Haber Detayı
İran’ın kaderini belirleyen lider: HAMANEY! Ülkeyi nasıl şekillendirdi? Şimdi ne olacak? Evlerin balkonlarından ‘özgürlük’ sloganları…
Ali Hamaney… Bir din adamının oğlu olarak başladığı hayat yolculuğunda, İran’ın en güçlü makamına uzanan 40 yıllık bir hikâye. Devrim, sürgün, yükseliş ve mutlak otorite… Bölgesel dengeleri değiştiren kararların ardındaki en önemli isimlerden biriydi. Kimileri için direnişin simgesi, kimileri için baskının yüzü oldu. Peki Hamaney nasıl bir liderdi, İran’ı ve Orta Doğu’yu nasıl şekillendirdi? Şimdi ne olacak, İran’da insanlar bu ölümü nasıl yorumluyor? Tüm bu soruları, tarihsel arka planı, siyasi mirası ve sokaktaki yansımalarıyla geniş bir çerçevede ele aldık.
Orta Doğu’da tansiyon bir kez daha tehlikeli biçimde yükselirken, küresel dengeleri sarsabilecek yeni bir askeri sürecin kapısı artık aralandı.
ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, “Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü” ifadesini kullandı.Hamaney’in “ABD istihbaratından” ve “gelişmiş takip sistemlerinden” kaçamadığını kaydeden Trump, “İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu” değerlendirmesini yaptı.İran halkına da seslenen ABD Başkanı, “Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır” yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun “artık savaşmak istemediğini” savunan Trump, Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor mesajını paylaştı.Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini belirtti.İRAN DEVLET TELEVİZYONU: “İRAN İSLAM DEVRİMİ LİDERİ ŞEHADETE ULAŞTI”İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı ifadesini kullandı.
İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmî tatil ilan etti.
Gözden Kaçmasın Son dakika...
ABD-İran savaşında son durum: Hamaney öldürüldü!
İran misilleme saldırısı düzenliyor Haberi Görüntüle ‘HAMANEY'İN ÖLDÜRÜLMESİ CEZASIZ KALMAYACAK’Hamaney'in öldüğünün duyurulmasının ardından İran hükümeti açıklama yaptı.
Hamaney'in öldüğü saldırının cezasız kalmayacağı belirtilen açıklamada, saldırının failleri ve emri verenlerin pişman edileceği ifadesine yer verildi.
İran Cumhurbaşkanlığı da yaptığı açıklamada, Hamaney'e yönelik saldırının cezasız kalmayacağı kaydedildi.
İran hükümeti, 40 günlük ulusal yas ilan ederken, devlet dairelerinin 7 gün süreyle kapatılacağını duyurdu. ‘KALABALIK GRUPLAR DANS EDİP SLOGANLAR ATIYOR’İran’da gece saatlerinde çok sayıda kişi, ABD ve İsrail’in eşgüdümlü saldırılarında ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü yönündeki haberlerin ardından başkent Tahran başta olmak üzere çeşitli kentlerde sokaklara çıktı.Yaklaşık 40 yıldır ülkeyi yöneten Hamaney’in ölümüne ilişkin haberler, İran’ın yönetimi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ABD ve İsrail güçlerinin yeni saldırılar düzenleyebileceği yönündeki tehditler bazı kesimlerde endişeye yol açsa da ülke içinde ve yurt dışında çok sayıda İranlı gelişmeyi sevinçle karşılamış durumda.
Başkent Tahran’ın farklı mahallelerinde gece boyunca kutlamalar düzenlendi.
The New York Times’a konuşan ve güvenlik gerekçesiyle kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen üç Tahran sakini, kalabalık grupların dans edip sloganlar attığını, sürücülerin korna çaldığını ve havai fişeklerin atıldığını aktardı.
Görgü tanıkları, bazı vatandaşların evlerinin balkonlarından “özgürlük” sloganları attığını söyledi.Tahran’da yaşayan 53 yaşındaki Sara, misilleme korkusu nedeniyle soyadının yayımlanmasını istemedi.
Hamaney’in öldürüldüğünü duyduğunda büyük bir sevinç yaşadığını belirten Sara, kısa süre önce hükümet karşıtı protestolara katıldığını ve güvenlik güçlerinin müdahalesine maruz kaldığını anlattı.
Gözden Kaçmasın Son dakika… Hamaney’in öldüğünü İran doğruladı: 40 günlük yas ilan edildi Haberi Görüntüle HAMANEY DESTEKÇİLERİ KUTLAMALARA TEPKİ GÖSTERİYORÖte yandan, The Washington Post’ta yer alan habere göre Hamaney’i saygın bir dini lider olarak gören destekçileri sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda kutlamalardan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Ancak sokaklarda bu grupların görünürlüğünün sınırlı olduğu gözlendi.BBC Farsça Servisi’nde yayımlanan bir videoda bir kişinin çatıdan “Hamaney cehenneme gitti” diye bağırdığı duyuldu.
Abdanan’da da gençlerin sokaklara çıkarak zafer işaretleri yaptığı ve sloganlar attığı görüldü.Times gazetesi tarafından doğrulanan görüntülerde, Fars eyaletine bağlı Galleh Dar kentinde Hamaney’e ait olduğu düşünülen bir silüeti taşıyan anıtın ateşe verilerek yıkıldığı anlar yer aldı.
Bir başka videoda ise bir kişinin “Rüya mı görüyorum?
Yeni dünyaya merhaba” diye bağırdığı duyuldu.Şiraz ve İsfahan’da da benzer görüntüler kaydedildi.
Şiraz’da vatandaşların araçlarını durdurarak dans ettiği, İsfahan’da ise en az yüz kişinin kutlama yaptığı bildirildi.
YENİ LİDERLİK GÖREVİ NASIL OLACAK?İran lideri Ali Hamaney'in danışmanı Muhammed Muhbir, Hamaney'in ölümü sonrası boşalan liderlik makamının temsiliyetine ilişkin süreci anlattı.
İran devlet televizyonuna konuşan Muhbir, İran Anayasası'nın 111. maddesinin uygulanacağını söyledi.Muhbir, “Anayasa'nın 111. maddesine göre, liderin vefatı, istifası veya görevden alınması durumunda Uzmanlar Meclisi en kısa sürede yeni lideri belirlemek ve ilan etmekle yükümlüdür.
Yeni lider belirleninceye kadar Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi'nin seçeceği Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden bir fakih olmak üzere üç kişiden oluşan konsey, liderlik görevlerini geçici olarak üstlenir” ifadelerini kullandı.Peki, Ayetullah Ali Hamaney İran’da nasıl bir rol oynadı, neler yaptı?
Yakından bakalım… Gözden Kaçmasın İran halkı can derdinde...
Şimdi ne olacak?
Haberi Görüntüle LİDERLİĞİ TARİHÎ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYAYDIAyetullah Ali Hamaney, İran’ın politik ve ideolojik omurgasıydı.
Ve bu omurganın merkezinde, 30 yılı aşkın süredir ülkeyi yöneten figür olarak duruyordu.
İran’ın dini lideri, 1989 yılından bu yana ülkenin en yüksek otoritesi olarak görev yapıyordu.
Son yıllarda, bölgesel gerilimlerin artması ve iç huzursuzlukların derinleşmesiyle birlikte, Hamaney’in liderliği tarihî bir sınavla karşı karşıya kaldı.DEVRİM ÖNCESİ DÖNEM17 Temmuz 1939’da İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde doğan Hamaney, mütevazı bir din adamının oğlu olarak dünyaya geldi.
Sekiz çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olan Hamaney, çocukluk yıllarında ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını, zaman zaman yalnızca ekmek ve kuru üzümle beslendiklerini resmî biyografisinde dile getirmişti.Küçük yaşta dini eğitim almaya başlayan Hamaney, bir süre Irak’ta Necef’te bulundu.
Daha sonra İran’daki kutsal şehir Kum’a geçerek burada altı yıl boyunca Ruhullah Humeyni’nin öğrencisi oldu.
Ancak 1964’te hasta babasına bakmak için eğitimini yarıda keserek Meşhed’e döndü.Hamaney, ilerleyen yıllarda Mısırlı İslamcı düşünür Seyyid Kutub’un eserleri dahil olmak üzere çeşitli Arapça kitapları Farsçaya çevirdi.
Bu dönemde, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin öğretilerinden etkilendi ve onun sürgündeki faaliyetlerine destek verdi.
Ayrıca Hamaney, Humeyni’nin ideolojisini benimseyerek, İran’da İslami bir devrim için mücadele etmeye başladı.
ŞAH DÖNEMİNDE TUTUKLAMALAR VE İŞKENCE1963’te Humeyni’nin, ABD destekli Şah Muhammed Rıza Pehlevi’ye karşı başlattığı protestoların ardından Hamaney de rejimin hedefi haline geldi.
Şah’ın gizli servisi tarafından tutuklanan Hamaney, resmî biyografisine göre 10 gün boyunca ağır işkence gördü. 1963-1976 yılları arasında yedi kez tutuklandı, toplamda üç yıl hapis yattıktan sonra İran’ın güneydoğusuna iç sürgüne gönderildi.DEVRİM SONRASI YÜKSELİŞ1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi’nin ardından, Hamaney hızla siyasi sahnede önemli bir figür haline geldi.
Devrimin ardından kurulan hükümette çeşitli görevlerde bulundu ve 1981 yılında İran Cumhurbaşkanı seçildi.
Bu dönemde, iç politikada güç kazanırken, dış politikada da İran’ın çıkarlarını savunmaya yönelik stratejiler geliştirdi.
DİNİ LİDERLİK VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ1989 yılında Ayetullah Humeyni’nin ölümünün ardından, İran’da dini liderlik için anayasa değişikliği yapıldı.
Bu değişiklikle, dini liderin seçilmesi için gereken dini yeterlilik kriterleri gevşetildi ve Hamaney, anayasa değişikliğiyle dini lider olarak seçildi.
Bu durum, Hamaney’in dini liderlik yetkilerini pekiştirmesine ve İran’ın iç ve dış politikasında daha fazla söz sahibi olmasına olanak tanıdı.İÇ POLİTİKA: OTORİTER YÖNETİM VE REFORMLARA DİRENİŞHamaney’in liderliğinde, İran’da otoriter bir yönetim tarzı benimsendi.
Reformist hareketler ve muhalefet, sıkı bir şekilde denetlendi ve baskı altına alındı.
Özellikle 1990’lı yıllarda, muhalifler ve reformistler üzerinde artan baskılar, İran’da siyasi çeşitliliğin azalmasına neden oldu.
Hamaney, rejimin ideolojik bütünlüğünü korumak adına, reformist hareketlere karşı sert tutum sergiledi.GENİŞ YETKİLERE SAHİPTİİran’da “Yüce Lider” sıfatını taşıyan Ayetullah Ali Hamaney, ülkenin en güçlü makamı olarak devletin kilit kurumları üzerinde belirleyici yetkilere sahipti.Hamaney; Devrim Muhafızları da dahil olmak üzere silahlı kuvvetlerin komutanlarını, yargı erkinin en üst düzey isimlerini, devlet radyo ve televizyonunun yöneticisini ve ülke genelindeki cuma imamlarını atama yetkisini elinde bulunduruyordu.
Ayrıca, yasaları onaylayan ve seçimlere katılacak adayları denetleyen 12 üyeli Anayasa Koruma Konseyi’nin üyelerini doğrudan ve dolaylı olarak belirliyordu.
İÇ POLİTİKADA SERT TUTUMHamaney iç politikada ise genellikle sert tutum sergiledi.
Örneğin, 2009’daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mahmud Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesine yönelik itirazlara karşı sert bir tutum aldı.
Muhalefetin seçim hilesi iddialarını reddetti, protestoları yasakladı ve reform çağrılarına mesafeli yaklaştı.2013’te Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, nükleer yaptırımların kaldırılması için yürütülen müzakerelere destek verdi.
Ancak bu süreçte yaşanan iç siyasi çekişmeler dikkat çekti.
Washington Post muhabiri Jason Rezaian’ın 2014’te tutuklanması ve casusluk suçlamasıyla yargılanması, bu gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendirildi.
Rezaian, nükleer anlaşma kapsamında yapılan bir mahkûm takasıyla 18 ay sonra serbest bırakıldı.
DIŞ POLİTİKA: DİRENİŞ EKSENİ VE BÖLGESEL STRATEJİDış politikada, Hamaney’in liderliğinde İran, ‘direniş ekseni’ olarak adlandırılan bir strateji geliştirdi.
Bu strateji çerçevesinde, İran; Hizbullah (Lübnan), Hamas (Filistin), Husiler (Yemen) ve Şii milis grupları gibi aktörlerle ittifaklar kurarak bölgesel nüfuzunu artırmaya çalıştı.Ancak son yıllarda, bu stratejinin sınırları zorlanmaya başlandı.
Özellikle İsrail'in bölgedeki etkisini artırması ve İran’ın vekil güçlerine yönelik operasyonlar, bu stratejinin etkinliğini sorgulattı.Hamaney, özellikle nükleer müzakereler dışında ABD ile herhangi bir görüşme yapılmayacağını vurgulayarak Washington yönetimini sık sık “küresel kibir” olarak tanımladı. 2008 yılında yaptığı bir konuşmada, İran halkının ABD’ye duyduğu öfkenin son 50 yıldaki Amerikan politikalarından kaynaklandığını ifade etti.Orta Doğu’daki Sünni-Şii ayrışmasından da ABD’yi sorumlu tutan Hamaney, Washington’un “İslam dünyasının dikkatini İsrail’den uzaklaştırmak için bazı örgütleri ortaya çıkardığını” öne sürdü.İsrail’i Ortadoğu’da “kanserli bir tümör” olarak nitelendiren Hamaney, İran’ın İsrail’i askeri ya da nükleer yöntemlerle yok etmeyi amaçlamadığını savundu.
Bunun yerine, İsrail’in dağılması ve yerine referandum yoluyla bir Filistin devleti kurulması gerektiğini dile getirdi.
Ancak İran, onun liderliği döneminde Lübnan’daki Hizbullah’a ve Gazze’deki Hamas’a verdiği desteği artırdı.
NÜKLEER PROGRAM VE ULUSLARARASI GERİLİMLERİran’ın nükleer programı, Hamaney’in liderliğinde önemli bir dış politika meselesi haline geldi. 1990’lı yıllarda nükleer silahların geliştirilmesini yasaklayan bir fetva verdi.
Ancak bu fetvanın samimiyeti ve uygulanabilirliği, uluslararası toplum tarafından sorgulandı. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA), İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlamayı amaçladı.
Ancak anlaşmanın uygulanmasındaki zorluklar ve ABD’nin anlaşmadan çekilmesi, İran’ın nükleer programına yönelik gerilimleri artırdı.Bu gerilim, Hamaney’in ABD’ye yönelik derin güvensizliği ve Batı’nın nükleer silahların yayılması konusundaki endişelerini İran’ın bilimsel ilerlemesini engellemeye yönelik bir “bahane” olarak nitelendiren yaklaşımıyla daha da keskinleşti.Şubat 2012’de nükleer bilim insanlarıyla yaptığı bir toplantıda, Batılı ülkelerin bilgiyi bir “zorbalık aracı” haline getirdiğini söyleyen Hamaney, İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını savundu. 18 Temmuz 2015’teki bir konuşmasında ise İslami öğretilere dayanarak nükleer silah üretimini yasaklayan bir fetva yayımladıklarını belirtti; ABD’nin, İran’ı engelleyen unsurun kendi politikaları değil nükleer anlaşma olduğu yönündeki söylemlerini reddetti.İÇ HUZURSUZLUK VE BÖLGESEL ÇALKANTILARSon yıllarda ise İran’da ekonomik zorluklar, işsizlik ve yolsuzluk gibi sorunlar halk arasında huzursuzluğa yol açtı.
Bu durum, 2019 yılında başlayan ve 2022’de zirveye ulaşan protesto dalgalarına neden oldu.
Protestolar, özellikle kadın hakları, özgürlük ve ekonomik adalet talepleriyle şekillendi.
Hamaney’in bu protestolara karşı sert müdahaleleri, rejime olan güveni sarstı.Bölgesel düzeyde ise, İran’ın geleneksel müttefiki olan Suriye’deki Beşar Esad rejiminin 2024 yılında düşmesi, İran’ın bölgesel stratejisini olumsuz etkiledi.
Bu gelişme, İran’ın ‘direniş ekseni’ stratejisinin etkinliğini sorgulattı ve Hamaney’in liderliğine yönelik eleştirileri artırdı.ÖZEL HAYATI VE AİLESİ1964 yılında Hocasteh ile evlenen Hamaney’in altı çocuğu bulunuyordu.
Oğlu Mücteba Hamaney’in, ‘Yüce Lider’e bağlı paramiliter bir güç olan Besic içinde etkili bir rol oynadığı öne sürüldü.Hamaney’in kardeşleri arasında, reformist görüşleriyle bilinen ve dini liderin yetkilerini eleştirdikten sonra 1999’da Besic üyeleri tarafından saldırıya uğrayan Hadi Hamaney de yer aldı.Uzun yıllar boyunca İran siyasetinin en güçlü figürü olan Ayetullah Ali Hamaney, sert söylemleri, Batı karşıtı duruşu ve ülke içindeki mutlak etkisiyle hem İran’ın iç politikasına hem de Ortadoğu’daki dengelere yön veren isimlerden biri olarak kayıtlara geçti.Washington Post’un “Ayatollah Ali Khamenei, Iran’s supreme leader, is dead at 86”, The New York Times’ın “Iranians Take to the Streets to Celebrate Khamenei’s Death” ve The Guardian’ın “Ali Khamenei: ruthless defender of Iran’s revolution with few good options left” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.Haber İçi Banner