Haber Detayı

İnşallah canım ya!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
20/02/2026 04:00 (1 saat önce)

İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Rapor, 47 evet, 2 hayır ( Ahmet Şık ve İskender Bayhan ), 1 çekimser oy ( Türkan Elçi ) ile onaylandı.

İktidar temsilcilerinin ağırlıkta olduğu komisyon, iktidara rapordaki deyimiyle “önerilerde” bulundu.

En dikkat çeken taraflardan biri de “demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlığı altındaki AYM ve AİHM bölümüydü.

Satır satır gidelim...

Raporda şöyle deniyor: “Anayasamıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.” Peki, bu konuda tereddüdü olanların akıbeti ne olacak?

Ne mi demek istiyorum, şunu: Mesela AYM (Anayasa Mahkemesi) Tayfun Kahraman hakkında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar verdi.

Ancak İstanbul’daki yerel mahkeme AYM’nin verdiği karara rağmen Kahraman’ın yeniden yargılama talebini reddetti.

Yetmedi, aynı mahkeme kararında AYM “yetki gasbı” ile suçlandı.

Ne olacak şimdi; AYM konusunda tereddüdü olan hâkimlere dair, kim ne yapacak?

O hâkimlere bir ceza verilmeyecekse Tayfun Kahraman’a ne olacak?

Bitti mi?

Bitmedi tabii...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) yeni bir başkanvekili seçecek.

T24’ten Asuman Aranca ’nın haberinden öğrendim ki o kişinin de yapılan adaylık seçiminde en fazla oyu alan (58 oy) Yargıtay 3.

Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız olması bekleniyor.

İyi güzel de müstakbel AYM üyesi Karayıldız’ı biz nereden tanıyoruz?

Şuradan: Anayasa Mahkemesi, cezaevinde olan TİP Milletvekili Can Atalay hakkında iki ayrı hak ihlali kararı verdi.

Bu kararları uygulamayıp bir de AYM’yi “hukuk sistemini kaosa sürüklemekle” suçlayan Yargıtay 3.

Ceza Dairesi’nin üyelerinden biri Karayıldız’dı.

Yani, Meclis’teki süreç komisyonu “Anayasaya göre herkesi bağlar” diyorsa, AYM kararına uymayan ismin normalde Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi ve haliyle “görevden alınması” gerekiyor.

Bu yapılmıyor.

Yetmiyor, o isimlerden birinin terfi etmesi için Yargıtay’da 58 yüksek yargıç oy veriyor; yetmiyor, Yargıtay, disiplin kuruluna göndermediği üyesini, “takmadığı” AYM’nin ikinci ismi olması için cumhurbaşkanının masasına koyuyor.

LAFI DOLANDIRMAYALIM Devam ediyorum...

Raporda şöyle deniyor: “AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Kararlara uyumun sağlanması çerçevesinde, idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.” Evet, bir de AİHM tarafı var.

Lafı dolandırmaya gerek yok.

AİHM kararlarına uymayanlar kim?

Hâkimler.

Uymadıkları için yaptırım uygulayacak olan neresi?

Hâkimler ve Savcılar Kurulu.

O kurulun başında kim var?

Adalet Bakanı Akın Gürlek .

Yani, misal şu mu olacak: Osman Kavala ’nın tutuklu kalması için İstanbul Adliyesi’nde kararlara imza atan bir eski hâkim olan adalet bakanı, AİHM’nin “Kavala’yı bırakın” kararlarına uymayan mesai arkadaşlarını mı artık cezalandıracak?

Ya da Demirtaş ’a ceza verdiği ve hatta siyasi yasak getirdiği için, AİHM kararlarına uyup kendi dönemini mi soruşturma konusu yapacak?

Devam ediyorum...

Raporda şöyle deniyor: “Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.

Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuat gözden geçirilmelidir.” Bakın, son 19 yıldır en çok konuştuğumuz meselelerden birisi “tutukluluk” .

En son, İstanbul’daki İBB casusluk soruşturmasında iddianameyi kabul eden mahkeme, “Halen delil topluyoruz” da diyerek tutuklamaların devamına karar verdi.

Misal, tahliye edilse özgürlüğüne kavuşacak Merdan Yanardağ ’ı en acımasız şekilde “ev hapsine” bile çıkarmayacak kadar kocaman ama henüz toplayamadıkları ama bekledikleri ne delil olabilir?

Yani, Yanardağ’ın “istisna olan” tutukluluğu hak etmesinin nedeni üzerine hangi babayiğit bir karar verici o hâkimlere hesap soracak?

Yasa belli, kanun belli, amaç belli; hangi mevzuat değişecek de Merdan Yanardağ tutuksuz olma içtihadından yararlanmayı hak edecek?

Son söz...

Son kez toplanan komisyona da başkanlık yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da neyin ne olduğunu biliyor olacak ki şunu diyor: “İnşallah bu raporda dile getirilen hususların uygulanması mümkün olur.” Yani, aslında işimiz inşallaha kalmış.

İlgili Sitenin Haberleri