Haber Detayı

“Ben bu dünyada ‘engelli olmayı’ değil ‘Aslı olmayı’ deneyimliyorum”
Kelebek hurriyet.com.tr
01/03/2026 07:00 (5 saat önce)

“Ben bu dünyada ‘engelli olmayı’ değil ‘Aslı olmayı’ deneyimliyorum”

Aslı Tümer (28) bir yapım şirketinde çalışıyor, aynı zamanda içerik üreticisi. Daha çok gündelik hayatta yaşadıklarını anlatan videolarıyla tanındı. Yakın zamanda bir Tarkan konserinden paylaştığı videoysa birçok engelli kişinin dikkatini çekti ve onlara konser kapılarını açtı. Tümer dayatılan ‘engelli birey’ rollerini aşmaya ve farkındalık oluşturmaya çalışıyor. “Bir insan bile değişse, bir insan bile engelliliği ‘normalleştirse’ bu benim için zafer” diyor.

Kimi zaman serebral palsiyle ilgili bilgilendirici videolar çekiyor, kimi zaman gündelik hayatına dair kesitler paylaşıyor, kimi zamansa mizahı öne çıkaran eğlenceli içerikler üretiyor (@aslitumerr).

Aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen yapım şirketlerinden birinde çalışıyor.

Kendi deyişiyle ‘sadece Aslı olmak’ için mücadele veriyor.

Engellilik konusunda farkındalık yaratmaya uğraşan Aslı Tümer, şimdi de bir Tarkan konserinden paylaştığı videoyla gündemde.

Konser alanındaki engellilere ayrılan özel platformu ve engelli kontenjanı sayesinde konsere ücretsiz katılabildiğini anlattığı paylaşımı kısa sürede yayıldı; birçok engelli kişinin ilk kez konsere gitmesine vesile oldu. ◊ Tarkan konserinden paylaştığınız video birçok engellinin dikkatini çekti ve içlerinden konserlere gidenler oldu.

Konserleri çoğu zaman en tepeden, merdiven başından izlemek zorunda kalıyordum.

Şansımızı denemek için organizasyonun gerçekleşeceği yeri aradık.

Gerçekten özel bir kontenjan varmış.

Kıyıda köşede değil, engelliler için özel olarak yükseltilmiş bir platform vardı.

Ve bunu Tarkan yaptırmış.

Berlin’de zaten standart bir uygulamaymış bu.

Konser videosundan sonra çok mesaj aldım. “Annem hayatında ilk kez konsere gitti”, “Kardeşimi senin sayende ilk kez konsere götürdüm” diyenler oldu.◊ Diğer videolarınızdan ulaşan çok kişi oluyor mu?Üniversite tercihi yapacak olanlar bana yazıyor, “Hangi bölümü seçsem benim için daha uygun olur” diye soruyor. “Sen nerelere gidiyorsun” diye soranlar oluyor.

Bir de şu çok geliyor: “Senden önce engelli birini gördüğümde utanır, gözümü kaçırırdım.” Şimdi gülümsediklerini söylüyorlar.

Ben hep şunu diyorum: Sokakta beni gördüğünüzde nasıl davranacağınızı bilmiyor olabilirsiniz, bu çok normal.

İnsan bilmediği şeye bakar.

Ama gözünüzü kaçırmak ya da yanınızdakini dürtüp “Bak bak” demek yerine gülümseyin.◊ Serebral palsi öykünüzden bahseder misiniz?Serebral ‘beyin’, palsi ‘felç’ demek.

Bebeğin oksijensiz kalmasıyla ortaya çıkıyor.

Oksijensiz kalma süresine ve etkilenen bölgeye göre tablo değişiyor.

Beynimin denge merkezi etkilendiği için dengede duramıyorum.

Haftada beş gün fizik tedavi yapıyorum.

Yürüyebilmem, kaslarımın ve kemiklerimin kireçlenmemesi, iki büklüm kalmamam için sürekli hareket etmem gerek. ◊ “Serebral palsi için hastalık değil durum demeyi tercih ediyorum” diyorsunuz videolarınızda...

Grip hastalıktır, geçer.

Kanser hastalıktır, en azından tedavi süreci vardır.

Ama serebral palsi geçmesi beklenen bir şey değil.

Okula da bununla gittim, hayatımı da bununla kurdum.

Beni tanımlayan 50 şeyden sadece biri.

O yüzden ‘hastalık’ değil, ‘durum’ demeyi tercih ediyorum.◊ “Aslı olmak deneyimini yaşıyorum” diyorsunuz sıklıkla...Piraye Erdoğan’ın ‘Seyir’ diye bir kitabı var.

O kitabı okuduktan sonra Piraye’den (yaşam koçu) daha fazla bilgi almak istedim.

Şu an onunla dersler yapıyorum.

Bana şunu söylüyor: “Sen bu dünyaya bir deneyimi yaşamaya geldin.

Bu deneyimi yaşarken nasıl yaşamak istediğin tamamen sana kalmış.

Çok üzgün bir şekilde de yaşayabilirsin, çok güzel bir şekilde de.” Benim önüme insanlar bir sürü sıfat koyuyor; ‘engelli kız’ gibi...

Ama ben bu sıfatların hiçbiri değilim.

Ben bu dünyada ‘engelli olmayı’ deneyimlemiyorum; bu dünyada ‘Aslı olmayı’ deneyimliyorum.

Bu bir paket.

Bu paketin içinde engelli olmam da var, sorumluluk sahibi olmam da var, iş hayatım da var, arkadaşlıklarım da var...

Yani ben ‘engelli bir birey olmayı’ seçmiyorum; ben ‘Aslı olmayı’ ve Aslı olmanın bana getirdiklerini deneyimlemeyi seçiyorum.◊ İçerik üretmeye ne zaman başladınız? 2018’de başladım.

Başlama sebebim de biraz birikmiş öfke.

İnsanların bana verdiği tepkilere çok sinirlenirdim. “Sana çok üzüldüm, ne oldu” gibi sorular sorulduğunda cevap vermezdim.

Pasif agresif tepkiler verirdim.

Çünkü ne diyeceğimi bilmiyor, içime atıyordum.

Dedim ki bunun doğrusunu anlatmam lazım.

Bunun en kolay yolu da telefonumu alıp konuşmaktı.

İlk videom viral oldu, sonra hikâyeler anlatmaya başladım.

Bir şeyden rahatsızlık duymadan onu değiştirmeye çalışamazsınız.

Bu biraz arz-talep meselesi.

Ben talep ediyorum ve bunun değişmesi için ne yapabilirim diye bakıyorum.‘Kibarlık çabası bile bazen ötekileştirmeye dönüşüyor’◊ İnsanların ‘iyi niyetle’ yaptığı ama inciten, kıran hatalar neler oluyor genelde?Mesela: “Sizi çok seviyoruz”.

Bunu söylediğinde beni kendinden ayrı bir varlık gibi tanımlıyorlar aslında. ‘Siz’ ve ‘biz’ diye iki ayrı grup yok.

Hepimiz insanız.

Bir de “Siz bir meleksiniz” deniyor.

Bu da beni ötekileştiriyor.

Evet, güzel bir şey söylüyorlar belki ama ben melek olmak istemiyorum.

Ben Aslı olmak istiyorum.

Herkese nasıl davranıyorsanız bana da öyle davranın.

Çünkü o kibarlık çabası bile bazen ötekileştirmeye dönüşüyor. ◊ Biraz da engelli olmayı sizin nasıl tanımladığınızla ilgili bu sanırım...Bir insanın gözlerinin yeşil olmasıyla bir insanın tekerlekli sandalyede oturması aynı şey.

Bu benim sadece bir fiziksel özelliğim.

Şanssızlığım şu; görünüyorum. “Beni gördüğünüzde yüzüme bakın.

Sandalyeme bakmayın” diyorum.

Herkesi değiştireyim demiyorum, bir insan bile değişse, bir insan bile engelliliği ‘normalleştirse’  benim için zafer.‘Üniversitede her şeyin farklı olacağını sanıyordum’◊ Akran zorbalığına maruz kaldınız mı?

Liseyi çok iyi bir okulda okudum. 2018’de Koç Üniversitesi’ne girdim; medya ve görsel sanatlar okudum. 7 yılda bitirdim.

Çünkü lisede yaşadığım zorbalıkların aynısını üniversite döneminde de yaşadım.

Ben üniversitede her şeyin çok farklı olacağını sanıyordum.

Entelektüel seviyesi daha yüksek insanlarla bir arada olacağımı ve onların bu farklılıklara takılmayacağını düşünmüştüm.

Hiç öyle olmadı.

Lisede gördüğüm zorbalıkların, dışlanmanın aynısına hem öğrenciler hem de hocalar tarafından maruz bırakıldım.

Pandemi sayesinde okulu bitirdim.

Çünkü uzaktan eğitimde sen onları , onlar da seni görmüyor.

İlgili Sitenin Haberleri