Haber Detayı

Türkçenin dünyadaki izleri sözlük oldu! Bakan Ersoy’dan kültürel diplomasi hamlesi
Turizm dunya.com
21/02/2026 11:44 (3 saat önce)

Türkçenin dünyadaki izleri sözlük oldu! Bakan Ersoy’dan kültürel diplomasi hamlesi

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunus Emre Enstitüsü’nün hazırladığı “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğü tanıtıldı. Çalışma, Türkçenin Balkanlar’dan Orta Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki kalıcı etkisini bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkçenin dünya dillerindeki izlerini belgeleyen “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğünü kamuoyuna tanıttı.

UNESCO’nun her yıl 21 Şubat’ta kutladığı Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Ersoy, eserin yalnızca bir sözlük değil, aynı zamanda Türkçenin tarih boyunca kurduğu kültürel bağların bilimsel bir envanteri olduğunu vurguladı.Türkçenin küresel izlerini ortaya koyan bilimsel çalışmaYunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğü, farklı dillerde kullanılan Türkçe kökenli kelimeleri sistematik biçimde kayıt altına alan kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Tanıtım toplantısına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ve Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert de katıldı.Bakan Ersoy, sözlüğün yalnızca kelime listesi olmadığını, aynı zamanda Türkçenin tarih boyunca farklı toplumlarla kurduğu etkileşimin ve ortak kültürel hafızanın bir yansıması olduğunu belirtti.

Ersoy, dilin medeniyetlerin en güçlü taşıyıcı unsurlarından biri olduğunu ifade ederek Türkçenin ticaret yollarından bilim merkezlerine, şehir yaşamından gündelik hayata kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu söyledi.Kosova’da 'fincan', Atina’da 'bakkal', Bükreş’te 'çorba'Bakan Ersoy, Türkçenin Balkanlar ve Avrupa’da halen aktif şekilde kullanılan kelimelerle yaşamaya devam ettiğine dikkat çekti.

Kosova’da “fincan”, Saraybosna’da “çarşı”, Üsküp’te “dükkan”, Atina’da “bakkal”, Bükreş’te “çorba” ve Sofya’da “yoğurt” gibi Türkçe kökenli kelimelerin günlük yaşamın doğal bir parçası haline geldiğini belirtti.Bu durumun Türkçenin yalnızca tarihsel bir miras değil, yaşayan ve etkisini sürdüren bir dil olduğunu gösterdiğini ifade eden Ersoy, kelimelerin çoğu zaman siyasi veya askeri etkilerden daha kalıcı bir kültürel iz bıraktığını vurguladı.Bazı dillerde 2 binden fazla Türkçe kökenli kelime tespit edildiÇalışma kapsamında elde edilen veriler, bazı Balkan ve Avrupa dillerinde 2 binden fazla, bazı dillerde ise 1.500’ün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin halen kullanıldığını ortaya koydu.Bakan Ersoy, sözlüğün yaşayan dil gerçekliğini yansıtan bir yaklaşım benimsediğini belirterek, yalnızca tarihsel kelimelerin değil, günümüzde aktif olarak kullanılan Türkçe kökenli sözcüklerin kayıt altına alındığını ifade etti.

Bu yönüyle çalışmanın hem bilimsel güvenilirlik hem de çağdaş dil araştırmaları açısından önemli bir referans kaynağı olacağı belirtildi.Kültürel diplomasinin en güçlü araçlarından biriBakan Ersoy, Türkçenin uluslararası alanda yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından önemli bir “yumuşak güç” unsuru olduğunu vurguladı.

Ortak kelimeler ve kavramların toplumlar arasında görünmeyen ancak güçlü bağlar oluşturduğunu ifade eden Ersoy, sözlüğün bu bağları bilimsel olarak belgelediğini söyledi.Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçeyi yalnızca öğretmekle kalmadığını, aynı zamanda Türk kültürünü ve düşünce dünyasını da uluslararası alanda tanıttığını belirten Ersoy, bu tür çalışmaların Türkiye’nin kültürel etki alanını güçlendirdiğini dile getirdi.Akademik dünya için yeni araştırma alanları açacakYunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ise ana dilin bireyin dünyayı anlamlandırmasındaki temel unsur olduğunu belirterek, “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğünün Türkçenin küresel hafızasını görünür kılacağını ifade etti.Aliy, bu çalışmanın geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuracağını ve akademik araştırmalar için kalıcı bir kaynak olacağını söyledi.Uzmanlara göre sözlük, Türkçenin tarihsel derinliğini ve coğrafi yayılımını bilimsel verilerle ortaya koyarak dil araştırmaları, kültürel çalışmalar ve uluslararası ilişkiler alanında önemli bir referans noktası oluşturacak.

İlgili Sitenin Haberleri