Haber Detayı

Bir ülkeyi anlamak için mutfağına bakın I Süleyman Dilsiz yazdı
Gastroda odatv.com
22/02/2026 10:19 (3 saat önce)

Bir ülkeyi anlamak için mutfağına bakın I Süleyman Dilsiz yazdı

"Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” sözünden yola çıkarak mutfak metaforları üzerinden Türkiye’de siyaset, ekonomi ve toplumsal dengeyi konuşmak bugünün gündemi. Boş tencere gerçeğinin siyasetteki karşılığı herkesçe sorgulanıyor.

Bir memleketin nasıl yönetildiğini anlamak için meclis tutanaklarına gömülmeye gerek yoktur aslında.

Doğru adres mutfaktır.

Çünkü bazı ülkelerde anayasa rafa kalksa bile tencere her gün ocağa çıkar.

Siyaset ekranlarda yapılır, ama hayat mutfakta kaynar.Öyle ki, tencere fokurdar, tava cızırdar, kaşık da kenarda “bir dakika daha” derlerse de mutfakta metaforlar bitmez.Örneğin; ocak ekonomidir ki ateşi ayarlamak hükümetin işi.

Fazla açarsan tava yanar, az açarsan tencere soğur.Bıçak da medyadır aslında.

Keskin dil ister, ama fazla keskin olursa kan akar.

Tencereyi doldurur, tavayı kızdırır, kaşığı yönlendirir.

Bıçaksız asla mutfak olmaz!Boşuna dememişler:Tencere hükümettir, tava muhalefet, kaşık halktır.Siyaset bilimi kitapları iktidarın nasıl kurulduğunu uzun uzun anlatır; sandık, meşruiyet, denge-denetleme…Esasen halk bu işi; “solgun ekmek, yorgun ocak, sessiz tencere, vb.” tek cümlede çözse de, Merhum Süleyman Demirel özetlemiştir: “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur.”Bu, siyaset teorisinin mutfak baskısıdır.Çünkü tencere mutfağın ağır abisidir.

Geniştir, sabırlıdır ama boş kalınca kimseyi dinlemez.

Kaynarsa umut olur, boş kalırsa homurdanma başlar.

Bir süre sonra homurdanma, kapak sesiyle birleşir.İyi yönetilen tencereden bereket çıkar.Kötü yönetilen tencere taşar.

Taşan tencere sadece ocağı değil, mutfağın itibarını da batırır.

Duvarlara sıçrayan sosu kimse unutmaz.Her evde tencere kaynar ama her tencere aynı hikayeyi anlatmaz.Kimi evde etli nohut vardır, kimi evde “suyuna ekmek”.Malzeme değişir, beklenti değişmez!Karın doysun, sinir bozulmasın.

Bir de şunu kabul edelim; tencereler tek tip değildir.İçine ne koyarsan onu pişirir.

Aynı tencerede et de vardır, patates de, defne yaprağı da… Kimse diğerine benzemez ama herkes aynı suya razıdır.

Toplum dediğin de biraz böyledir.Mutfakta tek oyuncu tencere değildir.Bir de beklemeyi hiç sevmeyen biri vardır.Altı fazla açıldı mı hemen bağırır.Sessiz kalamaz, cızırdar, dikkat çeker, rahatsız eder.

Tava muhalefettir.

Tava sabırsızdır.Bir şey yanlış gidiyorsa “aman tadı kaçmasın” demez, ortalığı inletir.

Gürültülüdür ama görünürdür.

Tencere taşmadan önce haber verir.

Bazen fazla konuşur, bazen haklıyken bile sinir bozucudur ama susmaz.Tava susturulursa yemek yanar.Tencere tamamen boş kalırsa mutfak dağılır.İyi yemek, bu ikisinin birbirine katlanmasıyla olur.Tava protestodur.Biri sabır ister, diğeri cesaret.Gelelim en sessiz olana.Kaşık halktır!Kaşık bağırmaz ama yokluğu hemen fark edilir.Sıcak çorbayı üflemeyi bilir.Acele etmez.

Yanmaz ama soğuyana kadar da beklemez.Tahta kaşık vardır, metal kaşık vardır, gümüş kaşık vardır.Ama hepsi aynı tencereye uzanır.Kaşık kahraman değildir ama sofrayı mümkün kılar.

Taşırmadan alır, paylaştırır, dibin tutmasını engeller.Kaşık yoksa tencere yalnız kalır.

Tava da sadece gürültüye dönüşür.Mutfak koalisyonunun anayasası basittir:Tencerede emek olacak.Ocakta denge.Tavada cesaret.Bıçakta doğruluk.Kaşıkta adalet.Sofrada ise...

Düzenle, hep birlikte!Bir memleketi anlamak istiyorsanız mutfağına bakın.Tencere kaynıyorsa umut vardır.Kaşık görevini yapıyorsa hala birlikteyizdir.Ses yoksa ya yağ bitmiştir, ya sabır, ya da umut!O yüzden en baştaki cümle hala geçerli; ne kadar süslü nutuk atılırsa atılsın, mutfakta karşılığı yoksa bir anlamı yoktur.Tencere boşsa, gerisi detaydır çünkü hayat önce mideyle konuşur!”Gastronomi Yazarı Süleyman DilisizOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri