Haber Detayı

Devlet nedir? (2)
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
22/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

KAVRAMSAL TARİHİ İnsanlar Mezopotamya ve Nil kıyıları gibi sulak alanlar çevresinde toplanmaya başlamıştır.

Bu bölgelerde tarımın ortaya çıkması ve suyun paylaştırılması için verilen mücadele, devlet kavramının ortaya çıkmasının en önemli sebeplerindendir.

İlkel toplumlarda devletin oluşumunun başlangıç noktası toplumdaki farklılaşmalardır.

Bu farklılaşmalar; göçebeler ve yerleşik yaşama biçimine sahip olanlar, çiftçiler ve çobanlar, halk ve büyük adamlar arasında gerçekleşmiştir ve zamanla eşitliğin bozulmasına sebep olarak devlet kavramını yaratan sebeplere dönüşmüştür.

Tarımla birlikte mülkiyet kavramı var olmuş ve tarımsal ürünün eşit paylaşılmamasından dolayı toplumsal katmanlar meydana gelmiştir.

Bu durum devletin oluşumuna yardımcı olmuştur.

Tarımdan elde edilen hasılanın kaydedilme ihtiyacı yazının icadı ile paylaşım ve mülkiyeti koruma ihtiyacı da hukuk ve dinin oluşumuna zemin hazırlamıştır.

Antik çağda mülk sahiplerinin yaşadıkları kentin ve mülkiyetlerinin korunması ihtiyacı sonucu şehir devletleri ortaya çıkmıştır.

Bu şehir devletlerine antik Yunanda “polis” denmiştir.

Bilinen ilk devlet olan Sümerlerin devletleşmesi güç ve mücadeleyle gerçekleşmiştir.

Göçebe bir hayat tarzı olan Sümerlerin, Mezopotamya’da yerleşik hayat tarzı olan topluluklar üstünde egemenlik kurması ile birlikte ilk devlet ortaya çıkmıştır.

Devletin kökeni aileye dayandırılmaktadır ve ailenin zaman içerisinde büyüyüp genişlemesiyle ve kan bağına sahip ailelerin de birleşmeleri ile birlikte devlet ortaya çıkmıştır.

DEVLET OTORİTESİNE İTAAT Devlet nizamında bir araya gelen bireyler, devleti üstün bir otorite olarak kabul ederler.

Devletin varlığı, bireylere göre üstün bir konuma sahiptir.

Devletin işleyiş yapısını oluşturan, kendisini ve bazı ayrıcalıklarını bireylere karşı üstün tutan varlığa “itaat skalası” denir.

Devlet; itaat skalası için en üst seviyede kendisini, yapısının ve işleyişinin korunması içinse en alt seviyede bireyleri tutmaktadır.

Bireyler, devletin meşruluğunu sorgulama çabasına girmezler, devlete açıkça itaat gösterirler.

Devletin normlarına, yürütme biçimine ve devlete karşı olan sorumluluklarına saygı gösterirler.

Devlet ise bu saygınlığın ve itaatin karşısında, kendi kimliğini taşıyan bireylerine dış dünyada egemenliğini ve bağımsızlığını ilan etme fırsatını sunar.

Devlet ile hükümet arasındaki farklar: - Devlet, hükümetten daha geniştir.

Hükümet ise devletin bir parçasıdır. - Devlet, devamlı ve süreklidir.

Hükümet ise geçicidir, kısa ömürlüdür. - Hükümet, devlet otoritesinin işletilmesini sağlayan bir araçtır.

Hükümet sadece devletin beyni olma görevindedir. - Devlet, kişisel olmayan bir otoritedir.

Memurlar bürokratik usullere göre işe alınır ve görevliler, hükümetin ideolojik isteklerine duyarsız olacak şekilde seçilir. - Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır.

Fakat hükümet ise belli ideolojileri temsil eder.

MODERN DEVLET Modern devlet anlayışı 15 ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır.

Modern devleti geleneksel devletten ayıran özellik, sahip olduğu egemenlik ve meşrutiyet anlayışıdır.

Modern devlet anlayışı, belirli bir süreçteki ekonomik, sosyal, kültürel, toplumsal gelişmeler ışığında ortaya çıkmıştır.

Oluşum süreci ilk olarak Machiavelli tarafından laik bir siyasal iktidar kurgusu temellerinin atılmasıyla başlayıp Jean Bodin ’in egemenlik kavramını ortaya atmasıyla devam etmiş ve Thomas Hobbes ’un toplum sözleşmesi kuramını geliştirmesiyle kendini geliştirmiştir.

John Locke ; serbest piyasa ekonomisi, kuvvetler ayrılığı, doğal haklar teorisi ve toplum sözleşmesiyle mutlakiyetçi görüşe karşı çıkmıştır.

Locke’nun ardından Rousseau , toplumsal sözleşme kuramında egemenliğin kaynağını halka bağlamış ve devletin meşru kaynağını sağlamlaştırmıştır.

Sieyés , “millet” kavramı ile modern devlet anlayışına katkıda bulunmuştur.

Modern devletin nitelikleri; gelecek planları yapabilen, varlığını uzun dönemlerde tehdit edecek olan gelişmeleri fark edebilen, kendini eleştirebilen, değişim ve dönüşüm yeteneğine sahip olan bir yapılanmaya sahip olmasıdır.

Modern devlet, temsili devlet olup sadece bir kesimi değil herkesi temsil eder.

İlgili Sitenin Haberleri