Haber Detayı
Matnakash, lagana, pide; coğrafyalar değişse de, tatları aynı
Ramazan pidesi, ekmek çörek arası formuyla özel bir hamur işidir. Dünyadaki benzerlerine baktık; tatları, yapım teknikleri bir yana anımsattıklarıyla da çok benzer bu ekmekler.
Ramazan pidesi olarak adlandırılan içi yumuşak, dışı çıtıra yakın ekmek, dünyadaki benzerleriyle büyük bir hayran kitlesi oluşturmuştur.
Ramazan pidesi ve benzerleri neden bu kadar özel?
İran’ın nan-e barbari’sinden Gürcistan’ın tonis puri’sine, Yunanistan’ın lagana’sından İtalya’nın focaccia genovese’sine ve Ermenistan’ın matnakash’ına kadar uzanan yassı ekmek geleneği ilk ekmek olarak kabul edilen yufkadan sonra insanlık tarafından ilk yapılanlar olduğu biliniyor.Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Akdeniz’den Balkanlar’a kadar uzanan geniş coğrafyada benzer yassı ekmekler var.
Hepsi farklı isimler taşıyor; ama hepsinin ortak noktası, yemeği “tamamlayan” değil, onu başka bir boyuta taşıyan bir karaktere sahip olmaları.Ramazan pidesinin en ayırt edici özelliği yayvan ve geniş formu.
Bu yapı sayesinde hamurun büyük bölümü fırın tabanıyla temas eder; ısı daha homojen dağılır.
Ortaya çıkan sonuç şudur; içi pişmiş, dışı hafif kavruk ama halen yumuşak bir kabuk.Pide ustalarının – halk arasında “tırnakçı” denilen ustaların – hamura parmaklarıyla yaptığı baskılar estetik değildir.
Bu izler, hamurun daha dengeli kabarmasını ve iç kısmının daha iyi pişmesini sağlar.
Üzerine serpilen susam ve çörek otu ise pidenin karakterini sıradan bir beyaz ekmekten ayırır; onu ekmek ile çörek arasında, aromatik bir noktaya taşır.Ramazan pidesi, yanında yenen yemeğin tadını da dönüştürür.
O nedenle bu kadar çok sevilir.
Bunun birkaç nedeni var.
Emici dokusu, yemeğin suyunu ve yağını dengeli biçimde emer.
Yumuşak yapısı, lokma içindeki tatların ağızda daha homojen dağılmasını sağlar.
Nişasta içeriği, ağızda şekere dönüşerek yemeğe hafif bir tatlılık katar.Belki de bu yüzden kebapla, zeytinyağıyla ya da tencere yemeklerinin suyuyla en çok yakışan eşlikçi odur.
Pide, yemeği bir anda “patlatmak” yerine lezzeti emerek damağa eşit biçimde yayar.
İşte o yüzden bir artı bir bazen gerçekten ikiden büyüktür.DÜNYANIN YASSI EKMEKLERİYassı ekmek geleneğinin farklı coğrafyalardaki yansımalarına bakalım.Nan-e Barbariİran mutfağının en sevilen ekmeklerinden biri.
Uzun ve oval formdadır.
Üzeri susamlı ve çörek otludur ve yüzeyinde belirgin çizgiler bulunur.
Taş fırında pişer.
Dışı hafif çıtır, içi yumuşaktır.
Kahvaltıda peynir ve otlarla sıkça tüketilir.Tonis PuriGürcistan’da özel toprak fırınlarda (tone) pişirilir.
Fırının iç duvarına yapıştırılarak hazırlanır.
Daha uzun ve kayık formundadır.
Özellikle etli ve peynirli yemeklerle birlikte servis edilir.LaganaYunanistan’da Büyük Perhiz’in ilk günü yapılan geleneksel bir ekmektir.
Susamlıdır ve daha kuru bir yapıya sahiptir.
Zeytinyağı ve deniz ürünleriyle birlikte tüketilir.MatnakashErmenistan’ın geleneksel ekmeği.
İsmi, “parmakla çekilmiş” anlamına gelir.
Yüzeyindeki uzun çizgiler karakteristiktir.
Ramazan pidesine görsel olarak oldukça benzer.Focaccia Genoveseİtalya’nın Ligurya bölgesine özgü.
Üzeri bol zeytinyağlıdır, parmak izleriyle çukurlar oluşturulur.
Tuzlu ve hafif nemli dokusuyla bilinir.
Kahvaltıdan sandviçe kadar geniş kullanım alanı vardır.EKMEĞİN SOFRAYI BİRLEŞTİRMESİBu ekmeklerin hepsi mayalıdır, yassıdır ve genellikle taş ya da yüksek ısılı fırınlarda pişirilir.
Ama onları asıl benzer kılan şey, sofradaki işlevleridir.
Yemeği taşırlar, sosu emerler ve tatları dengelerler.Ve de en önemlisi paylaşımları artırma gibi önemli bir tarafı da vardır.
Yassı ekmeğin, çataldan önce gelen bir araç olduğu tahmin ediliyor.
Yemeği tutar, lezzeti artırır, keyfi çoğaltır.
Odatv.com