Haber Detayı
Baharatın hafızası; Nazlı Pişkin'in anlatımıyla duyularla yazılan bir atölye I Özge Zeki yazdı
Nazlı Pişkin’in eğitmenliğinde gerçekleşen atölyede, kakao dünyanın en çok tüketilen baharatlarından biri olarak yeniden tanımlandı. Harem Chocolate ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, çikolatanın kültürel katmanlarını ortaya koydu.
Geçtiğimiz günlerde Harem Chocolate’ın Göztepe mağazasında özel bir baharat atölyesine katıldım.
Yemek kültürü yazarı, “Tadına Doyulmaz” podcast serisinin geliştiricisi Nazlı Pişkin’in eğitmenliğindeki baharat atölyesi, çikolata ve baharatın ortak hafızasını hatırlatan, duyulara hitap eden bir buluşmaya dönüştü.Mekânı dolduran kakao kokusuna, öğütülmüş baharatların aroması karışırken, atölye gün boyunca hem bilgi hem de ilham paylaşılan bir sofra gibiydi.Harem Chocolate mağazasına girdiğim anda çikolata ve kahve kokuları etrafımı sardı.
Mağazanın sonuna doğru yürüdüğümde üzerinde küçük kavanozlarda baharat çeşitlerinin hazırlanmış olduğu uzunca bir masanın bizi beklediğini gördüm ve hemen masadaki yerimi aldım.
Küçük ahşap kaşıklar, not alacağımız kağıtlar, baharatları karıştırıp koklayacağımız kaplar; her detay düşünülmüştü.
Tabii Kokulu Ot ve Baharat Ansiklopedisi ile bu alandaki farklı kaynaklar da masadaydı.
Herkes oturduktan sonra keyifli atölyemiz de başladı.Yemek kültürü ve tarihi konusunda çeşitli kitap çevirileri olan, Sivuple Vegan Yemek Tarifleri adlı kitabın eş yazarlarından atölye eğitmenimiz Nazlı Pişkin, önce kendisini tanıttı.
Pişkin, uzun yıllardır, geleneksel gıda malzemeleri ve gıda üretim tekniklerinin coğrafyadaki önemini, süreklilik, değişim ve dönüşüm parametreleri üzerinden çalışıyor.
Düzenlediği atölyeler, gastronomi sohbetleri ve "Tadına Doyulmaz" adlı podcast serisiyle sürdürülebilirlik farkındalığını arttırma, Anadolu’nun gastronomi mirasını kayıt altına alma ve koruma çalışmalarına katkıda bulunuyor.
Ana konuları ise kokulu ot ve baharat, balık ve deniz mahsulleri, fermantasyon başta olmak üzere gıda saklama teknikleri.KOKU VE TAT HAFIZASI DAMAK TADINI GELİŞTİRİYORKısa bir tanışma faslından sonra Nazlı Pişkin, baharatın yalnızca mutfakta kullanılan bir tatlandırıcı olarak değil; coğrafya, tarih ve kültürle örülü bir anlatı olarak ele alınması gerektiğini anlattı.
Uzun yıllardır sürdürdüğü atölyelerinden süzülen deneyimle, bizleri baharatın mitoloji, inanç dünyası ve saray mutfaklarında büyüleyici bir yolculuğa çıkardı.
Farklı hikayelerle renklenen atölyemize baharatların karışım kokuları eşlik etti.
Pişkin, baharatların kokusu, rengi ve tadı üzerinden beş duyuyu birlikte kullanmanın önemini vurgularken, damak tadını geliştirmenin yolunun güçlü bir “koku ve tat hafızası” oluşturmaktan geçtiğini aktardı.
Aynı baharatın farklı coğrafyalarda, farklı kalitelerde nasıl değiştiğini deneyimlemek, atölyenin en çarpıcı anlarından biriydi.
Baharat tadımları yapıldı, karışımlar hazırlandı; lezzet ve şifa dünyası baharat üzerinden yeniden okundu.DÜNYADA EN ÇOK TÜKETİLEN BAHARATLARDAN BİRİ: KAKAOVe sonra sıra kakaoya sıra geldi.
Nazlı Pişkin’in dikkat çektiği önemli bir nokta çikolatanın ana hammaddesi olan kakaonun da aslında dünyada en çok tüketilen baharatlardan biri olduğu gerçeğiydi.
Bu bakış açısı, atölyenin çıkış noktasını da özetliyordu.
İşte burada sözü, Harem Chocolate’ın kurucusu Belgin Karaağaç aldı.
Karaağaç, 27 yıl önce bir kadın girişimci olarak başladığı yolculuğuna bugün hâlâ aynı titizlik ve heyecanla devam ediyor.
Konuşmasında en iyi malzemeye ulaşmanın, sabır ve emek isteyen bir süreç olduğunun altını çizerken, çikolatanın doğru üretildiğinde ve kararında tüketildiğinde sağlığa faydalı bir besin olduğunu vurguladı.Belgin Karaağaç KAKAO ÇEKİRDEKLERİ PERU VE EKVADOR’DANHarem Chocolate’ın yerli hammaddelere verdiği önemi paylaşan Karaağaç, uzun araştırmalar sonucunda ulaşılan kaliteli ürünlerin üretim sürecindeki belirleyici rolünü ve kakao çekirdeğinin çikolataya dönüşen yolculuğunu aktardı.
Peru ve Ekvador’dan özenle seçilerek ithal edilen kakao çekirdeklerinin, katkı maddesi ve koruyucu içermeden işlenerek tüketiciyle buluşturulduğunu ifade etti.
Markanın ürün gamına eklenen Bean to Bar çikolatalar, içilebilir çikolata ve çikolatalı fındık ezmesi gibi ürünlerin de aynı anlayışla üretildiğini belirtti.
Çikolataya duyduğu tutkuyu işe dönüştüren Karaağaç, markanın 27. yılına özel çıtır mandalina, lokum, kaju, badem ve fındık gibi farklı lezzetleri çikolata ile buluşturarak özgün tatlar yarattıklarını da sözlerine ekledi.KÜLTÜR AKTARIM ARACI OLARAK ÇİKOLATAEtkinlik, yalnızca bilgi paylaşılan bir buluşma olmanın ötesinde; farklı alanlarda kültürel değer üreten kadınların bir araya geldiği, tanıştığı ve dayanışma kurduğu ortak bir alan olarak kurgulanmıştı.
Sevdiğimiz baharatlar üzerine deneyimlerimizi paylaşırken, kimi zaman şaşırtan yeni bilgiler de edindik.
Bol kahkahalı geçen atölyede ikram edilen kakuleli sıcak çikolatanın lezzetini de vurgulayayım.
Günün sonunda mağazadan ayrılırken geriye kalan; yalnızca damağa sinen farklı tatlar değil, aynı zamanda zihinde yer eden bir farkındalıktı: Baharat da çikolata da, doğru hikâye ve emekle buluştuğunda yalnızca bir lezzet değil, kültür taşıyordu.Gastronomi ve Moda Yazarı Özge ZekiOdatv.com