Haber Detayı

Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor
Sektör haberleri dunya.com
20/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor

Sağlık açısından zararlı olan tütün kullanımında gençler, elektronik ürünlere yöneldi. Asya’dan gelen içeriği belirsiz dumanlı elektronik ürünler risk oluştururken, yasak nedeniyle küresel firmaların 'yeni nesil' tütün ürünleri ise kayıt dışı yollarla ülkeye giriyor. Tahmin edilen vergi kaybı 100 milyar TL.

Recep ERÇİNTürkiye ve dünya tütün pi­yasasındaki gelişmeler Ankara’da Omni Scien­ce platformu tarafından düzen­lenen bir konferansta ele alındı.

Konferansta araştırma kuruluş­larının sunumlarına yer verilir­ken, düzenlenen açık oturum­da da tütün piyasasındaki deği­şimler ekonomi, sağlık ve yasal düzenlemeler çerçevesinden tartışıldı.Ekonomi ve Dış Po­litika Araştırmalar Merkezi (EDAM) uzmanı ekonomist Can Selçuki, dünyada tütün ticareti­nin büyüdüğüne dikkat çekerek, şu bilgileri paylaştı: “İhracatta ana oyuncular değişiyor. 2005- 2024 döneminde Çin, BAE, Po­lonya paylarını artırdı.

Türkiye ise pay kaybediyor.Çünkü rakip­ler yeni nesil ürünlere yönelir­ken Türkiye geleneksel tarafta kalıyor.

Dünya tütün ihracatının yüzde 20’sini oluşturan yeni ne­sil ürünler büyürken, gelenek­sel tarafta ölçek büyük olsa da büyüme yok.

Türkiye yeni nesil ürün sürecini yakalayabilseydi ihracatı 250 ile 700 milyon dolar daha fazla olacaktı.

Sektörde is­tihdam Asya’dan Avrupa’ya ka­yıyor.

Polonya ve İtalya’da sek­törün istihdamı artıyor.Türki­ye’de sektör istihdam deposu olmaktan çıkıp verimlilik adası­na dönüştü.

Tütün sektörü istih­dam başına katma değerde en iyi sektörlerden ancak bu ölçek ve otomasyon ile sağlandı.

Ve sını­ra geliyor.

Rakipler ise teknolo­ji ve inovasyon ile ilerliyor.

Ge­lirlerini artırıyorlar. 2022–2024 döneminde küresel mal ihracatı yüzde 3 azalırken, tütün ihraca­tı yüzde 28 arttı. 2005–2024 dö­neminde Türkiye’nin küresel ih­racat payı yüzde 1,45’e geriledi.”Yasaklı ürünler kayıt dışını büyütüyorTürkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kal­kınma Programı Direktörü H.

Ekrem Cunedioğlu da yaptığı sunumda, şu değerlendirmele­ri yaptı: “Türkiye’de 15 yaş üze­ri nüfusta tütün kullanım ora­nı yüzde 30’lar seviyesinde.

Küresel ortalama yüzde 22,7 se­viyesinde.Türkiye bu oranlarla, 165 ülke arasında en yüksek kul­lanım oranına sahip 27’nci ülke konumunda. 2008–2012 döne­mindeki düşüşün ardından 2016 itibarıyla yeniden yükselişe ge­çen kullanım oranı, son yıllarda yüzde 31 bandının altına hiç in­medi.

TÜİK verilerine dayanan hesaplamalara göre, 2019–2022 döneminde her gün sigara kul­lanan bireylerin günlük adetle­ri yükseldi.

Öte yandan Türkiye, kadınlarda tütün kullanım ora­nının arttığı sınırlı ülkeler ara­sında yer alıyor. 45 yaş ve üzeri gruplarda da belirgin artış dik­kat çekiyor.Bu durum, uzun va­deli sağlık harcamalarının arta­bileceğine işaret ediyor.

Elektro­nik sigara ve benzeri ürünlerin yasal olarak yasak olmasına rağ­men yaklaşık 1,9 milyon ak­tif kullanıcı bulunduğu tahmin ediliyor.

Bu durumun 2024 iti­bariyla yıllık yaklaşık 76 milyar TL vergi kaybına yol açtığı he­saplanıyor. 2025 için ise bu tu­tarın 100 milyar TL’yi bulduğu tahmin edildi.”En ucuz paket 161 TL olmalıydıSağlığa zararlı tütün ürünle­rinin kullanımını azaltmaya yö­nelik tanıtım, pazarlama gibi ko­nularda katı yasakçı uygulama­ların bir noktaya kadar başarılı olduğunu kaydeden Cunedioğlu, sunumunda ayrıca bu ürünler­deki erişim kolaylığına değindi.

Cunedioğlu, şu noktalara dikkat çekti: “Sigara tüketenler arasın­daki araştırmaya göre, ortala­mada kişi başına günde bir paket tüketim var.Sigara Türkiye’de dünyaya göre ucuz bir tüketim objesi.

Enflasyonist dönemde fi­yat ÜFE’ye endeksli olduğu için ve enflasyonist büyüme olduğu için sigara milli gelir oranı itiba­rıyla ucuz bir ürün haline geldi. 2010’daki gibi milli gelire oranı yüzde 3,4 olsaydı; bir dal sigara bugün 3,3 lira değil 8,2 lira olur­du yani paketi 161 liraya işaret ediyor.

Yaş gruplarına bakınca 15-24 yaş grubunda kullanımda azalma var gibi ama 15-17 yaş­ta kullanım artıyor.

Gençlerin yeni nesil ürünlere yöneldikle­ri, piyasada erişemedikleri an­cak bu ürünlere piyasada erişe­meyince kayıt dışı ürünlere yö­neldiklerini görüyoruz.65 yaş grubu ve üstünde de sigara kul­lanımında artış var.

Yaş grup­ları itibarıyla 18-24 ile 25-34’te ise bir miktar azalış var.

E-siga­ra ve benzer ürünleri kullanan­ların oranı yüzde 3,1 düzeyinde ve daha çok 15-34 yaş grubunda kullanım var.

Yeni nesil ürünler­de en büyük risk; kategorik ya­sak olduğu halde tüketimde bir trend olmuşsa kayıt dışı paza­rın oluşumunu ‘defacto’ kabul etmiş oluyorsunuz.

Asıl risk ise şu; bu ürünlerin nereden geldiği, içinde ne olduğunu bilmiyoruz.Asya ekonomilerinden ve mer­diven altından geliyor, belki de standartlara uygun geliyor ama bilemiyoruz.” Öte yandan BAT Türkiye Kurumsal İlişkiler Di­rektörü Can Özbek’in açılış ko­nuşmasını yaptığı arama konfe­ransında British American To­bacco (BAT) Araştırma ve Bilim Direktörü Dr.

James Murphy, BAT Güneydoğu Avrupa Bölge­si Kurumsal İlişkiler Direktörü Ileana-Melania Dumitru’nun da katıldı.

James Murphy, konuş­masında yanma süreçlerini içer­meyen ürünlere ilişkin detaylı bilgiler aktardı.Milyarlarca dolar kimlerin cebine gidiyor?Arama konferansı kapsamında düzenlenen açık oturumda hem sağlık hem de ekonomi tarafında kayıt dışı ürünlerin etkisine dikkat çekildi.

Piyasa uzmanı, ekonomist ve bağımlılıkla mücadele eden doktor katılımcıların da yer aldığı oturumda öne çıkan başlıklar şöyle oldu: “Kayıt dışı olduğu için tütün dışı diğer ürünlerin ne kadar kullanıldığına dair elimizde veri yok.

Bağımlılıkla mücadele ederken bunu bilmemiz gerekiyor.

Gence ne kullanıyorsun diye sorduğumuzda meyveli bir şey diyor!

Bunu tedavi etmekte zorlanıyoruz.Tütün, uyuşturucu, alkolde etkileri biliyoruz ama bu ürünlerde bilmiyoruz.

Tütün ürünlerinde de en ideali hiç kullanılmaması ama bıraktırmakta başarılı olunamıyorsa daha az zararlısını yerine koyma da bir tedavi yöntemi.

İşte sanal kumar yerine video oyun oynamaya yönlendirmek gibi.

Uyuşturucu tarafında torbacı dediğimiz kimselerin yeni nesil tütün ürünlerinde ve dumanlı elektronik cihazlarda da ortaya çıktığını görüyoruz.

Güvenlikçi perspektifi ile bakınca bu paranın nereye gittiğini bilmiyoruz terörün finansmanına mı gidiyor yasa dışı örgütlere mi?İnsan talep eder, bazen istek olarak bazen ihtiyaç olarak.

Bu talebe karşılık verenlerin de regüle edilmesi gerekir.

Bir pazar var ve herkesin elinde bu aletler var.

Herkesin elinde her yerde var ama yasak.

En masum şey vergi kaybı.

Birileri bunları kaçak yolla getiriyor.

İçeride satıyor.

Ve daha yüksek fiyata satılıyor.

Milyarlarca doların olduğu yerde kamu idaresi bunu denetleyemezse suç örgütlerinin kontrol ettiği bir yere gider.”

İlgili Sitenin Haberleri