Haber Detayı
‘Diğer sağlık personelleri’ olan 549 bin 528 çalışan sistemin yükünü taşıyor: Görünmeyen emek
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1.4 milyonu aşkın çalışanın bulunduğu sistemde hekim ve hemşireler dışındaki 549 bin 528 kişi “diğer personel” başlığı altında görev yapıyor. SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, artan başvuru sayıları ve belirsiz görev tanımlarının bu emekçileri görünmez kıldığını belirterek ücret eşitsizliği ve iş yükü artışına dikkat çekti.
Sağlık sisteminde sorunlar her geçen gün artıyor.
Hekim ve hemşirelerin sorunları gündeme gelirken bir de sistemin görünmeyen yönleri bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre toplam sağlık çalışanı sayısı 1 milyon 436 bin 686.
Bunun 182 bin 879’u hekim, 227 bin 420’si hemşire.
Ancak “diğer sağlık personeli” olarak tanımlanan 227 bin 505 kişi ve “diğer personel/hizmet alımı” olarak geçen 322 bin 23 kişiyle birlikte toplam 549 bin 528 çalışan sistemin görünmeyen yükünü taşıyor.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, “Sağlık hizmetleri bir bütündür, hiçbir meslek diğerinin alternatifi değildir” diyerek sağlık politikalarının yarattığı eşitsizliklere dikkat çekti.
Karacabey, grubun içinde psikolog, tıbbi teknolog, anestezi teknikeri, acil tıp teknisyenleri (ATT), sağlık işçileri ve ağız diş teknikerleri gibi elliden fazla meslek bulunduğunu anımsatarak “Bu emekçiler sadece sayıdan ibaret değil, sağlık hizmetinin omurgasını oluşturuyor” dedi.
Bakanlığın 2025 bütçe teklifinde kişi başı hekime müracaat sayısı 2027 için 12.6 olarak öngörülürken 2024’te şimdiden bu tahmine ulaşıldığını belirten Karacabey, “Bu başvurular sadece muayene değil, tedavi ve bakım süreçlerini de kapsıyor.
Hekim ve hemşire dışında pek çok meslek profesyoneli bu yükü omuzluyor” diye konuştu.
Karacabey, görev tanımlarındaki belirsizlik, düşük taban ödeme katsayıları ve artan iş yükünün sağlık emekçilerini görünmez kıldığını vurgulayarak “Psikologlara daha fazla danışan bakma dayatması, hekimlere 5 dakikalık muayene dayatmasından farklı değil.
Ücret uçurumları derinleşiyor, fazla mesai ve nöbetlerle daha çok çalışmaya mecbur bırakılıyorlar” dedi.