Haber Detayı

Levent Özdilek: Çok zor yıllar geçirdim ideallerimden vazgeçmedim
Kelebek hurriyet.com.tr
01/03/2026 08:22 (5 saat önce)

Levent Özdilek: Çok zor yıllar geçirdim ideallerimden vazgeçmedim

Hikâyesi 1970’lerde geçen ve sinema sektörünün Amerikan ambargosunun gölgesinde yaşadığı dönüşümü konu alan “Parçalı Yıllar” filmi geçen cuma vizyona girdi. Başrol oyuncularından Levent Özdilek’le hem bu filmi hem de ‘Hıdır’ karakterine hayat verdiği Kanal D’nin sevilen dizisi “Eşref Rüya”yı konuştuk.

◊ “Parçalı Yıllar” filminde nasıl bir rolde izleyeceğiz sizi?- 70’li yıllar, Türkiye’nin en kaotik dönemiydi.

Ben o dönemi yaşadım.

Sağ-sol çatışmalarından dolayı bütün sektörler durdu; sinemalar, tiyatrolar, konserler...

O dönem sinemalara İtalyan erotik komedi filmleri gelmeye başladı.

Sonra yapımcılar o filmleri kendileri çekmeye karar verdi.

Şimdi hâlâ faal olan bir sürü erkek oyuncu, bu filmlerde oynamayı kabul etti.

Fakat bazıları çok idealistti, oynamadı.

Onlardan biri de bendim.  “Parçalı Yıllar” filmindeki rolüm de o en büyük yapımcıların karması.◊ Siz o süreci nasıl atlattınız?- Masraflarımızı azalttık.

Bir ev tuttuk, sekiz kişi kaldık mesela.

Asıl konu şu; en büyük yapımcılar, en büyük yönetmenler, en büyük senaristler bu filmleri isim değiştirerek çekti.

Maalesef bu, benzersiz ülkemizin parçalandığı yıllardı.

Sonra 75-80’li yıllar, 12 Eylül’e kadar olan dönem sanki hiç yaşanmamış gibi halının altına süpürüldü.

Ne bir film, ne bir belgesel; hiçbir şey yapılmadı. 12 Eylül’den sonra tekrar normal döneme geçtiğimiz zaman, bu erotik filmlerde oynayan erkek oyuncular yine tiyatrolarına, sinemalarına devam etti.

Olan kadınlara oldu.

Hepsi yok sayıldı.

Fotoğraflar: Murat ŞAKAİKİYÜZLÜLÜKLE KARŞILAŞTIK◊ Senaryoyu okurken aklınıza ilk ne geldi?- O işlerde yer almayan idealist oyuncular olarak yaşadığımız zor şartlar aklıma geldi.

Bir de demin bahsettiğim ikiyüzlülük.

İsim değiştirip o filmleri çektiler, 80’li yıllarda her şey normalleşince sanki o işleri onlar yapmamış gibi devam ettiler ve Türkiye’nin en büyük yapımcıları oldular.

Bu durum nihayet bu filmle bir belge olarak sonsuza kadar kalacak.◊ Çekimler ne kadar sürdü?- Hasan Tolga bunu yazalı çok olmuş.

Fakat bir türlü yatırımcı bulamamış.

Sonunda bir yatırımcı buldu ama çok cüzi bir parayla biz bu filmi 12 günde çektik.◊ 70’lerde yaşadıklarınız motivasyonunuzu, heyecanınızı düşürmedi mi?- Hayır, çünkü bizim ideallerimiz vardı.

Çok iyi olmayan işler de yaptık zamanında.

Ama genelde arkamı dönüp baktığım zaman mutsuz olacağım bir durum yok.

BENİ YENİ MALKOÇOĞLU YAPMAK İSTEDİLER, KABUL ETMEDİM◊ Sosyal medyada sizinle ilgili yorumlara baktığımda “Çok başarılı, çok yakışıklı, daha fazla ön planda olması gerekirdi” diye yazanlar gördüm.

Sizce de öyle mi?- Onun nedeni benim yetişme tarzım, kendimi biraz geride tutmam.

Star olabileceğim işler de geldi bana.

Ama benim kafamdaki oyunculuk ve hedefim olan şeye uymuyordu.

Mesela yıllar önce Malkoçoğlu serisi teklif edildi, kabul etmedim.◊ Neden? - Çünkü ideallerim vardı.

Malkoçoğlu gibi bir kimlikle sinemada yer almak istemedim.

Başkası olsa kabul ederdi.

Ki o zaman maddi açıdan da çok zor durumdaydım ama aynı idealistlikle yine reddettim.◊ İdealiniz neydi o zamanlar?- Hep nitelikli işler yapmak, aynı çizgide ilerlemek.

En iyi dramaların içinde yer aldım, çok önemli rollerde oynadım.

BANA ‘DİZİ KURTARAN ADAM’ DERLER◊ Star olma kaygınız hiç olmadı mı? - Hiç olmadı.

Hep tutkulu adamları oynadım ben.

O da televizyonda üstüne yapışıyor.

İkinci adamları çok oynadım.

Ama ne oluyordu biliyor musun?

İş bitiyor mesela, aradan yıllar geçiyor.

Seyirci oradaki başrolü hatırlamıyor ama beni hatırlıyor.

Üstüme yapışan bir şey daha var.

Birtakım diziler vardır; başta tutar, sonra düşmeye başlar.

Bana gelirler, ben öyle bir rolle girerim ki, o dizi tekrar canlanır.

İnternette benim için “Dizi kurtaran adam” yazar.◊ “Eşref Rüya”ya da sonradan girdiniz ama sanki en başından beri kadrodaymışsınız hissi oluşturdu bende. - 14’üncü bölümde girdim, dizi yeni başlamış gibi oldu.

Baştan başlayıp giden çok iyi dizilerim de var tabii.◊ Dizideki Hıdır karakterinin en çok hangi yönünü sevdiniz? - Timur Savcı kardeşim gibidir, Adanalıdır.

Ben de Adanalıyım biliyorsun. “Çok iyi bir karakter var abi.

Tam senlik, gelir misin?” dedi.

Okudum, çok sevdim.

Çünkü bende olan bir şeydi o.

Adanalı eski bir kabadayı Hıdır.

Adana’nın o eski kabadayılarının hepsi babamın arkadaşıydı.

Ben hep onların içinde büyüdüm.

Rolü çok sevdim.

Sevdiğin zaman da asılıyorsun o role.ÇAĞATAY BİR STAR◊ Her seferinde ekibi çok sevdiğinizi de söylüyorsunuz...- 50 yıldır bu sektördeyim.

Birçok sette çalıştım.

Set işçisinden çaycısına kadar herkesle ilişkilerim hep çok düzgündür.

Ama burada başka bir enerji var.

Sadece oyuncu değil, görüntü yönetmenleri, set işçileri...

Her şey o kadar doğru seçilmiş ki.

Çağatay (Ulusoy) mesela şu anda star.

Starlık başka bir şey.

Türkiye’de kaç tane sayarsın?

Üç tane, iki tane sayarsın.

Biri de Çağatay’dır.

Demet (Özdemir) de gelişti.

Mesela birkaç oyuncuyla çalışmıştım, onlar böyle havalardaydı.

Starlığı taşımak zordur.

Çağatay’da hiç onu görmüyorum ben.

Egolu, yanına yaklaşılmaz bir adam değil.◊ Yeni jenerasyonu genel olarak nasıl buluyorsunuz?- Bu piyasaya girmek isteyen çok.

Ama hepsinin hedefi televizyonda bir şey yapmak, oyuncu olmak değil.

Yeniler diyor ki; “Hemen bir dizide oynayayım, şöhret olayım”.

O değil ki mesele.

Altın boşsa ne oluyor?

Kimler geldi, kimler geçti...

Kalıcı olmak için daha nitelikli hazırlığın olması lazım.

Ama genel olarak bakarsak bizim dünya çapında oyuncularımız var.

En büyük handikap lisan.

Mesela bunu kıran Haluk’tur (Bilginer).

Dünya çapında bir sürü iş yapıyor.

YILMAZ GÜNEY’İN SANATINA KİMSE LAF EDEMEZ◊ Yılmaz Güney’in filmiyle, onun oğlunu oynayarak oyunculuğa başlamışsınız.

Geçenlerde Nur Sürer, “Yılmaz Güney’e gelen eleştirileri asla kabul etmiyorum, benim kırmızı çizgimdir” demişti.

Bu konuda neler söylemek istersiniz? - Yılmaz Abi’yi tanıdığımda 8 yaşındaydım.

Babamın arkadaşıydı.

Nebahat Çehre’yle müthiş bir aşkları vardı.

Babam ve annemle gezerlerdi set dışında.

Bir gün geldi, “Bir film çekeceğim, sen de oğlum olacaksın” dedi.

O ışığı görmüş o küçük yaşta.

Film vizyona girdi, üç teklif daha geldi bana İstanbul’dan.

Yılmaz Abi “Çocuk oyunculuğun sonu hüsrandır” deyince reddettik.

Yıllar sonra bana “Bu işi iyi yapmak istiyorsan konservatuvar oku” dedi.

Benim yol çizgimi çizen Yılmaz Abi’ydi.

Büyüme şartlarına baktığın zaman; yoksul bir hayat.

İşte feodal ilişkiler, silahlar vs.

Sonra sinemacı oluyor.

Ama yetişme tarzı, siyasi görüşü sivri.

Ve de her şeyini tutkuyla yapıyor.

Kadınlarla ilişkilerinde de çok tutkuluydu; ben Nebahat Abla’dan gördüm yani.

Kadınlarla olan ilişkisi filan eleştirilebilir.

Ama sanatına kimsenin diyecek bir lafı olmamalı.

Adamı dünya sineması kabul ediyor.

İnanılmaz bir film görüşü vardı.AŞKLARIMI HEP TUTKULU YAŞADIM ◊ Başarınız kadar yakışıklılığınızla, fitliğinizle de çok konuşuluyorsunuz.

Sırrınız ne?- Ben hayatımın hiçbir döneminde bir kenara çekilmedim.

En iş yapamadığım zaman bile.

En azından beynim durmadı.

İşleyen demir ışıldar meselesi.

Hâlâ spor yapmaya çalışıyorum.

Benim çok lisanslı profesyonel spor hayatım var.

Hiçbir zaman çok kilolu olmadım.

Aşklarımı da, evliliklerimi de hep tutkulu yaşadım.

Onlar da insanı yüksek tutuyor.

Yani hayattan hiçbir zaman kopmadım.

Onun için de yaşımı söylediğim zaman bana inanmıyorlar.ÇOK BÜYÜK BİR MÜZİKAL YAZIYORUM DÜNYA ÇAPINDA OYUNCULAR YER ALACAK ◊ Sayısız iş yaptınız.

Bu zamana kadar “İçimde ukde kaldı” dediğiniz ne var? - Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir proje var.

O herhalde en büyük işim olacak.

Çok büyük bir müzikal yazıyorum ve dünya çapında oyuncularla yapacağım.

Çok pahalı bir iş.

Yurtdışında başlayacak.

İngilizce oynanacak.◊ Türk oyuncular olacak mı?- Türk oyuncular da olacak, dünya starları da olacak.

Ve İngilizce sahnelenecek.◊ Siz de oynuyor musunuz?- Yok ben rejiyi yapacağım.

Zaten yazan da benim.◊ Konusu nedir?- Bir Anadolu masalı.

Bunu ilk kez bir röportajda söylüyorum.

Müzikal çok pahalı bir iş.

Bizim de sahnemizde 42 kişi falan var. 40 da sahne arkasında. 80 kişilik bir olay.

Finansmanı çok büyük.

Şu an onların görüşmesi içerisindeyim.

Sonrasında iki müzikal daha var.

Toplamda üç tane olacak.

İlgili Sitenin Haberleri