Haber Detayı

Öncü eser dilimize kazandırıldı I A. Nedim Atilla yazdı
Gastroda odatv.com
01/03/2026 13:01 (2 saat önce)

Öncü eser dilimize kazandırıldı I A. Nedim Atilla yazdı

Victor Hehn’in öncü eseri, bitkiler ve evcil hayvanların biyolojik ve kültürel yolculuklarını anlatıyor. Kitaba göre Avrupa’nın yeşil peyzajı, binlerce yıllık Asya etkileriyle şekillenmiş.

Antik Çağlardan Günümüze Bitkiler ve Hayvanların Kültür Tarihi, Victor Hehn’in 19. yüzyılın sonlarında (1885) kaleme aldığı klasik ve öncü bir eserinin Türkçe çevirisi…Ben de yazdığım çeşitli kitaplarda bu kitaptan alıntılar yapmıştım.

Tabii ki hayli eski İngilizcesinden… Bu kitap, bugün sofralarımızda, bahçelerimizde ve kültürümüzde yer alan pek çok bitki ile evcil hayvanın (buğday, üzüm, zeytin, incir, elma, at, koyun, köpek, tavuk gibi) asıl anayurtlarını nereden geldiğini, hangi yollarla yayıldığını ve insanlık tarihine nasıl damga vurduğunu araştırıyor.Değerli arkadaşım Betül Öztürk tarafından çevrilen kitapta Victor Hehn, Antik Yunan ve Roma kaynaklarından (özellikle Homeros’tan başlayarak) zengin alıntılar yaparak, dilbilimsel ipuçlarını, arkeolojik bulguları ve tarihsel metinleri ustalıkla birleştiriyor.

Bitkilerin ve hayvanların sadece biyolojik değil, aynı zamanda kültürel, dini, ekonomik ve edebi bir yolculuğunu anlatıyor.

Mesela “Zeytin dalı neden barış sembolü oldu?”, “At Akdeniz dünyasına ne zaman ve nasıl ulaştı?”, “Üzüm bağı mitolojide neden bu kadar önemli?” gibi soruların cevaplarını arıyor.Biraz derin bakalım:Elimizdeki eser, Alman düşünür ve filolog Victor Hehn’in klasik çalışması Kulturpflanzen und Haustiere’nin, James Steven Stallybrass tarafından kaleme alınan ve 1885’te yayımlanan İngilizce versiyonu The Wanderings of Plants and Animals from Their First Home temel alınarak hazırlanmış bir baskısıdır.

Türkçede Antik Çağlardan Günümüze Bitkiler ve Hayvanların Kültür Tarihi adıyla yayımlanan bu çalışma, yalnızca botanik ya da zooloji kitabı değildir; kültür tarihinin derinliklerine uzanan disiplinlerarası bir araştırma.Hehn’in temel sorusu son derece yalındır ama sonuçları itibarıyla sarsıcıdır… Avrupa’da gördüğümüz bitkilerin ve evcil hayvanların hangileri gerçekten bu toprakların yerlisidir?

Hangileri dışarıdan gelmiştir?

Eğer geldilerse ne zaman, kimler aracılığıyla ve hangi yollarla?Bu sorulara verilecek yanıt, kullanılan yönteme göre değişir.

Salt doğa bilimci, bir bitkinin bugün İtalya ya da Yunanistan’da iyi yetişmesine bakarak, geçmişte de burada yerli olabileceğini savunabilir.

Oysa tarihçi ve filolog farklı bir tablo çizer… Eğer Homeros o bitkiden hiç söz etmiyorsa, ama sonraki şairler onu kutsal, tanrılarla bağlantılı ve adeta yabancı bir mucize gibi anlatıyorsa, bu durum bitkinin tarihsel bir dönemde ithal edilmiş olabileceğini düşündürür.

Bitkinin adı Yunancada bulunsa bile kökleri İbranice ya da Farsçaya uzanıyorsa, dilbilim de Doğu’dan Batı’ya doğru bir kültürel ve biyolojik yolculuğa işaret eder.Hehn’in asıl çarpıcı tezi burada ortaya çıkar… Avrupa, özellikle de Güney Avrupa, sandığımızdan çok daha fazla biçimde Asya’ya borçludur.

İtalya ve Yunanistan’ın o her daim yeşil görünen peyzajı bile büyük ölçüde insan eliyle, özellikle Doğulu kültlerle birlikte şekillenmiştir.

Defne Apollon inancıyla, selvi ve mersin Fenike-Afrodit geleneğiyle, zeytin ise Athena kültüyle birlikte yayılmıştır.

Zeytin, asma ve incir gibi türlere duyulan saygı yalnızca dinsel bir sembolizm değil; aynı zamanda daha yüksek bir yaşam biçiminin, yerleşik tarımın ve refahın simgesidir.Eser ayrıca Hint-Avrupalıların (Aryanların) Avrupa’daki rolünü de ele alır ve onların kültürel düzeyini romantik biçimde yücelten görüşlere mesafeli durur.

Avrupa’ya giren erken toplulukların, özellikle Sami ve İran uygarlıkları karşısında ciddi borçlar taşıdığını savunur.Böylece kitap, Avrupa medeniyetini kendi içine kapalı bir gelişim süreci olarak değil; ticaret, göç, fetih ve kültürel alışverişle şekillenmiş bir etkileşim ağı olarak konumlandırır.Antik Çağlardan Günümüze Bitkiler ve Hayvanların Kültür Tarihi, bugün için de son derece güncel bir perspektif sunuyor.

Küreselleşme çağında ürünlerin, tohumların ve hayvan ırklarının dolaşımını konuşurken; aslında bu “seyahatlerin” binlerce yıl önce başladığını hatırlatıyor.

Soframızdaki zeytin, bağımızdaki asma ya da kent peyzajındaki bir ağaç; yalnızca bir bitki değil, kültürler arası bir yolculuğun yaşayan tanığıdır.Bu yönüyle eser, doğa tarihi ile kültür tarihini aynı masada buluşturan, klasik ama hâlâ diri bir başvuru kaynağıdır.Kitap, tarih, dilbilim, botanik ve zoolojiyi iç içe geçirerek okuru etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor.Tarihe, kültüre ve yiyeceklerimize farklı bir gözle bakmak isteyen herkes için eşsiz bir başvuru kaynağı.

Yemek Kültürü Araştırmacısı ve Yazarı A.

Nedim AtillaOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri