Haber Detayı

Meclis Komisyonunun son toplantısında siyasi parti temsilcileri hangi vurguları yaptı?
Politika artigercek.com
18/02/2026 14:23 (3 saat önce)

Meclis Komisyonunun son toplantısında siyasi parti temsilcileri hangi vurguları yaptı?

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 21’inci ve son topantısında siyasi parti temsilcileri söz aldı. DEM Parti rapora şerh koydu, CHP dil eleştirisi yaptı, MHP 'üniter devlet ve terörsüz Türkiye' vurgusu yaptı

Artı Gerçek - Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 21’inci ve son kez toplandı.

Toplantıda ortak raporun oylanmasının ardından komisyonun görevini tamamlaması bekleniyor.

Toplantıda söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, komisyonun 1 Ekim 2025’te başlayan sürecin Meclis zemininde tartışılması ve gerekli yasal düzenlemelerin hazırlanması amacıyla kurulduğunu söyledi.

Koçyiğit, komisyonun İmralı’da Abdullah Öcalan’a yapılan ziyaretinin “tarihi önemde” olduğunu belirtti.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ise ortak rapor taslağına şerh koyduklarını açıkladı.

Çiçek, “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi kavramların kullanılmasına itiraz ettiklerini belirterek, süreci “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladıklarını söyledi. “Kürt meselesi ‘terör’ kavramı ile anılamaz” diyen Çiçek, meselenin siyasal, sosyal, kültürel ve tarihsel boyutları olan bir hak ve özgürlükler sorunu olduğunu ifade etti.

Rapor dilinin tek taraflı olmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, anadili hakkı ve kimlik haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu. *DEM Parti’den ortak rapor taslağına şerh: 'Ortak geleceğe dair kavramlar geliştirilmeli' CHP: 'RAPOR RAFTA KALMAMALI' CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, raporun ilk beş bölümünde kullanılan dili “sorunlu” bulduklarını belirtti.

Emir, metnin belirli bir ideolojik bakışı yansıttığını söyledi.

Raporun özellikle “yasal düzenleme önerileri” ve “demokratikleşme önerileri” başlıklarını önemsediklerini dile getiren Emir, “Bu rapor lafta ve rafta kalmamalı” dedi.

Komisyon sürecinde Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmadığını söyleyen Emir, somut adımlar atılmadıkça beklenen umudun doğmayacağını ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, özetle şunları söyledi: "Bu komisyon toplanırken ve görev yaparken Anayasa'nın sürekli çiğnendiği, Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmadığı, bu Meclis'in bir üyesi olan Can Atalay'ın dahi buraya hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulduğu için gelemeyişi, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Tayfun Kahraman'ın hâlâ cezaevinde tutulması, Selahattin Demirtaş'ın AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulması, kayyum uygulamalarında en ufak bir geri adım atılmamış olması, tutukluluk uygulamalarının peşinen cezaya dönüştürülmüş olması ve Türkiye siyasetinin adliye koridorlarından iddianamelerle, iftiracılarla dizayn edilmeye çalışılması sürecinde maalesef en ufak bir demokrasiye, hukuk devletine ve adalete ait bir ilerleme kaydedilmemiştir.

Bu açıdan bu komisyon çalışmaları beklenen umudu doğurmamıştır.

Bugünden sonra asıl soru şudur: Bu rapor yaşama geçecek midir?

Bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasi, toplumsal barış, hukuk devleti, adalet, anayasa, AİHM kararları artık yaşama geçecek midir?

Asıl cevap verilmesi gereken burasıdır.

Bu rapor, lafta ve rafta kalmamalıdır." MHP: 'ÜNİTER YAPI TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİL' MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise komisyonun üniter devlet yapısını dönüştürme gibi bir yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Türkiye’nin toprak bütünlüğü, resmi dili ve laik cumhuriyet ilkesinin tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Yıldız, “Terörsüz Türkiye vizyonu devletin beka meselesidir” dedi.

Yıldız, infaz sisteminde düzenleme yapılması gerektiğini, cezaevlerindeki hasta ve yaşlı mahkumlara ilişkin adımların da raporda yer aldığını belirtti.

AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Feti Yıldız, şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, ülkenin resmi dil statüsü, laik cumhuriyet ilkesi üzerinde tartışma yapılamayacak ortak temel değerlerimizdir.

Milletimizin tamamını kucaklayan, toplumsal barış ve huzur için terörle mücadele kanunlarından taviz vermeden, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapmadan ve milli güvenlik gözardı edilmeden bu elimizdeki çerçeve metin hazırlanmıştır.

Siyasi, sosyolojik, dini veya etnik hedeflere ulaşmak maksadıyla şiddetin sistematik olarak tatbiki suretiyle tezahür eden terör yalnızca doğrudan hedef aldığı kurbanlar üzerinde kalmayıp daha geniş kitleler üzerinde korku ve yıldırma yaratan, psikolojik etki bırakmayı arzulayan bir insanlık suçudur.

Terör olgusu çağdaş devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrar kavramlarını derinden sarsan çok boyutlu bir durumdur.

Terörsüz Türkiye vizyonu işte tam burada salt bir güvenlik politikası olarak görmekten ziyade devletin beka meselesidir.

Demokratikleşme süreci ve ekonomik kalkınmayı da kapsayan stratejik bir hedeftir.

Anayasanın 90. maddesi ortadadır elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına da Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına da bir hukuk devleti olarak uymak zorundayız.

Cezaevlerinde hasta ve yaşlı mahkumlar var.

Bunlara zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir.

Komisyonumuz raporunda bu konuya da değinmiştir.

Meclis'imizin ilk yapacağı işler arasındadır." YENİ YOL: 'EYLEM PLANI HAZIRLANMALI' Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Kürt meselesinin çözümünde kritik bir eşiğin aşıldığını söyledi.

Raporun yalnızca bir metin olarak kalmaması gerektiğini belirten Kaya, önerilerin yasalaştırılması için somut bir eylem planı hazırlanması çağrısı yaptı.

Kaya, şunları kaydetti: "Bu belgenin Meclisimizin ve kamuoyunun takdirine sunulmasından sonra siyasi partilerimiz ve milletvekillerimiz olarak bir siyasi irade ortaya koyup, raporun çerçevesini çizdiği süreç yasalarını, demokratik ve hukuk devletinde eksikliklerin giderilmesi ya da daha kâmil manada bir demokrasi hedeflenmesi için ortaya konulmuş önerilerin süratle yasalaştırılmasına dair bir eylem planını ortaya koymamız lazım.

Bu raporda yer alan hususlardaki eylem planlarının yasalaştırılmasına grubumuz adına her türlü katkıyı vereceğimizi ifade ediyoruz." (POLİTİKA SERVİSİ)

İlgili Sitenin Haberleri