Haber Detayı

Diyarbakırlı Yahya Öğretmen'in hikayesi: 180 kan davası bitirdi
Güncel odatv.com
18/02/2026 11:53 (3 saat önce)

Diyarbakırlı Yahya Öğretmen'in hikayesi: 180 kan davası bitirdi

Diyarbakır'da öğretmenlik yapan Yahya Kamçı, 2009'dan bu yana 180 kan davasını barışla sonuçlandırdı. Kamçı, aynı zamanda başlattığı yardım çalışmalarıyla 5 bin 400 öksüz ve yetim çocuğa nefes oldu.

Diyarbakır'da sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yapan Yahya Kamçı, mesleğinin yanı sıra gönüllü bir barış elçisi olarak da dikkat çekiyor. 1976 yılında bu şehirde dünyaya gelen Kamçı, 26 yıl önce başladığı öğretmenlik mesleğini yine doğup büyüdüğü topraklarda sürdürdü.Mesleğinin ilk yıllarında yolu, 448 kan davası, 97 kız kaçırma ve 196 yaralamaya dayalı husumeti barışla sonuçlandıran ve bu çalışmaları nedeniyle 2006 yılında Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen Sait Özşanlı ile kesişti.Kamçı, 2009'da Özşanlı'nın vefatının ardından bu sorumluluğu devralan isimlerden biri oldu.

Bugüne kadar 180 kan davasını sonlandırarak çok sayıda ailenin barışmasını ve birçok hayatın kurtulmasını sağlayan Kamçı, şehirdeki 5 bin 400 öksüz ve yetim çocuğa yardım ulaştırdı.

Kamçı hikayesini Hürriyet'ten Beyazıt Şenbük'e şu sözlerle anlattı:"1974’te bizim köyde 3 kişinin öldüğü yangından bir kişinin sorumlu tutulması nedeniyle başlayan bir kan davası vardı.

Her iki taraftan da insanlar öldü. 26 yıl geçtikten sonra Sait Amca ile çabalayıp kendi davamızı çözdük.

Ziyaretlerimizde aileyi öncelikle rahatlatmak için çalışıyoruz.

Suçu işleyen dışında ailenin diğer fertlerinin de potansiyel suçlu konumuna düşebileceğini anlatıyoruz.İhtiyaç halinde ailenin üzerinde etkili olabilecek örneğin bir siyasetçi, kaymakam, komutan, avukat, savcı, kanaat önderi, imam yani kim işe yarayacaksa ona ulaşıp destek istiyoruz.

Diyelim ki bir aile ‘Barışmıyorum’ diyorsa, biz ötekine ‘Siz bu zaman zarfında dışarı çıkmayın, saygınızı gösterin’ diyoruz yani dengeyi koruyarak ikna etmeye çalışıyoruz.Çocuğu öldürülen bir anneyi ikna etmek daha zor oluyor.

Bütün gözyaşları aynı ama annelerinkinin rengi farklı.

O yüzden bu tür husumetlerde annenin sözü çok kıymetli, o ikna edildiyse diğerleri ikna olur.Yine 2003’te ilk öğretmenlik yıllarımda bir öğrencim okulda bayılmıştı.

Sonra sağlık durumunu öğrenmek için evini ziyaret ettim.

Annesi babası olmadığını gördüm, açlıktan bayıldığını öğrendim.

Bu benim için bir dönüm noktası oldu.

Bir ayakkabı firması her yıl 5 bin ayakkabı gönderiyor.

Bunların dışında çok çocuklu maddi durumu yeterli olmayan 10 bin aileye de ihtiyaçlarına yönelik destek oluyoruz"Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri