı toplumda olumsuz bir algıya sahip.

Bu okulların adı teknik lise veya endüstri lisesi olarak değiştirilmeli.

Döküm, kaynak, polisaj gibi ağır sanayide yerli işçi bulunamıyor.

Bu sektörlerde üretim çarklarının dönmesi için kontrollü ve yasal uluslararası iş gücü transferi şart.

Gençler fabrikada usta olmak yerine, sosyal imkanları nedeniyle hizmet sektöründe kurye veya garson olmayı tercih ediyor.

Bu da sanayinin geleceğini tehdit ediyor” dedi.“Yüzde 30 zam çalışanı da memnun etmiyor”Üretimdeki işçilik maliyetlerinin diğer maliyetlerin üzerine çıktığını söyleyen kaydeden Çetin Tecdelioğlu, şöyle devam etti: “20 yılda yüzde 8-11 olan işçilik maliyetleri yüzde 22’ye çıktı.

İşçiye yüzde 30’un üzerinde zam yapsak da kimse mutlu olmuyor.

İşçi de işveren de memnun değil.

O yüzden diyorum ki çalışanın maaşı bankaya brüt üzerinden yatsı, çalışan da gerçek maliyeti görsün.

Sanayicinin hiç bu kadar zorlandığı başka bir dönem olmadı.”Metal ihracat birim fiyatları rekor kırdı İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından açıklanan TR-METALENDEKS verileri, metal sanayisinin 2026 yılına ihracat miktarında sert bir düşüşle başladığını, buna karşın birim fiyatların tarihi zirveye ulaştığını ortaya koydu.

Ocak ayında ihracat birim fiyatı 5,32 dolar/ kg ile endeks tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.

Miktar bazında ise son 22 ayın en düşük seviyesi görüldü.

TR-METALENDEKS verilerine göre aralık ayında 126,0 puan olan miktar endeksi, Ocak 2026’da yüzde 11,3 azalarak 111,8 puana geriledi.

Yıllık bazda bakıldığında ise miktar endeksi, Ocak 2025’e göre yüzde 10,7 düşüş gösterdi.

İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, “Fiyat artışları gelir kaybını dengeledi” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri