Haber Detayı

Minneapolis’te halk grevi
Alp altınörs artigercek.com
18/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Minneapolis’te halk grevi

“Çalışma yok, okul yok, alışveriş yok” sloganıyla başlatılan bu yeni nesil grev hareketi Trump faşizmine karşı bütün bir eyaleti birleştiriyor... Bunu bir “halk grevi” olarak nitelemek, sanırım yanlış olmaz

ABD’nin neredeyse Kanada sınırındaki şehri Minneapolis, kışın soğuğuna rağmen sıcak bir sınıf savaşına sahne oluyor.

Bir tarafta şehri terörize eden ICE (göçmen polisi) diğer tarafta Minneapolis halkı.

Somalili göçmen avına çıkan, sürekli mahallelerde terör estiren ICE polislerine karşı, halkın demokratik protestoları git gide yükseliyor.

ICE ajanları gittikleri her yerde yerel halk tarafından protesto ediliyor.

İzleniyor ve denetleniyor.

Yaptıkları her şey kayıt altına alınıyor. 7 Ocak’ta Minneapolisli şair ve insan hakları savunucusu Renee Nicole Good arabasının ön koltuğunda ICE ajanı Jonathan Ross’un kurşunlarına hedef oldu.

Trump bu vahşi cinayette sahip çıkarak tepki ateşine benzin döktü.

Renee’nin bir “radikal solcu” olduğunu söyledi ki doğrudur – Trump faşizmine karşı direnişin başını her yerde sosyalistler ve “radikal” denilen solcular çekmektedir.

Üç çocuk annesi Renee o gün “banane” demedi ve ICE ajanlarının terörüne ses yükseltti.

Binlerce başka Minneapolisli gibi.

Onun katli, mücadeleyi ülke çapına yaydı.

Trump katil polise sahip çıktığı gibi, şehre daha fazla ICE ajanı yolladı.

Renee’den bir hafta sonra, başka bir ICE ajanı, Venezuelalı bir göçmeni bacağından vurarak yaraladı.

ICE polisleri kapıları kırıyor, küçük işletmelere baskınlar düzenliyor, okul otobüslerini takip ediyor, okul çevresinde sakınmasızca biber gazı kullanıyor, hastanelerin etrafında operasyonlar düzenliyor.

Eğitim süreleri kısaltılarak (sadece 7 gün!) hızla ICE ajanı yapılan Beyaz Üstünlükçü, Ku-Klux-Klan kafalı faşistler için ICE, demokrat insanları ezmenin bir aracı haline getirildi.

Sosyal faydası olan tüm federal kamu kurumlarının bütçesini kesen, pek çok sosyal programı tasfiye eden Trump, bütçeyi ICE’a aktarıyor.

Burada özel amaç, göçmen emeğini güvencesizleştirerek ABD sermayesinin kâr oranlarını yükseltmek olarak görünüyor.

Ayrıca göçmenlerin, ABD vatandaşlığı alarak ülkenin demografik yapısına dahil olmalarına, böylece ABD’nin Beyaz – Anglosakson – Protestan (WASP) hakim yapısını değiştirmelerine karşı bir reaksiyon sözkonusu.

Nihayet Trump, ICE aracılığıyla özellikle kendisine oy vermeyen eyaletleri terörize ediyor, cezalandırıyor.

Böyle yaparak, Güney eyaletlerindeki Beyaz Üstünlükçü ırkçı tabanını da sağlam tutuyor.

Hoşgörüyü, birlikte yaşamı lanetliyor.

Minnesota eyaletinde işçi sınıfı ve halk kitlelerini buluşturan, eyalet çapındaki 23 Ocak grevi işte bu saldırıya güçlü bir yanıt oluşturuyor. “Çalışma yok, okul yok, alışveriş yok” sloganıyla başlatılan bu yeni nesil grev hareketi Trump faşizmine karşı bütün bir eyaleti birleştiriyor.

Sendikalar, toplum örgütleri, dini liderler ve küçük esnaf, bu çağrıda ortaklaşarak yeni bir mücadelenin kapısını açıyor.

Bunu bir “halk grevi” olarak nitelemek, sanırım yanlış olmaz.

Bu kez, 23 Ocak grevi esnasında, sendikalı bir sağlık emekçisi, hemşire Alex Pretti, ICE polisinin kurşunu ile can verdi. 37 yaşındaki hemşire, elinde telefonla ICE polisinin vahşetini kaydediyordu. “Elinde silah vardı” dediler ve öldürdüler.

Elbette ki Trump bu cinayete de sahip çıktı.

Minnesota valisi Tim Waltz ise isyan ederek, “binlerce şiddet yanlısı eğitimsiz polisini Minnesota’dan çek” çağrısını Trump’a yaptı.

Başından beri ICE polisinin eyalete sokulmasına karşı çıkan Tim Waltz ise zaten Trump’ın hedefinde.

Onun hakkında da yargı tacizini başlatan Trump, “yolsuzluk soruşturması” yürütüyor!

Trump’çı faşist milisler – ABD’de bu tür Beyaz-Üstünlükçü çetelerden yüzlercesi var – kılık değiştirip ICE üniforması giydiler.

Trump ICE ile açıkça bir iç savaş yürütüyor.

Güneyli Ku-Klux-Klan üyeleri ICE ajanı olup Kuzey eyaletlerini terörize ediyor.

Anlaşılan bu mücadele önümüzdeki aylarda yoğunlaşacak.

İlgili Sitenin Haberleri