Haber Detayı

Ultra işlenmiş gıdalar bağırsak mikrobiyotasını nasıl etkiliyor
Gastroda odatv.com
22/02/2026 08:55 (3 saat önce)

Ultra işlenmiş gıdalar bağırsak mikrobiyotasını nasıl etkiliyor

Raf ömrünü uzatan emülgatörler, tatlandırıcılar ve katkı maddeleri gıdanın yanı sıra bağırsaklarımızdaki trilyonlarca mikrobu da etkiliyor olabilir. Peki ultra işlenmiş gıdalar mikrobiyotamıza ne yapıyor?

Vücudumuzun içinde görünmeyen bir dünya var.

Trilyonlarca mikroorganizma; sindirimimizi, bağışıklığımızı hatta ruh halimizi etkileyen bir ekosistem.

Buna bağırsak mikrobiyotası diyoruz.Bilim insanları bu sistemi artık “ek bir organ” olarak tanımlıyor.

Çeşitliliği ne kadar yüksekse, o kadar dirençli.

Bir orman gibi düşünün; ne kadar fazla tür varsa, dış etkilere karşı o kadar güçlü.Sorun şu ki, modern beslenme alışkanlıklarımız bu ormanı yavaş yavaş sadeleştiriyor olabilir.Özellikle ultra işlenmiş gıdalar.Market raflarında gördüğümüz birçok hazır ürün; emülgatörler, yapay tatlandırıcılar ve kıvam artırıcılarla dolu.

Bu katkı maddeleri yiyeceğin dokusunu iyileştiriyor, daha uzun süre dayanmasını sağlıyor ve daha cazip görünmesini mümkün kılıyor.

Ama bağırsaklarımız için aynı derecede masum olmayabilirler.Araştırmalar özellikle emülgatörlere dikkat çekiyor.

Hayvan deneylerinde, yaygın kullanılan bazı emülgatörlerin bağırsak bakterilerinin bağırsak duvarına daha fazla yaklaşmasına neden olduğu, bunun da iltihaplanmayı tetikleyebileceği gösterildi.

Normalde bağırsak yüzeyimizi koruyan mukus tabakası, bakterilerle aramızda bir tampon görevi görüyor.

Bu denge bozulduğunda kronik inflamasyon riski artabiliyor.İnsanlar üzerinde yapılan geniş ölçekli çalışmalarda da benzer işaretler var.

Emülgatör tüketimi ile tip 2 diyabet arasında ilişki bulan araştırmalar mevcut.

Başka çalışmalarda meme ve prostat kanseriyle olası bağlantılar gözlemlendi.

Bunlar doğrudan sebep-sonuç kanıtı değil; ancak tablo dikkat çekici.Bir başka önemli bulgu da bağırsak çeşitliliği üzerine.

Randomize kontrollü bir çalışmada, aynı kalori ve benzer besin değerine sahip iki diyet karşılaştırıldı.

Aradaki fark, bir grubun ultra işlenmiş ürünlerle, diğer grubun ise minimal işlenmiş taze gıdalarla beslenmesiydi.

Kilo kaybı benzerdi.

Ancak ultra işlenmiş gıdalarla beslenen grubun bağırsak mikrobiyota çeşitliliği belirgin şekilde daha düşüktü ve kabızlık daha yaygındı.Ancak uzmanlar bunun tek sebebinin katkı maddeleri olmadığını düşünüyor.

Lif türleri de önemli.

Tam gıdalardan gelen farklı lif çeşitleri bağırsak bakterileri için zengin bir besin kaynağı oluşturuyor.

Ultra işlenmiş ürünlerde ise lif genellikle daha sınırlı ve tek tip.Elbette tüm katkı maddeleri toksik değil.

Avrupa’da E numarası verilen her katkı maddesi güvenlik değerlendirmesinden geçiyor.

Ancak geçmişte bu maddeler DNA hasarı açısından test edilirken, mikrobiyota üzerindeki etkileri sistematik olarak incelenmemişti.

Ayrıca bilim dünyasında “kokteyl etkisi” denen bir durum da var; tek tek zararsız görünen maddeler, birlikte farklı sonuçlar doğurabiliyor.NE YAPMALI?Uzmanların önerisi radikal yasaklar değil.

Daha çok evde pişirmek, daha fazla taze sebze-meyve tüketmek, tam tahılları artırmak.

Ultra işlenmiş ürünleri tamamen hayatımızdan çıkarmak gerçekçi değil; ama onları beslenmenin ana gövdesi haline getirmemek mümkün.Belki mesele sadece neyi çıkardığımız değil, neyi eklediğimizdir.

Daha fazla lif, daha fazla polifenol, daha fazla gerçek gıda.Çünkü bağırsaklarımızdaki o görünmez orman, bizim verdiğimiz kararlarla şekilleniyor.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri