Haber Detayı
TTYD/Oya Narin: 3’üncü turizm hamlesine ihtiyacımız var
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, sözlerine dünya turizm rakamlarına atıf yaparak başladı.
2024 yılında turizmin küresel ekonomiye sağladığı katkının 10 trilyon dolar olduğunu, bunun da 2035’te 16,5 trilyon dolara çıkacağının öngörüldüğünü söyleyen Narin, turizmin dünyada şu anda en hızlı büyüyen ilk üç sektörden biri olduğuna işaret etti.
Türk turizminin de dünya sıralamasında 4’üncü sıraya yerleştiğini vurgulayan Narin, bunun 1980-83 yıllarında 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ile başlayan bir hamlenin sonucu olduğunu kaydetti.
O dönemde 50 bin olan yatak kapasitesinin bugün 2 milyona geldiğini dile getiren Narin, şöyle devam etti: “Bu yılı 64 milyar doların üzerinde bir gelir ile kapattık, önümüzdeki yıl için ise 68 milyar dolar hedefimiz var. 2000’den bugüne kadar biz konaklama dışı altyapı, yol, havalimanı ve tüm bu yapıya 120-130 milyar dolarlık bir yatırım yaptık.” Ancak bugün geldiğimiz noktada payımızı korumak ve küresel pastadan daha fazla pay alabilmek için ‘3. turizm hamlesi’ dediğimiz, yatırımcıyı, kamuyu ve tüm uluslararası finans paydaşlarını dahil eden bütüncül bir programa ihtiyacımız var.
Çünkü Mısır, Suudi Arabistan, İspanya, Yunanistan, İtalya yeni programlar açıklayarak ciddi cazibe yaratıyorlar.
Turizm yatırımlarının geri dönüş süresi yapısına göre 12 ile 18 yıl arasında değiştiği için özel bir teşvik paketi mutlaka değerlendirilmelidir.” “Konaklamanın yükü çok” TÜİK’in uydu verilerine de değinen Narin, Türkiye’nin turizmdeki toplam tüketiminin 108 milyar dolar olduğunu, bunun 14 milyar dolarının iç turizm olduğunu kaydetti.
Bu tüketim kalemlerine bakıldığında da yolcu taşımacılığının yüzde 38, gıda servislerinin yüzde 18, konaklamanın yüzde 14, seyahat acentelerinin yüzde 4, spor-eğlencenin de yüzde 1 civarında pay aldığını belirten Narin, “Gördüğünüz gibi konaklama sektörü toplam kapasitenin yüzde 14’ünü yani 15-16 milyar dolarlık bir kısmını temsil ediyor ama üzerinde ciddi bir yük var” dedi.
Konaklama sektörünün ihracatçı sayılmadığı için KDV indirimi imkanı olmadığını aktaran Narin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Giderlerimizin yüzde 45’ini personel oluşturuyor ve orada indirecek bir KDV’miz yok.
Ayrıca ciro üzerinden yüzde 2 konaklama vergisi ve binde 5 TGA payı ödüyoruz.
Gelirlerimizin yüzde 68’i güney sahillerinde 6-7 aylık bir operasyonla elde ediliyor, bu da sürekli nakit eksisi yaratan bir sistemdir.
Sektörün finansman kapasitesini artırmak ve turizmi 12 aya yaymak için renovasyon yani yenileme yatırımlarına, sermaye piyasalarıyla daha yakın çalışmaya ihtiyacımız var.
Bir önerimiz de rezidans ve condo-hotel modeli.
Florida, Miami ve Güney Fransa’da olduğu gibi otel yatak kapasitesinin yüzde 10 veya yüzde 20’sinin rezidans mülkiyet şeklinde dönüştürülmesine hak verilmelidir.
Bu dönüşüm Antalya ve Bodrum gibi bölgelerde uygulanırsa iki yıl içinde yaklaşık 10 milyar dolarlık ilave bir gelir elde edilebilir.”