Haber Detayı

Pansiyonlu liselere giriş için masada 4 formül var
Yaşam takvim.com.tr
25/02/2026 06:58 (2 saat önce)

Pansiyonlu liselere giriş için masada 4 formül var

MEB, sınavla öğrenci alan pansiyonlu liselere girişte yeni bir uygulamaya geçiyor. Puan sistemiyle ilgili 4 formül konuşuluyor. Pansiyonlu kontenjanların, okula günlük ulaşımı zor olan il dışı ve uzak ilçelerdeki öğrenciler için öncelikli hale gelmesi masadaki en güçlü formüller arasında yer alıyor.

Liselerde uzun süredir tartışılan pansiyon yoğunluğu için bu yıl yeni bir sayfa açılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, pansiyonu bulunan köklü ve yüksek puanlı liselerde kontenjan yapısını değiştirerek, pansiyonlu ve pansiyonsuz öğrenci alımını birbirinden ayırmaya hazırlanıyor.

Yeni uygulama, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) tercih sürecine doğrudan yansıyacak.

Ancak sistemin en kritik başlığı henüz netleşmiş değil.

Pansiyonlu ve pansiyonsuz kontenjanlar için LGS puanları farklı mı olacak?

Konuyla ilgili Erzurum'daki programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 'Okulları pansiyonlu ve pansiyonsuz diye ayırdığımızda LGS'de puanlar farklı mı olacak?' sorusuna, 'Şimdiden onu bilemeyiz' yanıtını verdi.

Bu açıklama, yeni modelin etkilerinin uygulama sürecinde şekilleneceğini ortaya koyarken, olası senaryoları da gündeme taşıdı.

Bakanlık henüz 'pansiyonlu kontenjanın taban puanı şu olacak, pansiyonsuz bu olacak' şeklinde bağlayıcı bir açıklama yapmadı.

Ancak masadaki senaryolar, puanların tamamen aynı kalmasından, mesafeye dayalı önceliklendirmeye kadar geniş bir çerçeveye yayılıyor.

Peki bu kontenjan ayrımı nasıl yapılabilir?

Veli ve öğrenciler bu ayrımdan nasıl etkilenebilir?

Olası modeller şu 4 formülde şekilleniyor: TEK PUAN AYRI KONTENJAN Bu modelde pansiyonlu ve pansiyonsuz öğrenciler aynı LGS puan havuzundan yerleştiriliyor.

Okulun tek bir taban puanı bulunuyor.

Adaylar, puanları yettiği ölçüde pansiyonlu ya da pansiyonsuz kontenjanlardan birine yerleşiyor.

Ancak bu formülde pansiyonlu kontenjanın dolması halinde, yüksek puanlı ama pansiyon istemeyen öğrencilerin yerleşememe riski var.

DAHA DÜŞÜK PUANLI KONTENJAN Bu modele göre pansiyonlu kontenjanın taban puanı, pansiyonsuz kontenjana kıyasla bir miktar daha aşağıda oluşabilir.

Böylece pansiyonlar dolarken, şehir içi öğrenciler pansiyonsuz kontenjanı zorlamaya devam eder.

SABAH'tan Ceyda Karaaslan'ın haberine göre, eğitim uzmanları bu durumda pansiyon kapasitelerinin etkin kullanılacağına dikkat çekiyor.

Ancak bu formüldeki risk şöyle öngörülüyor: Aynı okul içinde puan farkına dayalı iki farklı öğrenci profilinin oluşması ve bu durumun okul içi dengeyi etkilemesi.

MESAFE ÖNCELİĞİ Konuşulan en güçlü formüllerden biri bu.

Bu modelde pansiyonlu kontenjanlar, okula günlük ulaşımı zor olan öğrenciler için öncelikli hale geliyor.

İl merkezi ile okul arasındaki mesafe, ulaşım süresi ve ilçeler arası konum yerleştirmede belirleyici kriterlerden biri olabilir.

Bu formüle göre lisenin bulunduğu ilçe ve merkeze yakın adreslerde yaşayan öğrenciler ağırlıklı olarak pansiyonsuz kontenjanlara yönlendirilir.

Uzak ilçelerden, kırsal bölgelerden veya il dışından gelen öğrenciler için pansiyonlu kontenjanlar devreye girer.

Aynı puan dilimindeki iki adaydan, okula erişimi daha zor olan öğrencinin pansiyonlu kontenjanda öncelik kazanması mümkün olabilir.

İKİ AŞAMALI YERLEŞTİRME Bir diğer ihtimal ise yerleştirmenin iki aşamada yapılması.

İlk aşamada pansiyonsuz kontenjanlar doldurulur, ikinci aşamada pansiyonlu kontenjanlar için ayrı bir yerleştirme gerçekleştirilir.

Eğitim uzmanları bu formülde pansiyonların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ayrılabileceğini söylüyor ancak yerleştirme takvimi daha uzun sürebilir.

HER 3 ÖĞRENCİDEN 1'i YERLEŞEBİLİYOR 2024-2025 istatistiklerine göre Türkiye genelinde pansiyonu bulunan 3 binden fazla lise var.

Bu pansiyonların büyük bölümü fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje Anadolu liseleri ve mesleki- teknik liselerde yer alıyor.

Toplam pansiyon yatak kapasitesi 400 binin üzerinde.

Ancak LGS ile öğrenci alan ve yüksek puanlı liselerde tablo daha dar.

Geçen yıl LGS kapsamındaki 201 bin 315 kontenjan için, pansiyon kapasitesi 62 bin 736 olarak ilan edildi.

Bu da her 3 öğrenciden yalnızca birinin pansiyon imkânına erişebildiğini gösteriyor.

En yüksek talep, akademik başarısı ve üniversite yerleştirme oranlarıyla öne çıkan köklü fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinin pansiyonlarında yoğunlaşıyor.

Ankara Fen Lisesi, İstanbul Atatürk Fen Lisesi, İzmir Fen Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve sosyal bilimler liseleri, il dışından gelen adayların ilk tercihleri arasında yer alıyor.

VELİ VE ADAYLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

Pansiyonlu liselere girişte ezberler bozuluyor.

Artık yalnızca yüksek puan almak değil, doğru kontenjanı doğru gerekçeyle seçmek de belirleyici olacak.

Yeni sistem, yalnızca puanı değil, tercih stratejisini de kökten değiştiriyor.

Uzmanlar, 'eski alışkanlıklarla tercih yapmanın' bu yıl ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor ve dikkat edilmesi gereken başlıkları şöyle sıralıyor: Okulun pansiyon kapasitesi ile pansiyonlu kontenjan sayısı mutlaka karşılaştırılmalı. 'Pansiyonlu yazarım ama dışarıda kalırım' varsayımı artık geçerli olmayabilir.

İl içi-il dışı ve ilçe bazlı yerleştirme ihtimalleri dikkatle okunmalı.

Geçmiş yılların taban puanları yeni sistemde bire bir referans alınmamalı.

PANSİYONLU KONTENJAN YAZMAK ZORUNLU MU?

Hayır.

Yeni modelde adaylar pansiyonlu ya da pansiyonsuz kontenjanı bilinçli olarak seçecek.

Ancak pansiyonlu kontenjana yerleşen öğrencinin pansiyonda kalması bekleniyor. 'Sadece puan için pansiyonlu yazma' döneminin kapanması hedefleniyor.

İlgili Sitenin Haberleri