Haber Detayı
Yıllar önce uyardılar, dikkate almadık: Tükenmişliğin asıl sebebi
Artan dikkat dağınıklığı, beyin sisi ve tükenmişlik şikayetleri tartışılırken, uyku biliminin dönüm noktalarından biri kabul edilen 2003 tarihli bir araştırma yeniden gündeme geldi. Çalışma, 6 saat uykunun sanıldığından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.
Son yıllarda özellikle çalışan yetişkinler arasında dikkat süresinin kısalması, karar verme zorluğu ve zihinsel bulanıklık şikayetleri daha sık dile getiriliyor.
Performans odaklı yaşam biçimi içinde uykunun ikinci plana atılması ise bu tabloyu daha görünür hale getiriyor.Uyku bilimi alanında 2003 yılında Sleep dergisinde yayımlanan ve dönüm noktası kabul edilen bir araştırma, kronik uyku kısıtlamasının etkilerini laboratuvar ortamında ölçtü.
Çalışmada sağlıklı yetişkinler 14 gün boyunca üç gruba ayrıldı: gecede 8 saat, 6 saat ve 4 saat uyuyanlar.
Ayrıca tamamen uykusuz bırakılan bir karşılaştırma grubu da yer aldı.
Katılımcıların dikkat, tepki süresi ve bilişsel performansı düzenli aralıklarla test edildi.6 SAAT UYKU ‘SABAHLAMA’ ETKİSİ YAPIYORAraştırmanın sonuçları çarpıcıydı.
İki hafta boyunca gecede 6 saat uyuyan grubun performansı, 24 saat aralıksız uyanık kalmış kişilerle benzer seviyeye geriledi. 4 saat uyuyan grubun performansı ise 48 saat uykusuz kalmış bireylerle kıyaslanabilir düzeye düştü.En dikkat çekici bulgu ise katılımcıların öznel yorgunluk algısı oldu.
Denekler birkaç gün sonra kendilerini daha yorgun hissetmemeye başlasa da objektif testler bilişsel performansın düşmeye devam ettiğini gösterdi.
Başka bir ifadeyle, kişiler kötüleşen performanslarını fark etmiyordu.Araştırma, kronik uyku kısıtlamasının kısa süreli uykusuzluk kadar yıkıcı olabileceğini ve bunun çoğu zaman öznel olarak algılanmadığını ortaya koydu.UYKUNUN SÜRESİ VE KALİTESİ Uyku süresine ilişkin tartışma yalnızca akademik yayınlarla sınırlı değil.
Prof.
Dr.
Hüseyin Nazlıkul, kitabında sağlıklı bir yaşam için yetişkin bir bireyin günde ortalama 8 saat uyuması gerektiğini belirtiyor.
Uyku ihtiyacının genetik faktörler, yaş, mevsim ve yapılan işe göre değişebileceğini vurgulayan Nazlıkul, uyku süresinden çok kalitesinin önemine dikkat çekiyor.Nazlıkul’a göre uykuya dalma süresi, gece içindeki uyanmalar ve uykunun sürekliliği dinlenmiş uyanma açısından belirleyici.
REM uykusunun duygusal denge üzerinde kritik rol oynadığını ifade eden Nazlıkul, kaliteli uyku için karanlık bir ortam, düzenli saatler ve elektronik cihazlardan uzak bir yatak odası öneriyor.BİLİMSEL ÇERÇEVE NE SÖYLÜYORGüncel bilimsel konsensüs, yetişkinlerin büyük çoğunluğunun 7–9 saat uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Deneysel çalışmalar ise özellikle 6 saate sabitlenen uykunun dikkat, tepki süresi ve çalışma belleği üzerinde kümülatif bir maliyet yaratabileceğine işaret ediyor.Uyku süresi kişiden kişiye değişse de, araştırmalar kronik eksikliğin alışılmış hissedilse bile performans üzerindeki etkilerinin ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.Artan tükenmişlik ve zihinsel bulanıklık tartışmaları sürerken, 23 yıl önce yayımlanan bu deneysel veriler uykunun biyolojik bir ihtiyaç olduğunu yeniden hatırlatıyor: Süre kadar düzen ve kalite önemli, ancak kronik eksikliğin bedeli çoğu zaman sessizce birikiyor.Odatv.com