Haber Detayı
Kabataş’ın sembol ismi Galip Vardar’ın 'İstiklal Vesikası' yenilendi
Çanakkale ve Milli Mücadele’de görev alarak İstiklal Madalyası kazanan, uzun yıllar Kabataş Erkek Lisesi’nde öğretmenlik yapan Galip Vardar’ın yıpranan İstiklal Vesikası ve Madalyası yıllar sonra restore edilerek yeniden koruma altına alındı.
1890 yılında, babasının görev yaptığı Serez’de dünyaya gelen Galip Vardar, Darülfünun’da tarih eğitimi aldığı sırada gönüllü olarak cepheye katıldı.Savaştan sağ döndükten sonra Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul Emniyeti bünyesinde görev yaptı.
Resmiyette İstanbul hükümetine bağlı bir polis olmasına rağmen, gizli olarak Ankara’daki milli hükümet adına çalıştı.
İstihbarat faaliyetlerinin yanı sıra cephede de görev alarak gazi unvanı kazandı ve İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.Milli Mücadele’nin ardından 1927 yılında öğretmenliğe başlayan Vardar, meslek hayatının son 18 yılını Kabataş Erkek Lisesi’nde tarih ve coğrafya öğretmeni olarak geçirdi.
Öğrencileri arasında “Galip Baba” olarak anılan öğretmen, Atatürk’e olan bağlılığını her fırsatta dile getirmesiyle tanındı. 10 Kasım 1958’de düzenlenen anma töreninde okul merdivenlerine kurulan kürsüde konuşma yaptığı sırada fenalaşarak hayatını kaybetti.Yıllar içinde yıpranan İstiklal Vesikası ile İstiklal Madalyası, okul arşivlerinden çıkarılarak restore edildi.
Restorasyon sonrası düzenlenen törende konuşan okul müdürü Muharrem Bayrak, “Atatürk’e hayatını adamış, İstanbul’da Atatürk’ün fedailerinden biri olmuş bu kıymetli isim, lisemizin ‘Galip Baba’sıydı.
Onun İstiklal Madalyası ile İstiklal Vesikası da bize mirastı.
Ancak yıllar içinde bu kıymetli miras oldukça yıpranmıştı.
Yapılan restorasyon çalışmasıyla bu emanete sahip çıktık” dedi."EL YAZILARINA MÜDAHALE EDİLMEDİ"Restorasyon çalışmalarını yürüten Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Çiğdem Yıldız ise sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:"Ekibimiz önemli ve dikkatli bir çalışma yürüttü.
Vesika son derece yıpranmıştı ve bant izleri vardı.
İzler temizlendi.
Yırtık kısımlar özel işlemlerle onarıldı.
Orijinalliğinin bozulmaması için el yazılarına müdahale edilmedi.
İstiklal Madalyası’nda ise önce söküm işlemi sonra hasar tespiti yapıldı.
Kararmaları ve lekelenmeleri temizledik.
İnceleme yaparken altındaki çuhadan çıkan; ‘Müdafa-i Milliye vekaleti madalya vesikası sureti’ yazan kâğıdı temizleyip sağlamlaştırdıktan sonra fotoğraflayarak kayıt altına aldık.
Kabataş Erkek Lisesi’yle gerçekleştirdiğimiz ortak çalışmayla bu kıymetli mirası restore ettik.""ARAÇ GELMİŞTİ ANCAK ÖĞRENCİLER NAAŞINI OMUZLARINDA TAŞIDI" 1960 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olan ve uzun yıllar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan emekli asker İlyas Tunaoğlu ise o günü şu sözlerle anlattı:"Öğrencilerine olan düşkünlüğüyle Kabataş’ın Galip Baba’sıydı.
Tarih dersini sınıfta anlatmak yerine gezilerde, yerinde anlatırdı.
Her milli bayramda konuşmacı olurdu.
Ben de izci olduğum için kürsüde onun hemen arkasında yer alırdım. 10 Kasım 1958 günü yine kürsüde büyük bir duygu yoğunluğuyla Atatürk’ü bizlere anlatıyordu.
Bir anda fenalaştı ve benim kucağıma düştü.
Kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Ölümü tam da istediği gibi oldu.
Cenaze merasimi de okulumuzda düzenlendi.
Cenaze arabası gelmişti ancak öğrenciler olarak naaşını Kabataş’tan Şişli Camisi’ne, oradan da Zincirlikuyu Mezarlığı’na kadar omuzlarımızda taşıdık."Odatv.com