Haber Detayı
Maliki’nin en yakınındaki isim Aydınlık’a konuştu: Irak’ın adayını milli irade belirler
Maliki’nin partisi Kanun Devleti Koalisyonu’nun önde gelen isimlerinden Haider el-Mawla, ABD’nin Irak’ta seçimlere yönelik baskısıyla ilgili, ‘Adaylıktan çekilme söz konusu değil. Koordinasyon Çerçevesi Maliki’nin adaylık kararına bağlı. Konu, egemenlik meselesidir. Kararı, milli irade verir.’ dedi.
Irak’ta başbakanlık yarışı, Washington’un doğrudan müdahil olduğu bir sürece dönüştü.
ABD’nin Kanun Devleti Koalisyonu Lideri ve Şii partilerin başbakanlık için yeniden aday gösterdiği Eski Başbakan Nuri el-Maliki’ye karşı tutumu, Bağdat’ta hükûmet kurma denklemini egemenlik eksenine taşıdı.
Bu tabloda, Maliki’nin partisi olan Kanun Devleti Koalisyonu’nun önde gelen isimlerinden, partinin uzun yıllar temsilciliğini yapmış, bugünde Maliki’nin adaylık sürecinde yanındaki birinci adam olarak çalışan Haider al-Mawla, Aydınlık’ın sorularını yanıtladı.
Maliki’nin adaylıktan çekilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığının altını çizen Mawla, Irak’ın egemenliğine sahip çıkacaklarını söyledi.
TECRÜBE VE CESARET SAHİBİ LİDER Trump’ın, Maliki’nin yeniden dönmesi halinde Bağdat’a desteği kesecekleri yönündeki açıklamalarını değerlendiren Mawla, şunları anlattı: “Başkan Trump’ın tehdidi, bir başbakanın şahsına yönelik değildir.
Bu çıkış, ABD’nin iki ülke arasındaki ilişkileri etkilediğini düşündüğü bir dizi kaygıyla ilgilidir.
Nitekim bu kaygıların bir kısmının ele alınması gerekmektedir.
Silahın yalnızca devletin elinde toplanması da Irak’a ait bir karardır ve devletin güçlü olmasını, askerî kararın tek merkezden alınmasını savunan güçlerin büyük bölümü bu konuda hemfikirdir.
Sayın Maliki’nin çözüm bekleyen birçok dosyaya ilişkin bir vizyonu vardır.
Petrol ve dolar kaçakçılığı gibi başlıklar da bunlar arasındadır.
Bu sorunların çözümü için vizyon sahibi, tecrübeli ve kritik kararları alabilecek cesarete sahip bir lidere ihtiyaç duyulmaktadır.” ‘ADAYLIK MESELESİ EGEMENLİK MESELESİDİR’ Irak’ta birden fazla Şii partinin Meclis çatısı altında oluşturduğu Koordinasyon Çerçevesi içinde, Maliki kararının değiştirilmesi yönünde tartışmalar olduğuna dair haberleri de yalanlayan Mawla, sözlerine şöyle devam etti: “Koordinasyon Çerçevesi kendi kararına bağlıdır ve Maliki’nin adaylığı konusunda herhangi bir geri çekilme söz konusu değildir.
Adaylık meselesi aynı zamanda bir egemenlik meselesidir; bu, baskılara açık olmayan, ulusal bir Irak kararıdır.
Kararı demokratik süreç ve sandıklar yoluyla milli irade verir.
Şu ana kadar herhangi bir alternatif isim gündeme gelmemiştir.
Çerçeve’nin adayını belirleme kararı tek geçerli karardır ve bu yönde bir değişiklik söz konusu değildir.” ‘DAYATMALARDAN UZAK...’ Son olarak Mawla sözlerini egemenlik dayatmalarına izin vermeyeceklerini vurgulayarak tamamladı: “Diyaloğun bu krizi çözmek için yeterli olacağına inanıyorum.
Yanlış bilgilere dayanan bazı kaygılar var ve bunların düzeltilmesi gerekiyor; biz de bu yönde çalışıyoruz.
Ortak çıkarlar üretecek ekonomik ve siyasi uzlaşılar temelinde, gerginliği tırmandırıcı söylemlerden ve egemen bir devletin kabul edemeyeceği dayatmalardan uzak, gerçek bir ortaklık istiyoruz.
Krizin aşılması ve sorunların sorumluluk bilinciyle çözülmesinin yolu, sakin ve yapıcı diyalogdan geçmektedir.” NE OLMUŞTU?
Irak’ta 11 Kasım 2025’te yapılan genel seçimlerin ardından, Şii parti liderlerinden oluşan Koordinasyon Çerçevesi, Meclis’te en büyük grup olarak Eski Başbakan Nuri el-Maliki’yi başbakan adayı olarak açıklamıştı.
Ancak Maliki’nin başbakan seçilme ihtimaline ABD Başkanı Donald Trump tepki göstermiş, Bağdat’a ekonomi sopasını kaldırmıştı.
Trump’ın tepkisi sonrası Şii siyasi partiler arasında yeni isim arayışlarının başladığı iddia edilse de, Çerçeve Maliki kararını değiştirmedi.
Maliki, Irak’ta 2006-2014 yılları arasında iki dönem üst üste başbakan olarak görev yaptı. ‘İstisnasız herkesi kapsamaktadır’ 11 Şubat’ta Maliki, medya ofisinin internet sitesi üzerinden gazetecilerin sorularını yanıtlamış ve burada, “Sükunetin sağlanması, herkesin dayanışma içinde hareket etmesi, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, silahın yalnızca devletin elinde toplanması ve tüm halk kesimlerinden oluşan tek bir ordunun başkomutanın liderliğinde görev yapması, istikrarlı bir devletin inşasının temelini oluşturur.” ifadelerini kullanmıştı.
Söz konusu istikrarın yatırım için güvenli bir ortam hazırlayacağını vurgulayan Maliki, bunun gençlere gerçek istihdam fırsatları sunacağını ve ülke genelinde imar ve yeniden yapılanma sürecine katkı sağlayacağını kaydetmişti.
Mawla, Maliki’nin “Silah devletin elinde olmalıdır.” yönündeki açıklamasını şöyle anlattı: “Bu talep Irak’a ait bir taleptir ve silahın devletin elinde toplanması konusunda kararlıyız.
Bu konu hâlihazırda tartışılmakta ve ele alınmaktadır.
Hükûmete katılmak isteyen herkes, silahın yalnızca kanun ve anayasa çerçevesinde faaliyet gösteren devlet kurumlarının elinde olması gerektiğini kabul etmelidir.
Bu ilke, istisnasız herkesi kapsamaktadır.” IRAK’TA SİLAH KİMLERİN ELİNDE?
Irak’ta silahlı yapıların tamamı fiilen Bağdat’taki merkezi hükûmetin denetimi altında değil.
Ordu ve resmî güvenlik güçlerinin yanı sıra, farklı siyasi, mezhepsel ve bölgesel aidiyetlere sahip çok sayıda silahlı yapı da ülkede aktif durumda.
Maliki’nin ve Koordinasyon Çerçevesi’nin “Silah yalnızca devletin elinde olmalı.” vurgusu, bu çok başlı silahlı yapıya doğrudan atıf niteliği taşıyor.